+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | SPOR DÜNYASI
 >  + | Futbol
 >  + | Euro 2008
(Moderatör: 0xt1n) >  + | Avrupa Şampiyonasının Efsaneleri # Hayatları Ve Fotoğrafları..

Mart,03/16/10, 2010, 12:21:10 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Avrupa Şampiyonasının Efsaneleri # Hayatları Ve Fotoğrafları..
Cevap SayisiCevap Sayisi: 3 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 199 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Avrupa Şampiyonasının Efsaneleri # Hayatları Ve Fotoğrafları..  (Okunma Sayısı 199 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10907
Nerden: ....
Rep Puan: 489
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« : Haziran,06/25/08, 2008, 01:01:32 »


ALFREDO DI STEFANO
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



1926'da Buenos Aires'in banliyösü Barraca'da doğan Alfredo Di Stéfano, muhteşem yeteneği ve attığı süper gollerinin yanı sıra bencillikten uzak oyun tarzıyla kendi döneminin unutulmaz oyuncuları arasında yer aldı. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olarak gösterilen Arjantin asıllı oyuncu, 17 yaşında River Plate'te başladığı futbol yaşamını, Kolombiya'nın Millonarios takımında sürdürdü. 1953 yılında ise kendisine şöhretler kapısını sonuna kadar açan Real Madrid'e transfer oldu.

Real Madrid'in 1950 ve 60'lardaki başarısında ise başrolde olan Di Stefano, takımını adeta yenilmez armada yaptı. Başarılı oyuncu, o dönem Avrupa'yı kasıp kavuran Barcelona fırtınasının dinmesinde çok büyük rol oynadı. Oynadığı final maçlarında attığı gollerle bilinen efsane oyuncu, 1956 yılında İspanya pasaportunu aldıktan sonra bu ülkenin formasını 31 defa giydi ve 23 gol kaydetti.



DAVOR SUKER
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Davor Suker, Hırvatistan'ın unutulmaz futbolcularından birisi. 1 Ocak 1968'de doğan Suker oyunculuk döneminde Avrupa'nın köklü takımlarında forma giydi. Hırvatistan'da Osijek ve Dinamo Zagrep; İspanya'da Sevilla ve Real Madrid; İngiltere'de Arsenal ve West Ham United; Almanya'da 1860 Münih... İşte Suker'in forma giydiği kulüpler...

Hırvatistan Milli Takımı'nın son 50 yıldaki en iyi forvet oyuncularından biri olarak bilinen Suker, Osijek kulübünde 91 maçta 40 gol, Dinamo Zagrep'te 60 maçta 34 gol, Sevilla'da 153 maçta 76 gol, Real Madrid'te 86 maçta 40 gol, Arsenal'de 22 maçta 8 gol, West Ham United'ta ise 11 maçta 2 gol kaydetti. 2001-2003 sezonları arasında Alman ekibi 1860 Münih'in de formasını giyen Suker, Münih ekibinde ise 23 maçta forma giydi ve 5 gole imza attı. Oyunculuk kariyerinde 446 maçta 205 gol kaydeden Suker, Hırvatistan Milli Takımı'nda ise 69 maçta 45 gol kaydederek en fazla gol atan oyuncu oldu. 1998 Dünya Kupası'nda da milli formayı giyen golcü oyuncu kupada 6 gole imzasını atarak tarihe geçti.



EUSEBİO DA SILVA FER
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Portekiz'in yaşayan efsanesi; Eusebio da Silva Ferreira... Portekiz futbol tarihine adını altın harflerle kazıyan Eusebio, yastık altı öğretileriyle modern futbolun mihenk taşlarından biri haline gelmiştir. Özellikle Portekiz'in, dünya futboluyla entegre olmasında büyük bir rol oynayan Eusebio, kişisel bazda yakaladağı başarıları oynadığı takımlara da taşımayı başaran ender futbol figürlerinden biri olarak gösterilir. Eusebio'nun Portekiz için ne anlam ifade ettiğinin bire bir kanıtı ise muhteşem kariyeri...

Siyah Panter'in kariyerine kısaca bir göz atalım; 1942 yılında Mozambik'in başkenti Lourenço Marques'de dünyaya gözlerini açan Eusebio, futbola ilk adımını Sporting Club of Lourenço Marques kulübünde atar. 1961 yılında 19 yaşında iken, günün şartlarına göre oldukça yüksek bir bedel ile Benfica'ya transfer olan süper yetenek, burada henüz ilk sezonunu yaşamasına rağmen nasıl bir kumaşa sahip olduğunu herkese gösterir. 1962 yılında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Ferenc Puskas ve Alfredo Di Stefano'lu Real Madrid'e karşı iki gol atarak takımının maçı 5-3 kazanmasına ve kupayı almasında önemli rolü bulunan Eusebio'nun adını artık uluslararası alanda duyurmasının vakti gelmiştir.

Portekiz Milli Futbol Takımı'nın 1966 FIFA Dünya Kupası'nda üçüncü olmasında önemli rol oynayan ve bu turnuvada gol kralı olan Siyah Panter, 1968'de ilk kez verilen Altın Ayakkabı ödülünü bir sezonda 42 gol atarak almayı başarır. 16 sezon boyunca Benfica'da forma giyen Eusebio, Benfica'nın 11 kez lig şampiyonu ve 5 kez kupa şampiyonu olmasına önemli katkılar sağladı. Benfica forması ile çıktığı 715 maçta toplam 727 gol atarak ulaşılması zor bir rekora da imza atan Eusebio, kariyerinin doruk noktasına ulaşmıştır.

1964'den 1973'e kadar Portekiz Ligi'nde 7 kez gol kralı olan Eusebio, 1961-1973 yılları arasında 64 kez Portekiz Milli Takımı formasını giymiş, bu maçlarda 41 gol atmıştır. Benfica'dan ayrıldıktan sonra 1976/77 ve 1977/78 sezonlarında, SC Beira-Mar ve Uniao de Tomar gibi daha küçük hedefleri olan Portekiz takımlarında forma giyen Eusébio da Silva Ferreira, kariyerin son yıllarında Kuzey Amerika'ya gidip profesyonel kulüplerde forma giymiştir. Bir Eusebio efsanesi daha yaratmak isteyen Portekizlilerin gelecekteki tek umudu ise Cristiano Ronaldo...



FRANZ BECKENBAUER
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Almanların Kaiser'i yani İmparatoru... Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi savunma oyuncularından birisi ve çağdaş libero kavramının yaratıcılarındandır. Franz Beckenbauer 11 Eylül 1945 yılında Münih'te doğdu. Oyunculuk döneminde 1964-1977 yılları arasında (13 sezon) Bayern Münih'te oynadı ve 427 maçta 60 gol kaydetti. Beckenbauer, Alman ekibinden sonra ABD takımlarından New York Cosmos'a transfer oldu. Yeni kulübünde ise 105 maçta 19 gole imzasını attı. 1980 yılında tekrar ülkesi Almanya'ya dönen Beckenbauer Hamburg'da 28 maçta forma giydi. 1983 yılında tekrar New York Cosmos kulübüne dönerek aktif futbolculuğa nokta koydu.

1965-1967 yılları arasında Batı Almanya takımında 103 maçta forma giydi ve 14 gol attı. 1966, 1970 ve 1974 Dünya Kupası'nda Milli Takımın vazgeçilmezleri arasında yer aldı. "Der Kaiser", 1969, 1972, 1973 ve 1974'te Bundesliga şampiyonluğu; 1966, 1967, 1969, 1971 yıllarında Almanya Kupası; 1974, 1975 ve 1976 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası sevincini tattı. 1967 yılında UEFA Kupası şampiyonluğu da yaşayan Beckenbauer, 1974 yılında Dünya Kupası ve 1972 yılında ise Avrupa Futbol Şampiyonası şampiyonluğu yaşadı.

Beckenbauer, takım kaptanı ve teknik direktör olarak Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanan tek kişi olarak kazanan tek kişidir. 2006 yılında Almanya'nın ev sahipliği yaptığı 2006 FİFA Dünya Kupası'nın organizasyon başkanlığını da yapan Beckenbauer, Bayern Münih kulübünün de başkanlığını yapıyor.



GHEORGHE HAGI
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Türk futbolseverlerin çok yakından tanıdığı bu isim Romanya Futbol Tarihine adını altın harflerle yazdıran 'Karpatların Maradona'sı' lakaplı Gheorghe Hagi'den başkası değil.

Kariyerine Romanya'da başlayan Hagi, büyük sıçramayı Sportul takımında oynarken attığı gollerle Steaua Bükreş'e transfer olarak yapar. Bu takımda oynadığı 107 maçta 58 gol atan Gheorghe Hagi, Romanya'nın en büyük kulübü Steaua Bükreş'in yolunu tutar. 1987-1990 tarihleri arasında bu kulüpte forma giyen Hagi 97 maçta tam 76 gol kaydederek, dünyanın en büyük kulüplerinden Real Madrid'in dikkatini çeker ve İspanya'nın yolunu tutar. 2 sezon formasını giydiği Beyaz Şimşekler'de 63 maçta 13 gol atan Hagi, daha sonra İtalya'nın Brescia takımıyla sözleşme imzalar. Kariyerindeki bu büyük düşüşün arından 1994 yılında Barcelona kendisiyle ilgilenir ve Rumen futbolcuyu Katalonya'ya getirir. 2 sezonda sadece 7 gol atabilen Gheorghe Hagi, 2. baharını yaşayacağı ve belki de kariyerinin en güzel zamanlarını geçireceği Galatasaray'a transfer olur.

Hagi, Sarı-kırmızılı forma altında çıktığı 132 maçta 59 gol atar ve G.Saray'ın 2000 yılında UEFA Kupası ile Süper Kupayı kazanmasında büyük rol oynar. 4 kez üst üste Süper Lig Şampiyonluğu da yaşayan Hagi müthiş kariyerini Türkiye'de noktalar ve ülkesi Romanya'yı çalıştırmak üzere bu ülkeye gider. Ancak teknik direktörlük kariyeri, futbolculuğunda elde ettiği başarılarla boy ölçüşemez ve 2 yıl sonra 2003'te Bursaspor'u çalıştırmak üzere tekrar Türkiye'ye gelir. Bursa ekibini 1 yıl boyunca çalıştıran 'Karpatların Maradonası' kariyerinde ayrı bir yere sahip olan G.Saray'a bu kez teknik direktör olarak döner. 2004-2005 sezonunda Sarı-kırmızılı ekibi çalıştıran Hagi başarılı olamaz ve ülkesine dönüp yine birer yıl arayla sırasıyla FCU Timoşoara ve Steaua Bükreş'i çalıştırır.

1983-2000 yılları arasında Romanya Milli Takım formasını giyen Hagi, 125 maçta attığı 35 golle Dorinel Munteanu'dan sonra milli formayla en çok gol atan futbolcu olur. Hagi ayrıca 2003 yılında jübilesini yaptıktan sonra Romanya Futbol Federasyonu tarafından 'Altın oyuncu' ödülüne layık görülür.



HAKAN ŞÜKÜR
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Hakan Şükür ile ilgili bir yazı yazmak hem kolay hem de zor. Zira Hakan Şükür ismi içerisinde o denli çeşitlilik barındırıyor ki sadece başarılarına bakarak onu 'yaşayan efsane' olarak gösterebileceğiniz gibi, yanlışlarından yola çıkarak kapkara bir tabloya da imza atabilirsiniz.

Hakan Şükür yaptıkları ve yapamadıkları ile bambaşa resimleri de barındırır. Engelli bir taraftarın kendisine sarılarak kutladığı gol sevinci esnasında yere düşmesini önlemek için kendisine yere atar, yüz yüze iletişimde saygılıdır, kulübün futbolculara uzun süre para ödeyemediği dönemde çıkar ve ağabeylik yapar takıma. Yurtdışı maceraları hariç, Türkiye'nin en önemli golcülerinden biridir, belki de birincisidir.

Çelişkilerle dolu, onu öven ya da yeren herhangi birinin kariyerindeki olaylardan kendisine çokça argüman bulabileceği Hakan Şükür'ü en iyi 2002 Dünya Kupası performansı anlatır. Tüm turnuva boyunca adeta dökülen oyuncu, Kore maçında 9. saniyede attığı gol ile yine tarihe adını yansıtır. Boş kaleye gol kaçırdıktan hemen sonra beklenmedik güzellikte bir gole imza atabilir her an...

Kulüp bazındaki performansını, Milli Takım'a da taşıyan Hakan Şükür oynadığı futbol, attığı goller ve takım içerisinde üstlendiği misyon ile şimdiden yaşayan efsaneler arasında kendisine yer buldu. U-16 Türk Milli Takımı'nın 25 Ekim 1987'de Polonya ile 1-1 berabere kaldığı Avrupa Şampiyonası eleme maçında ilk kez milli olan Hakan, o karşılaşmada ay yıldızlı ekibimizin tek golünü atmıştı. 25 Mart 1992'de Lüksemburg'u 3-2 yendiğimiz özel maçta ilk kez A milli olan Hakan Şükür, o tarihten bu yana toplam 115 kez ay yıldızlı formayı giydi.

51 golle A Milli Takım'da en çok gol atan futbolcu unvanına sahip olan Hakan'ın Genç Milli Takımlar dahil toplam milli olma sayısı ise 159. "Kral" lakaplı Hakan Şükür, 1987 yılından beri Genç, Ümit ve A Milli takımlarda forma giydi. Türk Milli Futbol Takımı'nın 83 yıllık tarihindeki en golcü ismi olan Hakan Şükür, 102 kez ay yıldızlı formayı giyme başarısı gösterdi.

Rakamsal olarak incelediğinizde kariyeri en gelişkin Türk futbolcuyla karşılaşırsınız. İlk kez gidilen Avrupa Şampiyonası'nda ve Dünya Kupası macerasında hep onun adını ve katkılarını görürüz. Bundan yıllar sonra, attığı goller ve yaptığı asistler baki kalacak ve Hakan Şükür bir 'efsane' olarak anılacaktır.



[SIZE=3"]
HENRIK LARSSON
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



İsveç tarihinin en büyük golcülerinden Larsson'un ilginç bir futbol kariyeri var. Henüz 15 yaşında futbol oynamak için yaşadığı yerdeki bir kulübe başvuran Larsson, zayıf ve çelimsiz olduğu için reddedilir. Ancak Larsson'un inadı ve futbol oynama arzusu sonucu ikna olurlar ve bu sayede, bugün 36 yaşında olan yıldızın ikişer kez Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonaları'na katılımına ve Celtic ile lig şampiyonluğu, Barcelona ile Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamasına tanık olurlar.

1998'de katıldığı ve 7 sene geçirdiği Glasgow Rangers ile 221 maçta 175 gol atmasının yanısıra çalışkanlığı ve ateşleyici yapısıyla taraftarların unutamadığı bir oyuncu oldu. Bu arada 1999'da UEFA Kupası maçında Lyon karşısında ayağının kırılması bile Larsson'u durduramadı. Hızla iyileşen Larsson Euro 2000 finallerine katılmasının yanında ertesi sezon 37 maçta 35 gol atarak 'Altın Ayakkabı' ödülünü kazandı.

İlerleyen yaşına rağmen Barcelona ve Manchester United gibi takımlarda forma giyen Larsson, taliplerinin çokluğuna rağmen daha rahat bir ortamda futbol kariyerini sonlandırmak için milli takıma veda etti ve ülkesinde Helsingborg'da gollerini sıralamaya devam ediyor.

Centilmenliğiyle de bilinen Larsson İskoç tarihinin en golcü ismi unvanına sahiptir. Oyun zekası pasları, topsuz oyundaki başarısı ve son vuruşlarıyla Larsson gerçek bir futbol efsanesidir.



HERBERT PROHASKA
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



8 Ağustos 1955'te Viyana'da doğdu. Bir orta saha oyuncusu olan Prohaska, futbolculuk kariyerine ülkesinin Austria Wien kulübünde başladı. 1972-1980 sezonları arasında Wien formasıyla 259 maçta forma giydi ve 62 gol kaydederek kalitesini ortaya koydu. 1980 yılında İtalya'nın Inter kulübünden teklif aldı ve futbolculuk kariyerini Çizme'de sürdürdü.

Inter'de 2 sezonda 56 defa forma giyen ve 8 gole imzasını atan Prohaska, daha sonra bir başka İtalyan takımı Roma'ya transfer oldu. Roma'da 26 maçta forma giyen ve 3 gol atabilen Prohaska 1983 yılında tekrar ülkesinin yolunu tuttu. Austria Wien kulübünün 'kapımız her zaman açık' dediği Prohaska 194 maçta forma giydi ve 35 gol kaydetti. Avusturya Milli Takımı formasıyla 1974-1989 (15 yıl) sezonları arasına 84 defa milli formayı terletti ve 12 gol attı.

Teknik adamlık kariyerinde ise 1990-1992 sezonları arasında Austria Wien ile şampiyonluk yaşadı. 1993-99 yılları arasında ise Avusturya Milli Takımı'nı çalıştırdı. 1999-2000 yılında ise tekrar Austria Wien'in başına döndü. Prohaska EURO 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda ise İspanya karşısında 9-0 mağlup olan takımın başındaydı.



JOHANN CRUYFF
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Hollanda futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Johann Cruyff, 1971, 1973 ve 1974 senelerinde 3 kez Avrupa'da yılın futbolcusu seçildi. Kariyerine 1964 yılında Ajax'ta başlayan Johann Cruyff, Hollanda ekibinde forma giydiği 9 sezonda çıktığı 240 maçta 190 gole imza attır. 1973 yazında Barcelona'ya transfer olan efsane isim, İspanya'ya gittikten sonra Real Madrid yerine Barcelona'yı seçmesinin sebebini ise "Franco ile bağlantısı olan bir kulüpte oynamam" diyerek açıklar. Bu açıklamayla Katalan taraftarların gönlünde taht kuran Cruyff, çocuğuna bir katalan ismi olan Jordi adını koyar.

Barcelona'ya ilk geldiği sezon, Katalan devini şampiyon yapan Cruyff, Real Madrid'i Bernabeu'da 5-0 yenerek aynı zamanda takımının tarihe geçmesini de sağlar. Cruyff politik olarak ilkeli duruşunu, Arjantin'de kanlı askeri darbenin ardından düzenlenen 1978 Dünya Kupası'nı boykot ederek de gösterir.

Futbolu bıraktıktan sonra teknik adam olarak görev yaptığı kulüplerde de başarılı bir performans sergiler Cruyff.. Önce 1987'de Ajax'ı UEFA Kupası şampiyonu yapar, daha sonra Barcelona'da 4 lig şampiyonluğu, 1 Şampiyon Kulüpler Kupası, 1 Kupa Galipleri Kupası, 1 de Süper Kupa kazanır. O dünya futbolunun gerçek efsanelerinden biridir.

Kariyerine iki Amerika takımını da ekleyen Hollandalı yıldız, 1981 yılında Ajax'a döner ancak burada geçirdiği 2 sezonda kulübü pek de başarılı olamasa da kendisi 36 maçta 14 gol atmayı başarır. 1983-84 sezonunda futbol kariyerini noktalayacağı Feyeoord'a giden Cruyff 1 sezonda 33 maçta forma giyip 11 gol kaydeder ve futbol yaşantısına Rotterdam'da nokta koyar.

1966-1978 yılları arasında Hollanda Milli Takımı forması da giyen Johann Cruyff, Portakallar adına 48 maçta 33 gol kaydederek, milli takımın tarihinin en golcü isimlerinden olur. 1974 Dünya Kupası'nda ülkesi Hollanda'nın şampiyon olmasında büyük rol oynayan Cruyff, turnuvanın da futbolcusu seçilir.

Futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük de yapan Johann Cruyff, 1986-1988 yılları arasında, futbola başladığı takım olan Ajax'ı çalıştırır. Kulüpte geçirdiği 2 yıl gibi kısa bir sürede genç Ajax kadrosuna 2 Hollanda Kupası ve bir de UEFA Kupa Galipleri Kupası kazandırır. Bu hatırı sayılır başarıların ardından, gönlünde ayrı bir yere sahip olan Barcelona'ya gider. Ancak bu kez teknik direktör olarak? 1988-1996 yılları arasında tam 8 sezon boyunca Katalan ekibini çalıştıran Johann Cruyff, 1 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, 1 Kupa Galipleri Kupası, 1 UEFA Super Kupası, 4 La Liga Şampiyonluğu ve bir de Kral Kupası zaferi yaşatır takımına. Katalan taraftarlar kendisine ?El Salvador' yani 'Kurtarıcı' lakabı takarak onu adeta ölümsüzleştirir.



KUBİLAY TÜRKYILMAZ
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Türkiye'nin İsviçre ile tamasındaki baş aktör; Kubilay Türkyılmaz... Kariyerinin en parlak günlerini 1990'lı yıllarda Galatasaray'da geçiren Kubilay Türkyılmaz, İsviçre Milli Takımı için her zaman sığınılacak bir liman oldu. İsviçre Milli Takımı adına attığı 38 golle adını tarihe altın harflerle yazdıran Kubilay, 7 Aralık 2000'deki Dünya Kupası Elemeleri maçında Zürih'de Faroe Adaları'na karşı hat-trick yaparak rekor kırmıştı. Türkyılmaz'ın kırdığı bu rekor daha sonra 2 Haziran 2004'de Brezilyalı futbolcu Ronaldo tarafından kırıldı.

Milli Takım bazındaki başarılı kariyerini kulüp takımlarına taşıyamayan Kubilay Türkyılmaz, İsviçre'de birçok takımda forma giydi ancak hiçbirisinde Galatasaray'da elde ettiği başarıları yakalayamadı. Futbolculuk kariyerinin son döneminde İsviçre'de Luzern takımının formasını giyen Kubilay, yakasını bir türlü bırakmayan sakatlıklar yüzünden futbola veda etmek zorunda kaldı. Bir zamanlar İsviçre Milli Takımı'nın en fazla gol atan oyuncusu unvanını elinde bulunduran Kubilay Türkyılmaz'ın, Zürih'te küçük çaplı bir restaurant işletmecesi olduğunu da belirtelim...



LEV YASHIN
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



İkinci Dünya savaşı'nda Ordu Fabrikası'na katılan Lev Yashin böylece futbola ilk adımını atmış oldu. Bu sayede FC Dinamo Moskova'ya katılan Yashin'in 1950 yılındaki ilk profesyonel yılı pek parlak geçmedi. Rakip kaleciden yediği golle çok kötü bir kariyer başlangıcı yapmasına rağmen 3 yıl boyunca FC Dinamo Moskova yedek takımında görev bekledi.

Ancak zamanla kendisini kabul ettiren efsane oyuncu 812 resmi maç oynadı ve SSCB'de 5 lig şampiyonluğu kazandı. 79 kez milli formayı giyen başarılı file bekçisi 1956 Olimpiyatları'nda altın madalya, 1960'da Avrupa Şampiyonluğu kazandı.

1962'de, Şili'deki Dünya Kupası'na katılamayan takımda baş suçlu ilan edildiği için 33 yaşında futbolu bırakan Yashin, Dinamo formasıyla yeniden futbola dönüş yaptı ve o sezon 27 maçta sadece 6 gol yiyerek kırılması güç bir rekora imza attı. Altın yılını yaşadığı 1963 yılında Yashin, 'Avrupa'da Yılın Oyuncusu' seçilerek Altın Top ödülünü aldı ve bu ödülü alan tek kaleci olma unvanını elde etti.

27 Mayıs 1971'de 100 bin kişilik Luzhniki Stadı'nda 41 yaşındayken son maçını oynayan Yashin hala birçok futbol otoritesi tarafından 'Gelmiş Geçmiş En İyi Kaleci' olarak kabul edilmekte.



MICHEL PLATINI
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Sadece Fransa futbolunun değil dünya futbolunun en büyük yıldızlarından biri Michel Platini. Müthiş kariyerine Nancy takımında başlayan Platini, 7 sezon formasını giydiği kulüpte oynadığı 181 maçta toplam 98 gole imza atar. Burada bir başka Fransız kulübü St.Etienne'e transfer olan 'Şövalye' lakaplı oyuncu, 1979-1982 seneleri arasında forma giydiği 3 sene boyunca 104 maçta 58 gol kaydetmeyi başarır. Fransa Ligi'nde gösterdiği bu performansla İtalyan devi Juventus'a transfer olan Platini, siyah-beyazlı kulüpten 1982-1987 yılları arasında 5 sezon forma giyer ve 147 maçta 68 gol kaydeder. Fransa Milli Takımı ile 1984 yılında Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazanma başarısı gösteren Platini, Juventus ile Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu, 2 kere Seie A şampiyonluğu sevincini tadar. Platini halen UEFA Başkanlığı görevini yürütmektedir.

1984 yılında dünyada yılın futbolcusu seçilir. Juventus, onun kariyeri için son duraktır ve futbolu bu kulüpte bırakır. Ancak Platini için futbol bitmez ve 1988'de Henri Michel'in yerine Fransa Milli Takımı'nın başına geçer. 1992'ye kadar Horozlar'ın başında kalan Platini, İsveç'te düzenlenen 1992 Avrupa Şampiyonası elemelerini kayıpsız geçer ve 19 maçlık yenilmezlik serisi yakalar. Bu seriyle turnuvanın en büyük şampiyonluk adayı olarak gösterilen Fransa ilk turda turnuvaya veda edince Platini de işinden olur.

1984 Avrupa Şampiyonası'nı kazanan Fransa Milli Takımı'nın önemli bir parçası olan Michel Platini, turnuvanın 'en iyi oyuncusu' ve 'en çok gol atan oyuncusu' ödüllerine aday gösterilir. 1978, 1982 ve 1986 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda da iki kez yarı final yaşayan efsane isim, 2007 yılında FIFA başkanı seçilir. Michel Platini halen FIFA başkanı olarak görev yapıyor.



PAVEL NEDVED
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



EURO 2004 sonrası Çek Milli Takımı'nı bıraktığını açıklayan Pavel Nedved, sadece Çek futbolunun değil dünya futbolunun da sayılı yıldızlarından biri ve son derece parlak bir futbolculuk kariyerine sahip. Sparta Prag, Lazio ve Juventus formasıyla lig ve kupa şampiyonlukları kazanan, ülkesinde defalarca yılın futbolcusu seçilen Nedved, aynı payeye FIFA tarafından da layık görülmüştü. Ancak Nedved'in belki de tek eksiği hiçbir Dünya Kupası'nda forma giyememek olmuştur. Çek futbolcu ile aynı jenerasyonun mahsulleri olan Karel Poborsky, Vladimir Smicer gibi isimlerin de hiçbir Dünya Kupası'na katılamamış olduklarını söylemeye gerek bile yok...

Kariyerinde bir Dünya Kupası maçı bile olmayan Pavel Nedved'in Avrupa Futbol Şampiyonası kariyeri ise oldukça parlak. EURO 96, 2000 ve 2004'de Çek Cumhuriyeti formasını altından başarılı bir şekilde mücadele eden Nedved, 87 milli maçta 18 gole imza attı. İlerlemiş yaşına rağmen İtalya Serie A gibi mücadele gücü yüksek bir ligde futbol yaşantısını sürdüren Pavel Nedved, cesur ve mücadeleci futbolunun yanında örnek kişiliği ve liderlik vasfıyla Pavel Kuka'dan sonra Çek Cumhuriyeti'nin en önemli ikonlarından biri...



ROBERTO BAGGIO
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Genç bir oyuncuyken, bir maçta 6 gol atarak Vicenza kulübünün dikkatini çeken Roberto Baggio, kariyerine bu takımda başlar. Dünyanın en teknik oyuncularından biri olarak kabul edilen Baggio, 1985 yılında Fiorentina'ya transfer olur. Bu kulüpte 135 maçta 55 gol kaydeden İtalyan yıldız, bir sıçrama daha yaparak kariyerinin en iyi dönemini geçireceği Juventus'a adım atar. 1990-1995 yılları arasında Siyah-beyazlı formayı giyen Baggio, 201 maçta 115 gole imza atarak kulüp tarihinin en golcü isimlerinden biri olur. Oynadığı kıvrak futbolla herkesin gönlünde taht kuran Roberto Baggio, 1995'te Milan ile sözleşme imzalar. Milano devinde 2 yıl görev aldıktan sonra sırasıyla Bologna, Inter ve Brescia formaları giyer. Son olarak 2000-2004 yılları arasındaki formasını giydiği Brescia takımıyla çıktığı 100 maçta 46 gol atan Roberto Baggio, 2004 yılında futbolu bırakır.

Kariyeri boyunca İtalya dışından hiç top oynamayan efsane isim, İtalya Milli Takımı'nda da başarıyla görev yapar. 1988-2004 yılları arasında Azzurriler adına 56 maçta forma giyen Baggio 27 gol kaydeder. İtalya ile 3 Dünya Kupası'na çıkan Baggio, 1994 Dünya Kupası Finali'nde kaçırdığı penaltıyla ülkesini kupadan eden isim olarak herkesin kafasına kazanır.

İtalya ile 3 kez Dünya Kupası'na katılan İtalyan yıldız, 3 Dünya Kupası'nda gol atmayı başaran tarihteki tek İtalyan futbolcu olarak tarihe geçer. Roberto Baggio, 1993 yılında 'Avrupa'da yılın futbolcusu' ve 'Dünyada yılın futbolcusu' ödüllerine layık görülür.



VASSILIS HATZIPANAGI
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Yunanistan Milli Takımı'nda sadece bir kez forma giymiş olmasına rağmen UEFA tarafından altın oyuncu seçilen Vassilis Hatzipanagis 1954 yılında Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te doğdu. 1975 yılında Selanik takımlarından Iraklis ile sözleşme imzalayan Hatzipanagis, tüm futbolculuk yaşantısını geçireceği kulübe adımını atmış olur.

Hücuma dönük orta saha oynayan Vassilis Hatzipanagis, kısa sürede Iraklis taraftarının sevgilisi olmayı başarır. Yaptığı spektaküler hareketlerle göze hoş gelen bir futbol sergileyen yıldız futbolcu, tüm kariyerini Iraklis'te geçirmesinin sebebini ise kendisinin Iraklis taraftarı olmasına bağlar. Arsenal, Porto, Lazio ve Stuttgart gibi takımların transfer tekliflerini geri çeviren Hatzipanagis, 1975-1991 tarihleri arasında tam 16 sene Selanik ekibinin formasını giyer. 1976 yılında Yunanistan'ın Polonya ile oynadığı özel maçta ilk ve tek kez Yunanistan Milli Takımı formasını giyen Vassilis, stadyumu dolduran Yunan taraftarlara unutamayacakları bir futbol ziyafeti yaşatır. Ancak daha sonra, küçüklüğünde Rusya forması giydiği için Yunanistan Milli Takımı'nda forma giyemez ve bu maç onun ilk ve son milli maçı olarak tarihe geçer.

Iraklis'te oynadığı 281 maçta 62 gol kaydeden Vassilis Hatzipanagis, 2003 yılında Yunanistan Futbol Federasyonu tarafından son elli yılın ülkesindeki en iyi oyuncusu seçilir.



ZBIGNIEW BONIEK
[/COLOR][/SIZE][/FONT]



Polonya Milli Takımının efsane oyuncularından bir tanesi Boniek... 3 Mart 1966'da Bydgoszcz doğdu. 1975'te Polonya'nın Widzew Lodz takımında profesyonel futbol kariyerine başladı. 1982 yılına kadar Lodz kulübünde 7 sezonda 172 maçta 50 gole imzasını attı. 1982 yılında ise İtalya'nın Juventus kulübünün dikkatini çekti ve onun için yeni bir serüven başladı. 1982-1985 sezonları arasında Juventus formasıyla 81 maçta 14 gol kaydetti. Juventus'tan sonra futbol kariyerine bir başka İtalya ekibi Roma'da devam eden Boniek, yeni takımında 3 sezonda 91 defa forma giydi ve 23 gol kaydetti. 1976-1988 sezonları arasında 80 defa Polonya Milli Takımının formasını giyen Zbi, milli formayla 24 gole imzasını attı.

Teknik adamlık kariyerinde ise İtalya'dan Lecce, Bari, Sambenedettese ve Avellino takımlarını çalıştırdı. 2002 yılında Polonya Milli Takımı'nın başına getirildi. Ayrıca Boniek, FIFA'nın en iyi 100 futbolcu sıralamasına da adını yazdırmayı başardı.



« Son Düzenleme: Haziran,06/25/08, 2008, 02:28:10 Gönderen: muzzy_53 » Logged

..........................

Logged
ByPercin
Yarbay
*******
Üye No: 104643
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 748
Nerden: Denizli
Rep Puan: 198
ByPercin
bypercin@gmail.com
Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #1 : Haziran,06/25/08, 2008, 01:02:53 »

süpeR payLaşım... bayağı uğRaşmışsın... +REP
Logged
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Haziran,06/25/08, 2008, 04:50:25 »

çok güzel bir konu olmuş birader tebrikler  tamam  evet
rep  göz kırp
Logged
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10907
Nerden: ....
Rep Puan: 489
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #3 : Haziran,06/25/08, 2008, 04:53:22 »

teşekkur ederım arkadaslar sagolun  tamam
Logged

..........................
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 384619
Mesaj: 560188
Konu: 119528
Hoş geldiniz nesetulavur, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat
Yasemin Şifalı Bitkiler
biber hapı
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Tek Virüssüs Hack ...

Knight Online Oyun...

Knight Online Oyun...

Trade Hack Her Sıs...

1815 Koxp Denendi....

Danıştaymı Karışt...

Rep Kazanma Fırsat...

Standart Kaspersk...

Everest Ultimate E...

Vücudumuz Hastalık...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo evden eve nakliyat


YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.11.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.233 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat