Şaşkın Ördek
Bölüm Şefi
Üye No: 3932
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 12264
Nerden: KaLe ArKaSı
Rep Puan: 1826
Bursa-TeXas
|
 |
« : Temmuz,07/05/08, 2008, 11:11:53 » |
|
Hasan Doğan'ın futbol sevgisi çocukluktan Balçiçek Pamir yazdı...
Oldu mu bu? Hasan Doğan’ın vefat haberini duyduğumdan beri televizyon başındayım. Birbirinin aynısı haberleri dinleyip duruyorum. Maçlarda eşine sarılışı geliyor aklıma… O mütevazı, o nazik ve o gerçekten de iyi adamın bu dünyadan bu kadar genç bir yaşta gittiği fikri canımı yakıyor. Yakın arkadaşlarından Cihan Kamer’i görüyorum, gözleri yaşlı. Yaklaşık 3 yıl önce Cihan Kamer ‘Seni Hasan Ağabey ile tanıştıracağım’ demişti. Onun Hasan Abisi benim için candan bir Hasan Bey oluverdi. Öylesine içi dışı bir, dürüst, sözünün arkasında duran, öylesine beyefendiydi… Onu ve eşi Aysel Hanım’ı tribünde zıplarken gördüğümde ‘İşte bu demiştim. Onlar öylesine sahicidir ki…’ Haberturk.com Yayın Yönetmeni Gülin ‘Hasan Doğan için bir şeyler yazar mısın?’ diye aradığında duraksadım. Sözün bittiği anlar vardır ya… O yüzden sizi onunla yaptığım eski bir röportajla baş başa bırakıyorum. Zordur Hasan Doğan’ın kendisinden bahsetmesi… Bu anlatılanlar bile zorla ağzından alındı inanın. Kendi adıma onunla tanıştığım, sohbet ettiğim, bir kaç kez aynı sofrayı paylaştığım ve zaman zaman fikir alışverişi yaptığım için kendimi şanslı sayıyorum. Türkiye, özellikle de futbol camiası, çok önemli bir adamı kaybetti. Ailesinin, yakınlarının ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun.
GELELİM YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJA
Hasan Doğan Başbakan Erdoğan'ın yakın arkadaşı, Ekinlik tatillerinin kahramanı. Ablası yine Başbakan'ın bir başka yakını Remzi Gür ile evli. Hasan Doğan, zaman zaman Erdoğan'ın üzerinde gördüğümüz ceketleri üreten Ramsey isimli firmanın ortağı. Doğan ile Merter'deki ofisinde buluştuk. Biraz futbol biraz hayat hikayesi derken, sonrasında "Fazla konuştuk galiba" dese de Başbakan Erdoğan ile arkadaşlığını bile anlattı.
BİR GÜN VEHBİ KOÇ ARADI
Hasan Doğan aslında Kastamonulu. Bir yaşındayken İstanbul'a gelmiş. Bir ablası bir de erkek kardeşi var. Anne ev hanımı baba ise ağaç işi imalatı yapıyormuş. "Biz varlıklı bir aile değildik. Babam daha çok eğitimimize önem verdi. O yüzden makine mühendisliği okudum. O zaman bu meslek çok cazipti. Hatta Türkiye'yi yönetenler bile mühendis olunca ben de özenmiştim. Okul bittikten sonra Londra'ya gittim. Eniştem Remzi Gür oradaydı. Bana Türkiye'de iş yapmayı önerdi." Hasan Doğan Türkiye'ye döndükten sonra eniştesi ile elektronik işine girmiş ama şirket pek de başarılı olamamış. Doğan da Koç Grubu'na bağlı Beldesan'a girmiş. "Koç okulunda çok şey öğrendim. Bir gün hiç unutmam Vehbi bey beni aradı, bir müşterinin şikayetini öğrenmek istedi. Müthiş biriydi. Her işi kendi takip ederdi. 7 yıl çalıştıktan sonra Özal'ın döneminde eniştem 'Hadi bir şeyler yapalım, zaman dışa açılma zamanı' dedi." Remzi Gür ikna etmiş, Hasan Doğan işinden ayrılmış ve bugün Armani'ye bile üretim yapan Ramsey firması ortaya çıkmış. Günde 100 ceket dikerken bu sayıyı 3500 adete çıkarmışlar ve kendi markalarını yaratmışlar.
- Şirketin ismi önce Gürmen'di sonra Ramsey oldu. Neden Ramsey? -Ramsey, Remzi isminin İngilizce okunuşu gibi. Oradan gelme. Avrupa pazarında büyük bir doygunluk var biz ürünleri artık balkanlar, Rusya, Türki Cumhuriyetler'de satıyoruz.
- Başbakan'ın yakın arkadaşı olmak işadamı olarak avantaj mı? -İş hayatı açısında dezavantaj. Örneğin biz THY ihalelerine o göreve geldikten sonra girmedik oysa yıllardır girerdik. Kamuyla işimizin olmamasına çok dikkat ederiz. Onunla dost olmak, beraber olmak ayrı bir gurur orası ayrı. Tayyip Bey'i tanıyıp da sevmeyecek insan azdır. Müthiş bir karakterdir. Beni en çok etkileyen özelliği milletin derdiyle yakından ilgilidir. En son yaz tatilindeyiz, Lübnan olayları oldu. Çok etkilendi, çok üzüldü. Ne zaman güzel bir sofrada yemek yese yemekten sonra, "Bunları bulamayanlar var" diye hüzünlenir. Popülizm yapmıyor doğruları söylüyor.
- Baş başa kalınca ne konuşursunuz? -Siyaset ve iş konuşmayız. Öyle bir kuralımız var. Geri kalan her şeyi konuşuruz. Bolca da futbol konuşuruz. Futbol sosyal hayatın bir parçası. Tatillerde başbakan bulunduğu ortamın dışına çıkmak ister, o yüzden siyaset konuşmayız.
-Sizdeki bu futbol tutkusu nereden geliyor? -Çocukluktan. Seyahatlerimi bile yurtdışı maçlarına göre ayarlarım.
-Fanatik bir Beşiktaşlısınız. Memnun musunuz gidişattan? -Bir taraftar olarak tabii ki neticelerden memnun değilim. Yıldırım başkan çok hızlı başarı istiyor ve hiç sabrı yok. Bir proje ortaya koyuyor olmayınca hemen vazgeçiyor. Bu hocayla başarının geleceğine inanıyorum ama yönetimin sabrı var mı bilemem.
-Demirören'in şampiyonluk kupasını Saffet Ulusoy'a götürmesini nasıl karşıladınız? -Beşiktaş Başkanlığı ile Yıldırım Demirören'i birbirine karıştırmamak lazımdı. Camiayı ve başkanı zor durumda bırakan bir davranış oldu. Yarın bir gün Beşiktaş şampiyon olsa, herkes bunu Ulusoy'un yaptığına inanır.
Başbakan evime ilk geldiğinde eşime "Yenge karnımız aç" dedi
‘Başbakan ile belediye başkanı olduğu dönemde tanıştık. Sonra birbirimizi sevdik ve arkadaşlığımız devam etti. Bir gece Remzi Gür'ü aradı, o da bizdeydi. Sonra bir de baktık kalkmış gelmiş. Yanında Abdullah Gül de vardı. Merhaba faslından sonra eşime dönerek "Yenge bizim karnımız aç" dedi. Tabii hanım kıpkırmızı oldu. Ne bir hazırlık var, koskoca belediye başkanı eve gelmiş. Panik içinde mutfağa koştuk. O da arkamızdan geldi. Bizim telaşımızı anlamış olmalı ki buzdolabını açtı, "Telaşa gerek yok şundan biraz, bundan biraz" dedi, bizi de rahatlattı. İçi dışı bir, samimi, alçakgönüllü, göründüğü gibi gözüken biridir Başbakan. Son derece samimi ve insanı rahatlatan bir yapısı vardır.’
|