Serdar
Genel Şef
Üye No: 91196
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 12296
Nerden: SİLİVRİ/İSTANBUL
Rep Puan: 4521
Şevvalde 6 Gün Oruç Tut 1 Senelik Sevap Kazan
|
 |
« : Mart,03/25/08, 2008, 11:09:05 » |
|
29-09-2006 Milliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Avrupa Birliği uğruna kendisinden istenen tavizleri asla veremeyeceğini söyledi. Oramiral Karahanoğlu, Tuzla'daki Deniz Harp Okulu Komutanlığında düzenlenen ''And içme/meç kuşanma ve 2006-2007 eğitim ve öğretim yılı açılış töreni''nde öğrencilere ilk dersi verdi.
Karahanoğlu, Türkiye’nin, geleceğini şekillendirmede kimsenin dayatma ve tavsiyesine ihtiyacı olmadığını kaydederek, "Bu süreçte (AB süreci) bilinmesi gerekir ki Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasayla belirlenmiş temel değerlerinden asla sarfı nazar edemez" dedi. Oramiral Karahanoğlu, Tuzla’daki Deniz Harp Okulu Komutanlığında düzenlenen "And İçme/Meç Kuşanma ve 2006-2007 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni"nde öğrencilere verdiği ilk dersteki konuşmasında, Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığına da değindi. Türkiye’nin AB’ye yönelişinin temellerinin 83 yıl önce atılan "Kemalist devrimi"nin hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Oramiral Karahanoğlu, devrimlerin benimsetilmesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteğinin dünyada hiçbir ülkede örneği görülmemiş kapsam ve düzeyde olduğunu belirtti. Oramiral Karahanoğlu, "Türkiye’nin çağdaşlaşma projesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin başından beri özel ve önemli bir yeri olmuştur" diye konuştu. Türkiye’nin bugün AB’ye tam üyelik müzakerelerine girmesinde Atatürk’ün devrimleriyle şekillenmiş çağdaş Türkiye vizyonunun lokomotif rol oynadığını ifade eden Oramiral Karahanoğlu, şunları kaydetti: "Unutulmamalıdır ki, çağdaş Türkiye Atatürk’ün Türkiyesi’dir. Çağdaş Türkiye, en az AB üyesi ülkeler kadar ulusal çıkarlarına, anayasal vazgeçilmezlerine ve gelecek kuşakların güvenlik ve refahına karşı hassastır. Ayrıca geleceğini şekillendirmede Türkiye’nin kimsenin dayatma ve tavsiyesine de ihtiyacı yoktur. Bu süreçte bilinmesi gerekir ki Türk Silahlı Kuvvetleri, AB idealleri ve AB uyum süreci uğruna, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasayla belirlenmiş temel değerlerinden asla sarfı nazar edemez, edilmesine de aşındırılmasına da müsamaha gösteremez. Hele bu süreç içinde karşı karşıya kalınacak istek ve talepler ulusal onurumuzu, anayasal yapımızı, devletimizin kara, deniz ve hava ülkesindeki hayati güvenlik ve dış politika çıkarları ile Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin vazgeçilmezlerini ve ayrıca tarihsel gerçeklerimizi göz ardı ediyor ve ulusal birliğimizi sarsıyorsa, bu tavsiye ve taleplerin ne kadar ciddiye alınması gerektiğini yüce milletimizin takdirine sunuyorum. Bu meyanda ayrıca, AB, Türkiye ile uyum sürecini bazı ülkelerin ve grupların Türkiye’ye karşı besledikleri hasmane politikaların uygulama alanına dönüşmesine fırsat vermemelidir."
İÇ VE DIŞ MİHRAKLAR
Karahanoğlu, kimi iç ve dış mihrakların Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak için iş birliği halinde saldırılarını yoğunlaştırdıklarını belirterek, ''Sonlarını kendileri hazırlayan bu zavallılara biz sadece acıyoruz. Bu mihraklar, ya onlar bu ülkeyi terk edecekler ya da Anadolu denizinde boğulacaklardır'' dedi. Oramiral Karahanoğlu, dersteki konuşmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevinin ''Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumak'' olduğunu vurgulayarak, buradaki ''kollamak'' kelimesinin ''gözetmek'' anlamına geldiğini, ''vazife''nin de iç ve dış tehditlerin tamamını içerdiğini kaydetti. Türk Silahlı Kuvvetlerinin milletin kendisine kanunla verdiği bu görevi her koşulda yerine getirdiğini ve bundan sonra da tereddütsüz her koşulda yerine getireceğini belirten Oramiral Karahanoğlu, şöyle konuştu: ''Haince hedefleri, Türkiye Cumhuriyeti ve bu Cumhuriyet'in temel değerleri olan ancak bu hedefleri önündeki esas engelin, gücünü Türk milletinden alan Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu bilen kimi iç ve dış mihraklar ki onlar kendilerini bizim bildiğimiz gibi çok iyi biliyorlar, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerindeki emellerine ulaşma gayretlerini sürdürürken Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak için iş birliği halinde saldırılarını yoğunlaştırmışlardır. Sonlarını kendileri hazırlayan bu zavallılara biz sadece acıyoruz. Bu mihraklar, ya onlar ülkeyi terk edecekler ya da Anadolu denizinde boğulacaklardır. Çünkü bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasa ile belirlenmiş temel değerlerine bağlı, kanunlarına saygılı, Ata'sının ilke ve devrimlerini, onun fikir ve düşüncelerini özümsemiş, irade ve kararlılığını her koşulda ispatlamış kurumlar vardır, Türk Silahlı Kuvvetleri vardır, arkamızdan gelen Atatürk'ün gençleri vardır. Sizler varsınız. Bitmez tükenmez bu gücümüz her türlü tehlikeyi bertaraf etmeye yeterlidir.'' Karahanoğlu, laiklikten ve üniter yapıdan taviz vermenin onarımı mümkün olmayacak hasarların ortaya çıkmasına neden olacağını belirterek, "Laiklik karşıtlarının güç kazandığını ve laikliğin yavaş yavaş yıpratıldığını görmenin bizleri düşündürmesi gerektiği kanaatindeyim" dedi. Karahanoğlu, yetiştirecekleri bahriye subaylarını tanımlarken, bu subayların Cumhuriyet rejimine sadık, Atatürkçü düşünce sistemini özümsemiş, Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı, bu değerleri her ne pahasına olursa olsun korumaya ve savunmaya kararlı birer lider olmalarını hedeflediklerini kaydetti. Oramiral Karahanoğlu, öğrencilerin tırmanacakları "şeytan çarmığı"nın daha ilk basamağında olduklarını hatırlatarak, "Yukarılara çıkmak için gücünüzün tükendiği noktada, Atatürk’ü okumuşsanız, anlamışsanız, onun fikir ve düşüncelerini özümsemiş iseniz, o size güç verecektir, akıl ve mantığınızı kullanmanız gerektiğini hatırlatacaktır" diye konuştu. Öğrencilere Atatürkçü düşünce sistemini anlatan Oramiral Karahanoğlu, bu sistemin ögelerinin "akıl", "bilim ve teknoloji" ile "gerçeklik ve değişim" olduğunu ifade ederek, "Atatürkçü düşünce sistemi, bireysel bir düşünce değil, milli vicdan, milli bilinçten kopup gelen, milletimizin ortak arzu ve eğilimlerinin simgesi olan bir düşüncedir" dedi. Atatürkçü düşünce sisteminin "bağımsızlık", "milli egemenlik", "cumhuriyetçilik", "milliyetçilik", "laiklik", "halkçılık, "devletçilik", "devrimcilik", "barışçılık", "akılcılık", "bilimsell" ve "gerçeklik" ilkelerini içerdiğini kaydeden Oramiral Karahanoğlu, "Bu ilkeler her türlü bölücü, yıkıcı ve gerici tehditlere, küresel ve bölgesel menfi oluşumlara rağmen nesillerden nesillere geçerek aklımızda, ruhumuzda ve kalbimizde daima yerini korumuş, pruvamızı aydınlatmıştır" diye konuştu.
MİLLİYETÇİLİK
Irkçılığı reddeden Atatürk milliyetçiliğinin bütünleştirici, birleştirici ve milli birliği sağlayıcı olduğunu vurgulayan Oramiral Karahanoğlu, şunları söyledi: "Atatürkçü düşünce sisteminde milliyetçilik, kimilerinin hevesli olduğu ümmet, cemaat gibi kavramları reddederken, aynı zamanda yeryüzündeki bütün Türkler’i bir arada, aynı devlet kimliğinde birleştirmeyi öngören ve adına ’Türkçülük’ denen ütopik düşüncenin yaşama geçirilmesini de aynı ölçüde reddeden ve Türkiye Cumhuriyeti ile onu oluşturan ulusu, yalnızca milli sınırlar içinde ülke, ülkü ve dil birliği idealinde bağımsız bir devlet kurumu halinde yaşatmayı amaçlayan bir ilkedir. Ülkenin birliği, milletin tekliği ve tam bağımsızlık; Atatürk milliyetçiliği budur. Bu ilkenin karşıtı ise ümmetçilik, şeriat taraftarlığı, emperyalizm ve evrensel kapitalizmdir. Milliyetçilik ilkesi, üniter bir devlet yapısını içermesi açısından bölücülüğün her türünün kesinlikle karşısındadır."
|