+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | İNANÇ DÜNYASI
 >  + | İslamiyet (Our nice religion İslam)
 >  + | Dini Hikayeler
(Moderatör: joint) >  + | Anzaklı Ömer'în Hikayesi

Temmuz,07/09/08, 2008, 01:20:56 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Anzaklı Ömer'în Hikayesi
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 40 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anzaklı Ömer'în Hikayesi  (Okunma Sayısı 40 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
GaNgStA
Benim Bölgemdesin
*
Üye No: 121376
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4531
Nerden: Bursa
Rep Puan: 605
85/4 83.dönem c-timi

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« : Mayıs,05/11/08, 2008, 08:11:17 »

Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutanlara hatırlatmak için, Türk olmanın tadına varmak için, lütfen okuyun.


Bu hakiki hikayeyi aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen MODA/ İstanbul'da oturmaktadır.


Anzaklı Ömer'in Hikayesini 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Muşluoğlu, görev yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:


Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar.. New York'da Medical Center Hospital'da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor. Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında..


-Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?" dedim.


Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı.. Kolunu açtım, baktım pazusunda bir Türk bayrağı dövmesi var. Çok ilgimi çekti, kendisine sormadan edemedim:

-Siz Türk müsünüz?


-Kaşlarını yukarıya kaldırarak "hayır" manasına bir işaret yaptı.


-Ama ben hala merak ediyorum. "Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?"

-Aldırma öylesine bir şey işte, dedi.


Ben yine ısrarla:


-Fakat benim için bu çok önemli, çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım...
 
Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu:


-Siz Türk müsünüz?

-Evet Türk'üm...."


İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı.. Anlatmaya başladı:


"Yıl 1915. Çanakkale diye bir yer var Türkiye'de.. Orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben, Avustralya Anzaklarındanım. İngilizler bizi toplayıp dediler ki:


-Barbar Türkler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda.. Birlik olup üzerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir.


Biz de inandık sözlerine ve savaşmak isteyenler arasına katıldık.. Beynimizi yıkayan İngilizler Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale'ye sevk ediyormuş. Bizi gemilere doldurup Mısır'a getirdiler, orada birkaç ay talim gördük, sonra da bizi alıp Çanakkale'ye getirdiler.


Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor, gökyüzünde havai fişekler gibi geceyi gündüze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar. Meğer bu barbarlıktan değil, kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş.


Biz karaya çıktık. Taarruz edeceğiz, bizi püskürtüyorlar.. Tekrar taarruz ediyoruz, bizi gene püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz..


Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında buldum. Nasıl korktuğumu anlatamam. İngilizler bize Türkleri barbar, vahşi kimseler olarak tanıttı ya... Ama dikkat ettim, bana hiç de öfkeli bakmıyorlar, yaralarımı sarmışlar. İyice kendime gelince bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şok olmuştum doğrusu..
Dedim ki kendi kendime:


-'Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler, ama öldürmüyorlar... Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi.. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler..' Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla 'Yazıklar olsun bana' dedim. 'Böyle asil insanlarla ben niye savaşıyorum, niye savaşmaya gelmişim? Bu İngiliz milleti ne yalancıymış, ne kadar Türk düşmanıymış' diyerek pişman oldum.. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki... Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye düşündüm durdum günlerce.. Nihayet bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm. İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu Türk bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte.."


Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: Talihin cilvesine bakın ki, o zaman ölmek üzere iken yaralarımı iyileştirerek, sıhhate kavuşmama çaba sarf eden Türkler idi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarf eden bir Türk... Ne garip değil mi? Avustralya'dan Amerika'ya gelirken bir Türkle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar, buna bütün kalbimle inanıyorum. Peşinden nemli gözlerle


-Bana adınızı söyler misiniz? dedi.


"Ömer" cevabını verdim.


Merakla tekrar sordu:


-Peki niçin Ömer ismini vermişler sana?"


-Babam Müslümanların ikinci halifesinin isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş.

-Senin adın Müslüman adı mı?


Ben


-Evet, Müslüman adı" deyince yüzüme baktı,doğrulmak istedi. Onun yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki:


-Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Josef Miller idi, şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun.
 
-"Olsun" dedim.


-"Peki doktor beni Müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu ?"


Şaşırdım, nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti. Meğer o bunu hep düşünüyormuş da kimseyle konuşup soramadığı için gerçekleştirememiş..


-"Tabii" dedim.. "Müslüman olmak çok kolay." Sonra kendisine imanın ve İslam'ın şartlarını anlattım, kabul etti. Hem kelime-i şahadet getiriyor, hem de ağlıyordu.. Mırıldandı:


-Siz Müslümanlar tespih çekersiniz, bana da bir tespih bulsan da ben de yattığım yerden tespih çekerek Allah'ımı ansam olur mu?

Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakk'ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Hemen bir tespih bulup kendisine getirdim. Hasta yatağında tespih çekiyor, biz de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti.


-Beni yalnız bırakma olur mu?"


-Ne gibi Ömer amca?

-Ara sıra gel de bana İslamiyet'i anlat!.. Sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor." O günden sonra her gün yanına gittim, bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım. Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum, hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum;


"Doktor Ömer, lütfen 217 numaralı odaya gidin!

Hemen yukarı çıktım. Ömer amcanın odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tespih, açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imanı ile koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum, kendisine kelime-i şahadet söylettirdim, o şekilde kucağımda ruhunu teslim etti...


Bir Çanakkale gazisi görmüştüm. Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk Milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu. Ne yalan söyleyeyim, ağladım... "


Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir güneş ülke neden vücut bulmasın..." 

Logged

Altın harflerle yaz mahlasımı. halvetim kasvet, kem gözlere şişşşşş...!!!!!!!!
Yorumcuyuz.net Alexa Toolbar Yüklemenizi Öneriyor.

Logged
DKD
ǺgЯeรif
Co Admin
**
Üye No: 22281
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6788
Nerden: KuSaDaSıı
Rep Puan: 2835
*RoCkeR*
tanımam bilmem
Üyelik Bilgileri
Online
« Yanıtla #1 : Temmuz,07/01/08, 2008, 07:22:45 »

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

konu tekrarı
Logged

кιяιℓ∂ιqιм уєя∂є Yαpιsтιямαуα кαℓкмαyιη вєηi...!

Kαyßeđecek ηeyim vαя ki ?? ZαŤeη điße vuяmαđım mı...?


İηαηmαyα¢αksıη ђeя tαtℓı söz söyℓeyeηe, dost dediğin ßiℓe geℓiя tüküяüя yüzüηe "DKD"
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 161998
Mesaj: 389060
Konu: 64650
Hoş geldiniz abdullah3434, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Çiçek Siparişi
çiçek
Trsohbet.com Chat
sohbet
BahisTahminleri.net
iddaa
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

ŞekerClub Forum
Şeker Forum
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Amerikan Başkonsol...

♥ Seni Seviyorum Ç...

Şehit Polislerin K...

Rep Kazanma Fırsat...

Vali Güler: 3 Poli...

ßurcLarın İllaLLah...

Yüzyılın Deneyinde...

Kadın Dırdırı :d

Sana İyi Geceler Ö...

a.ş.k. acılımı ne ...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo youtube

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması

YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.4.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.179 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat