+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | GÜNCEL
 >  + | Siyaset Forumları
(Moderatör: Kawasaki) >  + | Akpartinin Kapatılma Davası (yorum Yapmak İsteyenler Buraya)

Ekim,10/13/08, 2008, 10:08:17 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


fx15
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Akpartinin Kapatılma Davası (yorum Yapmak İsteyenler Buraya)
Cevap SayisiCevap Sayisi: 69 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 2133 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: 1 2 [3] 4 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akpartinin Kapatılma Davası (yorum Yapmak İsteyenler Buraya)  (Okunma Sayısı 2133 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11107
Nerden: ....
Rep Puan: 4473
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #30 : Mart,03/25/08, 2008, 04:10:35 »

valla abı guzel yazı gercekten cok sevıyelı ve ince dokundurdu hele de ilhan selcuk aman ha yabancıya falan gider cok guzel bı esprı mahıyetınde sözdu.

2.repınde benden olsun  tamam
Logged

..........................

Logged
h_y
Onbaşı
*
Avatar Yok
Üye No: 113448
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6
Nerden: ankara
Rep Puan: 0

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #31 : Mart,03/26/08, 2008, 11:12:55 »

davanın amacının ne olduğu yavas yavas ortaya çıkmaktadır ergenekonla ılıskisi yavas yavas ortaya çıkıyor
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #32 : Mart,03/26/08, 2008, 07:03:00 »

ben bu konuya bir kez daha kendi düşüncelerimi ve nasil olmasini istediğimin yorumunu yapıp konuyu kendi açımdan kapatacağım AKP kapatılmalımı?bence evet niçin kapatılmalı? ben hukuku bilmem anlamam ekonomisde değilim ama bazı icraatları bilmek için ne hukukçu olmaya nede ekonomist olmaya gerek yok 6 yıllık iktidarını gözden geçirdiğim zaman bizden olanlar bizden olmiyanlar politikası izlenmesi vatandaşı ikiye bölmesi yanlıştı kapatılsın diyarbakıra gidip bu ülkede kürt sorunu var demesi sanki orada tarlasında çalışanla benim sorunummuş gibi göstermeye çalışması yanlıştı kapatılsın 6 yıllık iktidarları boyunca fakire seçim zamanları oy uğpruna 1 torba kömürü reklam yaparak vermesi o insanların gururunu incitmesi yanlıştı kapatılsın öbür tarafta her hafta conilere o kömür dağıttığı fakirin kesesinden her hafta 1 milyar dolar borç faizi dağıtması yanlıştır kapatılsın telekomu 2 yıllık sabit ücret fiatına peşkeş çektiği için kapatılsın aynı konumdaki birçok kuruluşu peşkeş çekip yinede 85 yıllık iç ve dış borç miktarını 2,5 e katlayıp ülkeye hiç bir çivi çakmayıp çaktı gibi görünmeye çalışması zavallı halkı dinle kuranla ALLAH la aldattığı için öyle bir kapatılsınki tarihte izi dahi kalmasın kökleri öyle bir silinsinki bir daha gelecek olan partiler e onu örnek almasi bile yasak olsun....................
Logged
Onbaşı
*
Üye No: 115486
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17
Nerden: İstanbul
Rep Puan: 0

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #33 : Mart,03/28/08, 2008, 02:39:00 »

arkadaşlar ekonomi çoktü adeta iç borç dış borç derken birde her yerde tehtitler ile karşı karşıyayız akp bir tek ortamı germesini biliyoer ondan sonrada masuniyet rölü oynarlar bencede kapatılsında bu halk kurtulsun bunlardanda bunların ağlamasındanda
Logged
AlaMutRhyMe
Onbaşı
*
Üye No: 116626
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11
Nerden: Bandırma
Rep Puan: 1

Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #34 : Mart,03/30/08, 2008, 01:17:36 »

Yıllardır görüyorumki Ak Parti Atatürk'ün değerlerine sahip çıkmıyor ve Din'ci bir rejimi sürdürme çabasın.
Logged

Sefer Alamut Harameyn HipHop OkuLu
Onbaşı
*
Üye No: 117024
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 18
Nerden: mersin
Rep Puan: 0

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #35 : Mart,03/31/08, 2008, 10:13:15 »

Akp nin açılması zaten ayıptı.Rejimi değiştirmeye çalıştıkları ortada sistemlerinde kendini korumasından doğal bişey yok demokrasiyi kendilerine örtü yapmaya kendilerini madur göstermeye çalışıyorlar.Dine saygımız tam ama dini kullanarak huzurumuzu bozmamalıydılar.Türk Ordusu savaşa girdiği gece adam çıkıp türban yasası dedi.bu ayıp...kapatılsın hemde bi daha açılmamak üzere
Logged
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11107
Nerden: ....
Rep Puan: 4473
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #36 : Mart,03/31/08, 2008, 04:18:19 »

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AKP hakkında açtığı davayı kabul etti.
 
Gül mahkemeyi ayırdı

"AKP kapatılırsa Türkiye için kıyamet olur" 

Davanın kabulüne tepkiler
 
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının AKP hakkında açtığı kapatma davası iddianamesinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dışında kalan bölümünün oy birliği ile, Gül bölümünün ise oy çokluğu ile kabulüne karar verildiğini açıkladı.
Paksüt, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı mahkememize bir iddianame sunmuş idi. İddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oy birliğine, Abdullah Gül yönünden kabulüne, Haşim Kılıç, Serdar Özgüldür, Sacit Adalı ve Ferruh Kaleli'nin karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AKP'ye gönderilecek.
 
Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama; AKP yetkilileri de sözlü savunma yapacak. Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AKP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.  Raporun, Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

AKP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.
 

Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 69. maddesine göre, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilecek
Logged

..........................
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11107
Nerden: ....
Rep Puan: 4473
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #37 : Mart,03/31/08, 2008, 04:19:46 »



"AKP kapatılırsa Türkiye için kıyamet olur"
ADANA (İHA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Ergenekon operasyonunun bir öç alma hareketi değil, Türkiye'ye yapılan bir haksızlığı ortaya çıkarma hareketi olduğunu söyledi.
 
Fırat, AK Parti'nin kapatılması halinde ülkenin 50 yıl geriye gideceğini savunarak, "Türkiye için bir kıyamet olur" dedi. Fırat, Adana'da yayınlanan 5 Ocak gazetesinin yazarları ile bir araya geldiği kahvaltıda, soruları cevaplandırdı. Ergenekon soruşturmasını ne hükümetin ne de polisin yürütmediğini belirterek, "Polis tamamen yargının emrinde hareket ediyor. Bu hareket bir öç alma hareketi değildir. Türkiye'ye yapılan bir haksızlığı ortaya çıkarma hareketidir" diye konuştu.

Kendisine '83 yaşındaki bir insanın gözaltına alınmasını ne kadar doğru buluyorsunuz?' diye sorulduğunu hatırlatan Fırat, şöyle devam etti:

"Ben 25 yaşındaki bir gencinde gözaltına alınmasını doğru bulmuyorum. Neden birileri şunu sormuyor? 71'lerde hep darbenin yanında oldun. 5 Nisan'da da darbenin yanındaydın ama 12 Mart'taki darbe seni aldı götürdü. Aklını başına al. Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Darbe kötüdür. 83 yaşına geldin hala neden darbelerin içindesin? Sen bilge bir adamsın."

İlhan Selçuk'u kendilerinin gözaltına aldırmadığını vurgulayan Fırat, "Sayın Cumhurbaşkanı onu serbest bıraktırdı, onu biliyorum. İçeri alındığında Cumhurbaşkanı ricacı oldu, 'yaşlıdır, eğer mümkünse tutuklamayın' dedi. Çok masum gibi görünüyor. Yargı bir karar verdi. Yurtdışına çıkma yasağı koyarak yargılanması kararını verdi. Bunu ben vermedim. Ben üstünü örtmüyorum. 'Bu işi kapatın biz karışmayacağız' diyorlar. Sen kapatma davası aç-açma beni hiç ilgilendirmiyor. Türkiye'nin üzerinde oyun oynuyorsa darbecilik yapmak istiyorsa. Bunda pazarlık yapmam. Benim yaptığım tek şey bu. Başka karıştığım bir şey yok. Kimi götürürler, tutuklanır mı tutuklanmaz mı beni ilgilendirmez" şeklinde konuştu.

Fırat, AK Parti'nin kapatılması ihtimaliyle ilgili bir soruya da, "Hiç arzu edilmeyen bir şey aslında, cevap vermek istemediğim bir soru" diyerek şunları söyledi:
"Çünkü bunun AK Parti ile ilgisi yok. Kapatma kararı yalnız Adalet ve Kalkınma Partisi'ni değil Türkiye'yi hatta bölgeyi etkiler. Türkiye 50 yıl kadar geri gider. 1950'li yıllara döneriz. O tarihten bu güne kadar yapılmış tüm kazanımların tamamını vermiş oluruz. Türkiye dünyanın gözünde yeniden tanımlanma durumuna girer. Gelişmekte olan bir ülke değil, içine kapanık, ekonomisi çok kötü, büyük ekonomik ve sosyal krizlerle iç içe yaşayan bir ülke konumuna gelir. Türkiye'de demokrasiden bahsedilmesi mümkün olamaz, Avrupa Birliği süreci içerisinde yer alması mümkün değildir, çünkü kabullenilmesi mümkün değildir. Bu günlerde yapılan açıklamalarda izlediğiniz zaman bunu görüyorsunuz ve hissediyorsunuz. Türkiye için bir kıyamet olacağı kanısındayım."

Artık toplumların birbirlerinin siyasi rejimiyle ekonomisiyle yakından ilgilendiklerine dikkat çeken Fırat, "Ya gelişmekte olan ülkeler grubunda yer alırsınız, ya da bunun dışındaki bir grupta yer alırsınız. Eğer kategori değiştirmek istiyorsanız, siz bir Libya'nın Irak'ın kategorisine girmek istiyorsanız, ben Avrupalıların Amerikanın bu olaydan fazla üzüleceğini zannetmiyorum. Ama üzülecek olan bizleriz. Ama ümit ediyorum ki aklı selim galip gelecektir. Bu günkü sisteme göre partinin kapatılması mümkün
değildir" dedi.

Türkiye'de birilerinin siyaseti tehlikeler üstünden yürütmeye çalıştığını ifade eden Fırat, "Toplumu korkutarak toplumu psikolojik olarak tehdit ederek, siyaset yapmaya çalışıyorlar. Bu Türkiye'nin çok eskiden gelerek ama hiç Türkiye'nin lehine olmayan, TC vatandaşlarını kategorize ederek, bu ülkenin vatandaşlarının bir kısmını tehdit olarak algılayarak, ülkeyi yönetebilmek mümkün değildi. Bunun adı başkadır ama ben söylemek istemiyorum. Yani böyle bir algılamayı gerektiren siyasi eğilimin ne şekilde algılanabileceği hukuk sisteminde vardır ama ben söylemek istemiyorum. Ben Türkiye'de birilerini tehdit olarak görmüyorum. Bu insanları yargılamak bize düşmez. Türkiye'nin mahkemeleri vardır. Oraya giderseniz prosedür oluşturursunuz, gereği yapılır. Ama bunların potansiyel bir tehdit olduğunu söylersek bu yanlış olur. O zaman Türkiye'de bir gerilim üstünde siyaset yapmayı gerektirirsiniz ki bu maalesef Türkiye'de yapılıyor" dedi.


Logged

..........................
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #38 : Nisan,04/01/08, 2008, 01:12:28 »

AKP mi tasfiye edilsin, yoksa Türkiye mi?
 
AKP ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkındaki davanın Anayasa Mahkemesi tarafından kabulünden sonra MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır,  “Bu iktidarın tüm eylemleri ve çıkaracağı yasalar, aldıkları kararlar ve atamalar bundan sonra şaibeli olacaktır”  dedi.
Peki ya Cumhurbaşkanı’nın eylemleri ne olacak?
Abdullah Gül hakkında AKP’li diğer yöneticilerle birlikte siyasetten 5 yıl men cezası verilirse, Cumhurbaşkanlığı’na nasıl devam edecek?
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin davayı kabulünden önce iktidarın tüm eylemleri, çıkardığı yasalar, aldıkları kararlar ve atamalar ne olacak?
Türkiye Avrupa Birliği’ne girmediği halde, 90’ıncı maddeyi değiştirerek, uluslararası antlaşmaları Anayasa’nın üzerinde kabul eden, yani ulusal egemenliği AB’ye devreden, ayrıca Türkiye’nin daha önce imzaladığı tüm uluslararası antlaşmalardan, AB mevzuatına aykırı olanların geçersizliğini kabul eden AKP iktidarı, bir taraftan da Vakıflar Yasası ile Lozan’ı delmiştir!
Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel niteliklerini ortadan kaldırmaya dönük faaliyetlerin odağı haline gelmekle suçlanan bir siyasi kadronun, Türkiye’nin yönetimini elinde bulundurması ne derece doğrudur?

***

Cumhuriyet Başsavcılığı, kapatma davasını açtığı anda AKP iktidarının istifa etmesi gerektiğini belirtmiştik. Bazıları, bu tespitimiz üzerine  “emrin olur”  diye dalga geçmeye çalıştı.
Halbuki, kurulmadan önce dahi AKP’nin faaliyetlerinin kapatma gerekçesi olacağını yazdığımız zamanlar, bu arkadaşlar, tam bir partizanlık içinde cevap veriyor, bazıları da  “İnternet çocukları” nı hakaretlerle bize saldırtıyordu!
Anlamıyorlardı; biz durum tespiti yapıyorduk! Devleti dönüştürmeye çalışan bir siyasi partiye karşı, elbette devlet kendisini koruyacaktı! Devletin sigortaları vardı.
Şimdi Tayyip Erdoğan,  “Türbanla ilgili Anayasa değişikliğinde laikliğe karşı bir girişim varsa, bundan MHP de sorumludur, neden sadece bize dava açtınız? Ben beş yılda bir defa, o da yabancı gazetecilerin sorusu üzerine türbanı gündeme getirdim. MHP ’sorunu çözeriz’deyince bir girişim başlattık” yolunda konuşmalar yapıyor.
İyi de MHP’nin laiklik aleyhindeki eylemlerin odağı olmak gibi bir durumu yok Tayyip Bey!
Tayyip Bey,  “Bizim çıkardığımız uyum yasaları, toprak satış yasası, vakıflar yasası gibi yasalar, 57’nci hükümetin çıkardığı uyum yasalarının devamı niteliğindedir. Hatta onların hazırladığı ulusal programda bizim çıkardığımız yasaların orta vadede çıkarılacağı yazılıdır. Biz 57’nci hükümetin devamıyız, ulusal programda ne öngörülmüşse onları yaptık”  deseydi, kimseden gık çıkmazdı!
Tabii bu da AKP’yi kurtarmaz ama, hiç değilse kamu vicdanında  “Yok aslında birbirlerinden farkları”  gerçeğinin anlaşılmasına yardımcı olurdu!

***

AKP, icraatlarıyla sadece laikliği ve demokratik devleti değil, aynı zamanda üniter ve milli devlet yapısını da tehdit ediyor. İşte Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sunulan raporda, milliyetçilik/ulusalcılık terör kapsamında değerlendiriliyor!
Hani, Ermeniler Atatürk’ü de suçluyor ya, söz konusu raporun bundan hiçbir farkı yok! Son zamanlarda AKP medyası,  “Fikriye Hanım intihar etmedi, öldürüldü”  iddialarını niçin gündeme taşıyor dersiniz?
Devletin temelini atan Atatürk’ü yıpratmak için!
Bu tür değerlendirmeleri CIA yapabilir, MI6 yapabilir, BND yapabilir, MOSSAD yapabilir!
Ama milli iradeyi temsil ettiğini söyleyen bir iktidarın emrindeki emniyet teşkilatına sızmış birkaç kişinin, devletin temelini oluşturan felsefeyi terörle özdeşleştirmesi, yine iktidar medyasının devletin kurucusunu katillikle suçlaması, artık işin sonuna geldiğine inanmalarındandır!
ABD ve AB’ye güvenerek, Türk tarihinin, Atatürk’ün ve Türk devletinin hakkından gelmeye çalışan bir zihniyet söz konusudur!
Bu zihniyet siyaseten tasfiye edilmezse, Türkiye Cumhuriyeti tasfiye edi
 
Arslan BULUT  (  Y E N İ Ç A Ğ )
Logged
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11107
Nerden: ....
Rep Puan: 4473
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #39 : Nisan,04/03/08, 2008, 12:59:51 »



AKP'nin savunmasını kim yapacak

AK Parti, kapatma davası iddianamesine karşı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek başkanlığında 'savunma' komisyonu kurdu. Hukukçu milletvekillerinden oluşan komisyon, iddianameyi inceleyerek, partinin savunmasını hazırlayacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'de kapatma davası sürecinde kamuoyuna gereken açıklamaları yapmak üzere Başbakan Yardımcısı Çiçek, Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve Grup Başkan Vekili Nihat Ergün'ü görevlendirdi. Kapatma davasına karşı yol haritasını belirlemeye çalışan AK Parti, üzerinde çalışılan Anayasa değişikliği formülleri arasında tercih yapmakta zorlanıyor. Başbakan Erdoğan, Nisan ayı ortasında toplanması beklenen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nun (MKYK) önümüzdeki pazartesi günü toplantıya çağrılmasına karar verdi. Erdoğan, bu süreçte hukukçu parti yöneticileriyle eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ve İstanbul Milletvekili Ömer Dinçer'in de yer aldığı komisyonun, kapatmayı önleyecek formüller üzerinde yeniden bir değerlendirme yapması talimatını verdi.
 
Hukukçulardan oluşan komisyon MKYK toplantısına Anayasa değişikliği çalışmasıyla ilgili bir rapor sunacak. Konu yeniden MKYK'da ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılacak ve stratejiye ilişkin genel yaklaşım ortaya konulacak. AK Parti'de iddianameye karşı savunma hazırlaması için kapsamlı bir komisyon da kuruldu. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek başkanlığındaki heyette partinin hukukçu kurmayları görev alacak. Daha önce Fazilet Partisi'nin de savunmasını hazırlayan ve Yüksek Mahkeme önünde sözlü savunma yapan Çiçek, AK Parti'nin de savunmasını hazırlayacak. Başbakan Erdoğan, kapatma davası sürecinde partiden sadece üç ismin kamuoyuna açıklama yapmasını istedi. Bu çerçevede Başbakan Yardımcısı Çiçek, Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve Grup Başkan Vekili Nihat Ergün görevlendirildi.

Logged

..........................
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #40 : Nisan,04/03/08, 2008, 03:21:25 »

AKP militanlığı yapan 17 seçkin gazetecinin gerekçeleri!
 
AKP’ye destek veren ya da ona militanlık yapan gazetecileri birkaç katagoride değerlendirmek gerekiyor.
Bunlar:

1) AKP’nin kadrolu gazetecileridir, ki onların gazeteci olarak varlığı ancak AKP’nin mevcudiyeti ile mümkündür. Bunları parti gazetecisi olarak da tanımlamak mümkündür.

2) Cemaat Gazetecileri. Bu kesimde cemaat baronlarının emriyle hareket ettiklerinden bugün itibarı ile AKP ile muta nikâhlı gibidirler. Ancak yarın işler değişir AKP’ye bir haller olursa bu gazeteciler baronlarının tutumu paralelinde hareket edecekleri vakıadır.

3) Çıkarı gereği AKP’ye destek olan gruptur ki, bu çıkar maddidir. AKP desteği sayesinde astronomik ücretler alan bu kesim AKP’yi velinimet olarak görmektedir. Bu kesim kendilerini liberallik ve özgürlükler gibi kavramlarla ambalajlasa da gerçek sebep iş güvenliği ile aldıkları yüklü paralardır.

4) AB fonundan beslenen gazeteciler güruhudur ki, bunlara ben görevli diyorum. Bu kesim AKP’yi desteklemekle aslında görev icra ediyorlar.
Gelelim bu 4 gruba mensup gazetecilerin bir bölümünün kimler olduğuna:

MUSTAFA KARAALİOĞLU: AKP Medyasının amiral gemisi olan Star Gazetesinin genel yayın müdürü olan Karaalioğlu kaliteli kişiliğine karşın AKP’ye kayıtsız-şartsız bağlılığı ile bilinir. Mustafa’nın gazetecilikteki doğuşu ve yükselişi de AKP ile paraleldir.
ERGUN BABAHAN: 12 Eylül öncesinde Dev-solcuydu. Bir kaç yıl öncesine kadar da laikçiydi.Son dönemde yani Sabah’a son genel yayın müdürü olma süreci ile beraber özgürlükçü-liberal oluverdi.. Bize göre Ergun’un tavrı ye kürküm tavrıdır. Babahan Sabah’dan ayrıldığı gün eskiye rücu edecektir.

YAVUZ ONURSAL: Star Grubunda benim idari yardımcım olan Yavuz Onursal’ın gazetecilikle tek ilişkisi büronun şoförlerin sevk ve idareden sorumluluğuydu. Plastik kart imalatçılığından medya’nın idari kısmına Dinç Bilgin tanışıklığı ile gelmiştir. Kendini merkez sağ diye tanımlasa da dünya görüşü yoktur. Cem Uzan’ın yanında iken 2002’de GP’den aday olmuş ve Tayyip beye meydanlarda olmadık ağır sözler etmişti. Hiç kuşkunuz olmasın, Sabah’dan ayrıldığı gün yine en keskin Erdoğan karşıtı olacaktır.

FEHMİ KORU: Fehmi AKP’ye destek olanların içinde çizgisi bakımından en tutarlı olanıdır.Tamam AKP sayesinde TMSF medyası dahil 4 ayrı yerden maaş alıyor, ancak bu paraları almasaydı da Fehmi Koru aynı kulvarda olurdu.

MEHMET BARLAS: Barlas liberal fikirleri ile bilinir ve çizgisinde kısmi tutarlılık var, lakin son dönemdeki fotoğrafı AKP militanlığını çağrıştırmaktadır. Sabah ve ATV’ye astronomik ücretle transferinin bunda payı var mı bilmem, ancak Barlas bugünlerde bilinen çizgisinin ötelerinde ve adeta parti adamı görüntüsündedir.

NAZLI ILICAK: Nazlı Hanım artık gazeteci olmaktan öte alenen taraf, yani partilidir ve tutumları da bunu yansıtmaktadır. Ilıcak’ın gelecek projesinde iyi gazeteci olarak kalmaktan ziyade politika yapmak vardır ve adres de AKP ya da onun tabanıdır.

ENGİN ARDIÇ: AKP sayesinde iyi ücret alarak para kazanmaya başlayan gazetecidir. AKP’nin dikkatini de Atatürk aleyhtarlığı yazıları ve resmi ideoloji sorgulamaları ile çekmiştir. Bugünün moda akımı olan rejim aleyhtarlığı salgınının yazarı konumundadır. Moda biter bu adam da gider.

MEHMET ALTAN: Eşyanın tabiatı gereği AKP’li olması gereken bir isimdir. Hem AB’ci hem de ikinci cumhuriyetçidir. AKP’ye tercihinin esası da bu özelliğidir, lakin aldığı astronomik maaş da AKP desteğindeki şiddetin bir başka boyutudur.

AHMET ALTAN: Ahmet Bey gazetesinin çizgisi ve kendi yazıları itibariyle adeta bir görev icrası konumundadır. Bu görev özgürlüklere ulaşmak da olabilir, başka şeyler de.

EMRE AKÖZ: Son dönemin hızlı AKP’lisi Emre kardeşimin gerekçesi ise yeni çizgi ile itibar kazanması ve ciddiye alınmasıdır.

ALİ BAYRAMOĞLU: Siyasaldaki öğrencilik günlerimden tanıdığım Ali bey o dönem bize faşo diye laf eden ve Bağdat Caddesi’nde süs köpeği gezdiren bir arkadaştı. Bugünkü çizgisi entel olma ve medyada kabul görmenin sonucudur. Bayramoğlu eski çizgisi ile medyada itibar bulamayınca yeni bir alan keşfederek oraya dolu dizgin olmuştur.

NURAY MERT: Diğerlerinin aksine tanımadığım bu hanımefendi bana göre fikir ve çizgi bağlamında en tutarlı olan doğrucu bir Karadeniz kızı hüviyetindedir. Mert Hanımın yaranma ya da çıkar diye bir derdi yoktur ama AKP’ye sempatisi da vakıadır.

EKREM DUMANLI: Onun AKP’liliği buyruğun gereğidir.Yarın tersi de olabilir.

MÜMTAZER TÜRKÖNE: Dün Çiller’e, “ kurşun atan çeteler de şereflidir” dedirten Mümtazer bugünlerde keskin bir Ergenekon muhalifi..Yok, onun çizgi tutarlılığı diye bir derdi yok. O günü yaşar ve güce inanır. AKP gitsin hemen gelene selam durur.

İSMET BERKAN: Özgürlükçü olmakla laik olmak arasında debelenen sevgili arkadaşım vaziyeti idare peşindedir.

HASAN KARAKAYA: Kesin inançlıdır. AKP’nin amblemine değil, liderinin fikriyatına boyun eğer. Çıkara göre değil, inandıklarına göre hareket eder.

ŞAMİL TAYYAR: Bir dönem beraber çalıştığımız Şamil biraz popülerlik biraz da diğer meslek hırsları sebebiyle AKP çizgisinde gibi görünür, lakin Şamil’i AKP’li olmaktan öte gazeteci diye tanımlamak daha doğru olur.
 
Logged
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 22273
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1640
Nerden: çorum
Rep Puan: 49

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #41 : Nisan,04/14/08, 2008, 02:04:47 »

bence ak partiyi kapatmak çok yanlış bir davranış olur işini iyi yapan bir parti bence ve bu kadar oy alarak gelmiş millet halk bir şelerin doğru ve güvenilir olduğunu gördüki oyunu verdi her kim parti olursa olsun işini güzel iyi yapsın çıkar gözetmeksizin oyumu ben şahsen ona veririm inşallah daha vahim sonuçlar olmaz bu kapatma davasında :::
Logged

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

ben sen ve onlar onlar onlar onlar ben ve sen nerdeyizki onlarda kaybolduk::
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #42 : Nisan,04/16/08, 2008, 01:27:30 »

 
 
 

 Başbakanın kullanacağı 4 VIP uçak THY, 3 helikopter Emniyet'in ihtiyacı olarak alınacak

UÇAK ve helikopterlerin doğrudan alımıyla ilgili plan, CHP'den, 'Milyonlarca vatandaş dağıtılacak yardım paketleri ve kömüre muhtaçken, hangi neden bu saltanatı zorunlu kılıyor' tepkisi üzerine değiştirildi. Bulunan ara formüle göre, 4 uçağı THY alarak, Başbakanlık makamına tahsis edecek.

MENZİLİ 12 BİN KİLOMETRE
UÇAKLARDAN biri Airbus, diğeri ise Gulf Stream firmasının, saatte 944 kilometre hızla uçan kıtalararası modeli G550 olacak. Başbakan, taban fiyatı 52 milyon dolardan başlayan ve koltukları yatak olan, 2 banyolu bu uçakla Ankara'dan havalanıp, Los Angeles'a kadar 14 saat kesintisiz uçabilecek.

TANESİ 20 MİLYON DOLAR
YURT içi gezilerde kullanılacak Sikorsky'nin 20 milyon dolarlık S92 modeli 3 helikopteri ise Emniyet Genel Müdürlüğü alacak. Normalde 20 yolcu kapasiteli olan helikopterlere 6 ile 8 koltuk konacak. Kalan kısmı Başbakan için banyo, lavabo, mutfak, yatak ve çalışma ofisi olarak dizayn edilecek
 NOT:20 milyon doların 1 yıllık faizi 4 milyon dolar eder bu para sayın başbakanın çok sevdiği ve her seçim zamanı temmuz sicağı dahi olsa kömürsüz birakmadığı fakir fukara garip gurabanın sırtından çikacak............
 
Logged
Serdar
Genel Şef
*
Üye No: 91196
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 12278
Nerden: SİLİVRİ/İSTANBUL
Rep Puan: 4521
Şevvalde 6 Gün Oruç Tut 1 Senelik Sevap Kazan
commanderrr@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #43 : Nisan,04/16/08, 2008, 01:48:21 »

kapatılsada kapatılmasada artık süreç başladı ve izlediğim kadarıyla duyduğum ve gördüğüm kadarıyla kapatılsada kapatılmasada her iki şekilde yara alacağız bu kesin ben genel olarak düşünüyorum.

yani hukukçular bile ikiye bölündü her kafadan ayrı ses çıkıyor ve kimin ne dediği anlaşılmıyor en güzel cevabı gene tarih verecek ama şunu unutmayalım taraflı düşünmeyelim ve genel olarak milletin huzuru rahatı geleceği

yani tüm yönleryile düşünelim bu olayı ve bu olay bir anlamda demokrasi sınavı bana göre ne olursa olsun inşallah vatanımız ve milletimiz için en iyisi olur en hayrlısı olur kimse zarar görmez.
Logged

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
FORUMLA İLGİLİ YARDIM İÇİN BURAYA TIKLA
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #44 : Nisan,04/16/08, 2008, 11:06:49 »

AKP nin kapatılması ülke için hayırlı olurmu olmazmı ben orasını pek bilemem ama parti açısından  kapatılması iyi olacağı kesin çünkü satacak bir şeyimiz kalmadığı için pirinç 5,00 liraya yükseldiNeyimiz kaldı?
 

 


2008 yılını elde kalanı satarak çıkartmayı planlayan hükümetin listesinde iki boğaz köprüsü, otoyol geçiş ücretleri, Halk Bankası, şeker fabrikaları, iki liman ve elektrik dağıtımı var.

 

İnsanoğlu yavaş yavaş unutuyor ve alışıyor değil mi? Tepkileri azalıyor ve sonunda rıza gösteriyor. Anneannemizin sabunu Hacı Şakir, dedemizin yoğurdu Tikveşli, bizim diş macunumuz İpana ile başlamıştı her şey. Varlıklarımız, değerlerimiz beceriksizliğimizden, cinliğimizden, cahilliğimizden, çok bilmişliğimizden, tembelliğimizden, kolay kazanma hırsından artık neden derseniz deyin satılmaya başlanmıştı. Alışıverdik, onlar sıradan mallar idi.  Olağandı her şey, sahiplerinin malı idiler, istedikleri gibi değerlendirirlerdi. Zaten markaları da değiştirilmedi. Bugün de raflarda aynı markalar ile satılıyor. Onları satan büyük bakkal da geçenlerde satıldı, o da hakları idi. 

 

 
Nehirlerimizi de satarlar

Bunları da satar isek, geride para eder pek bir şey kalmıyor derken aklıma geldi, suyumuzu, nehirlerimizi satarlar. Merak edenler için yazıyorum, sata sata ne oldu? İki bin iki yılında toplam dış borcumuz 130 milyar dolar iken iki bin yedi yılında 247 milyar dolara çıktı. Yani mallar gitti. Borç yüzde doksan arttı. Artık siz çalışacaksınız, bu işlerden elde edilen kârlar da, borcun faizi yanında, ihtiyacı olan ülkelere gönderilecek. Böylece hepimiz cennetlik olacağız.

Babalar gibi sattık, yakında analar gibi ağlarız.

 
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: