+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | GÜNCEL
 >  + | Siyaset Forumları
 >  + | Politika
(Moderatör: Mr Smith) >  + | Hukukun Elindeki Levye Demiri

Ekim,10/08/08, 2008, 01:24:53 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Hukukun Elindeki Levye Demiri
Cevap SayisiCevap Sayisi: 3 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 163 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hukukun Elindeki Levye Demiri  (Okunma Sayısı 163 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Onbaşı
*
Üye No: 24811
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10
Nerden: Ankara
Rep Puan: 1
tunc.erkanca@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« : Mart,03/23/08, 2008, 12:34:26 »

HUKUKUN ELİNDEKİ LEVYE DEMİRİ!

       Türkiye de artık herkes yargının ne kadar siyasallaştırıldığını görebilmektedir. Düne kadar nedenleriyle anlattığımız ve asla olamaz, Hukukun mantığı böyle bir kararı kabul etmez dediğimiz 367 kararı, gözlerimizin içine baka baka çıkarılmadı mı! Bu karar çıkmadan önce bütün gazeteler kimin evet kimin hayır oyu vereceğini bas bas bağırmadı mı! Bu ülke siyasallaştırılmış ve bir partinin genel başkanı tarafından istediğimiz karar çıkmazsa şeklinde başlayan cümlelerle güdülenmiş bir yüksek yargı organı tarafından alınan anlamsız 367 kararıyla tanışmadı mı! Türkiye, bütün ömürlerini hukuka adamış Yüksek yargı organına yargıç olmuş yargıçların  almış olduğu bu karar sonrasında liseli çocukların pi sayısı 367 olsun, bir yıl 367 gün olsun söylemleriyle gülmedi mi?

Bütün üniversitelerde Siyaset bilimcileri, en kötü demokrasi en iyi askeri yönetimden yeğdir sözünü daha üniversite kapısında öğrencilere anlatırlarken, Yüksek yargı mensubu olan bazı kimselerin; başbakanların, bakanların asıldığı askeri darbeleri bile ağızlarının suları akarak övdükleri bir ülkede yaşamak ne kadar acıdır. Yoksa onlara Hukuk fakültelerinde hukukun tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı gibi ilkeler yerine 27 Mayısların üstünlüğü mü anlatılıyor?

Galiba Hukukun Üstünlüğü diye bir şey söz konusu değil, ya da asıl olan Hukukun Üstünlüğü değil, belli düşüncelere ve belli söylemlere karşı hukukun elindeki levye demiri...
   
Darbe planlarını günlük haline dönüştürenlere karşı hukuk yok, Ordu göreve pankartları ile gezen darbe çığırtkanı rektörlere karşı hukuk yok, 27 Mayısı ballandırarak anlatan yargıçlara karşı hukuk yok, Anayasa mahkemesini tehdit edenlere karşı hukuk yok, ama halkın % 47 sinin oyunu almış bir siyasi partiye karşı su uyur; hukuk uyumaz. Delil yoksa delil de bulunur. Gerekirse delil icat edilir, ama böyle bir partiye karşı hukuk asla uyumaz.

Demek ki halkın da uyanma zamanı gelmiştir artık… Ulu Önderin ölümünün hemen ardından hatta geleneklerimize göre, kırkının dolmasını bile beklemeden kendilerini Milli Şef ilan ettirenlerin zihniyetine sahip olanlar, alışmış oldukları ballı kaymaklı tek parti diktası döneminin özlemi ile yanıp tutuşanlar en azından mevcut statükoyu korumak için, amansız bir savaş içerisine girdiler. Girdiler ki ne savaş: Halk için Halka karşı…

Kimi zaman postalları, kimi zaman cübbeleri harekete geçiriyorlar. Çeteler kurup kendilerini bombalatıyorlar. MAYO davaları açıp, medet umuyorlar. Haksız da sayılmazlar. Çünkü daha dün 367 kararı alınmışsa… Bugün de halkın % 47 sinin oyunu almış, tek başına iktidar olmuş, yüzlerce milletvekili olan bir parti, halkın % 70 inin, sivil toplum kuruluşlarının, hukukçuların, siyaset bilimcilerin, Avrupa Birliğinin, ekonomi çevrelerinin ve huzur içerisinde yaşamak isteyen insanlarımızın tepkisine rağmen, tarafsızlığını açıkça kaybetmiş olan bir savcının hazırladığı iddianame ile kapatılabilecekse Demokrasi, hukuk, eşitlik, özgürlük, adil yargılanma, yargıç bağımsızlığı, bilim hakkı, hak getire...

Bugün Türkiye genelinde AK Parti kapatılsın mı? Diye bir halk oylaması düzenlenecek olsa herkes gayet açık bir şekilde biliyor ki, Evet diyeceklerin oranı % 25lerın üzerine çıkamayacaktır.

İddianame hazırlandı, M.A. Ersoy un Safahat isimli eseri dağıtılmış, mayo reklamının üzeri kapatılmış, türban düzenlemesi yapılmış, gelecekte şeriat getirme eğilimleri varmış vs… Gelin görün ki; Mahkemeler, Türk Milleti adına, bağımsız yargı yetkisini kullanırlar. Şimdi düşünün yarın 11 üyesi olan bir Yüksek Mahkeme Ak Partinin kapatılması kararını verirse, halkın %75 inin istememesine rağmen, 11 Üyeli bu mahkemenin alacağı karar Türk Milleti adına mı olacaktır!

Eğer böyle bir karar çıkacak olursa, Mahkemeler Türk Milleti adına bağımsız yargı yetkisini kullanır ve Türk Milleti adına karar verir şeklindeki bu anayasal ifadenin, derhal; Mahkemeler Türk Milleti karşı çıksa bile bir siyasi partinin genel başkanının talimatları doğrultusunda karar verir şeklinde değiştirilmesi gerekecektir.

AK Parti kapatılırsa, Ak Partiye oy vermiş milyonlarca seçmen için ne yapılacaktır. Şeriat getirme eğilimi olan bir partiye oy verdikleri gerekçesi ile 27 Mayıs hayranı hukukçular tarafından Yassıada ya mı gönderilecekler?

Biz seçmenlerin cübbesi yok, İddianame hazırlayamayız belki ama:

SANDIKTA EVET DİYE HAYKIRABİLİRİZ... ZİRA EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR...


Saygılarımla Tunc ERKAN
Logged

EGEMENLİK BAŞSAVCILARIN DEĞİL KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #1 : Mart,03/27/08, 2008, 02:52:59 »

Utanmak...


"BU devirde parti kapatmak utanılacak bir şey" diyorlar.

Ki ben onları gazete köşelerinde olsun, televizyonlarda olsun, orada-burada olsun görüyorum, bir gözleri küçülmüş:

"Neyi var arkadaşın?.."

"Utandı..."

"Neden?..

"Bu devirde parti kapatılmasından..."

*

Ama bu devirde laik cumhuriyete karşı suçlar işlenirken; suç işleyen partiye yalakalık yapmaktan utanmadılar.

Suçun işlenmesinden değil de, suça ceza verilmesinden utanıyorlar.

Siz hiç duydunuz mu; diyelim ki mahkemenin huzurunda hırsız utanmıyor. Ama hákim utanmış masanın altında, mübaşir çıkartamıyor...

Şimdi de cezadan kurtulmak için ilgili ceza maddesini çıkartmaya çalışıyorlar Anayasa’dan.

Dünyada görülmüş şey değil.

Suç duruyor da ceza kalkıyor.

Bundan da utanan yok.

*

Belki arkadaşlar hukuktan utanmıyorlar da demokrasiye karşı hassasiyetleri mi var desem...

Değil...

Çünkü demokrasimizin yüz karasıdır; genel seçimlerde kömür-nohut ile oy toplamak.

Ama utanmamışlardı.

Pekiiii...

Demokrasinin "dokunulmazlık" zımbırtısının altına; zimmet, suiistimal, evrakta sahtecilik, kayıp trilyonlar, rüşvet, hile ile çıkar sağlama gibi suçları doldurup... "Dokunulmazlık" adı altında yüz kızartıcı suçlardan kaytarmak utandırmaz mı insanı?..

Utanan yoktu...

*

Bakın; herkes AB’ye kavuşacağımızı beklerken, Arabistan’a döndü Türkiye...

Tepeden tırnağa gericilere teslim olmuş, yarından endişeleri ve korkuları olan bir ülkenin fertleriyiz artık.

Bunda gericilerin eteğine tutunmuş ahmak Türk demokratlarının payı yok mu?

Ama ne yapacaksınız, bu ülkenin ufkunu karartmaktan utanmadılar da, suç işleyen varsa hesap sorulmasından utanıyorlar...

Utanmanın utanılmazlığıdır
Logged
Onbaşı
*
Üye No: 24811
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10
Nerden: Ankara
Rep Puan: 1
tunc.erkanca@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #2 : Mart,03/27/08, 2008, 10:18:24 »

           Bu ülkede 1950 seçimlerinden beridir Gizli oy-Açık sazyım ilkesi uygulanıyor. Sandığın başına geçtiğin zaman kime oy verdiğini ne baban ne kocan görebilir, Öyleyse sana yeşil kart dağıtanlara da, kömür dağıtanlara da, iş vaadinde bulunanlara da oy vermeyebilirsin...
           Seçim hezimetini kömür torbalarına bağlamak, basit bir düşünce... iyi düşün 1950'den beridir...

Ama ondan önceeee, Açık oy-Gizli Sayım vardı... yani sen oy kullanırken birileri başında dikilip kime oy verdiğine bakardı. Sonra da sandığı götürüp kapalı kapıların arkasında sayarlardı... Onu da geç İl Valileri, aynı zamanda bir partinin il başkanı idiler.

Cumhuriyet varsa şimdi var... Demokrasi şimdi var...

Türk Siyasal hayatı kitabı okumalısın bence!

Saygılarımla, Tunc ERKAN
Logged

EGEMENLİK BAŞSAVCILARIN DEĞİL KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 464
Nerden: istanbul
Rep Puan: 10

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #3 : Mart,03/27/08, 2008, 10:29:40 »

AKP günümüzün İttihat ve Terakki'si mi?
 
Türkiye’de ciddiye alınması gereken isimlerden biri Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’dır.
Bahçeşehir Üniversitesinin Rektörü olan Arıboğan önceki gün Erzurum’da ilginç şeyler söyledi.
İşte Arıboğan’ın söylediklerinden satırbaşları:
- Devletin hukuk sistemi iflas etmiştir.
- Ordu kıpırdayamaz haldedir.
- Yasama ve yürütmede kriz vardır.
- Devlet çökmek üzeredir.
- Devlet kendi içinde çatışırsa iki yıl sürmez Türkiye bölünür ve Kürt devleti kurulur.
- Mevcut tablo laik-antilaik çatışması değil, Kürt devletinin kuruluş aşamasıdır. Tablo uluslararası bir operasyonu çağrıştırıyor.
Kimilerinizin komplo teorisi diyeceği bu değerlendirmeyi sorgulayalım:
Gelinen noktadan sonra artık hiç kimse Türkiye’nin bir krizin eşiğinde olduğunu görmezden gelemez.
Dahası, yine hiç kimse ilanı sonrasında varlığı ile Türkiye’yi alenen tehdit edecek olan K.Irak’ta bağımsız bir Kürt devletine gidişatın olmadığını iddia edemez. Evet tablo net ve hatta son derece basittir.
ABD Kürdistan’ı ilan etmek için oyun kurmuş ve şimdi o oyun oynanıyor.
Bağımsız Kürt Devletinin ilan tarihi de Türkiye’nin hem siyasal hem de ekonomik olarak tam karışacağı gündür. Şimdi o güne doğru yol alınmaktadır.
Buradan bakınca ne yalan söyleyeyim AKP’yi ben Osmanlı’nın çöküşüne iklim, ya da zemin hazırlayan İttihat ve Terakki’ye benzetiyorum.
Hatırlayın İttihat ve Terakki’nin gelişi yani  II. Meşrutiyetin ilanı  süreci de güya reyle olmuş ve bana göre yüzyılın diplomasi dehası olan Abdülhamit Han ona binaen tahttan indirilmişti.
O dönemin canlı tanığı olan rahmetli dedem Osman Kibaroğlu’nun anlattıkları şöyledir:  “Halka hürriyet mi, müsavat mı diye iki tercih sundular.. Biz hürriyeti biliyorduk ancak müsavattan kastı anlamamıştık. Biz de müsavatı reddedip hürriyet dedik.. Sonradan gördük ki bizim o tercihimiz Cihan İmparatorluğumuzun çöküşüne temel yapıldı. Biz yani ahali, hürriyet diyerek aslında Abdülhamit Cennet Mekan’a karşı çıktığımızı bilmiyorduk...”
Rahmetli dedemin geçtiğimiz yüzyılın başındaki döneme ait olan bu değerlendirmelerini bugüne uyarlayalım.
Bana göre bugün AKP’ye oy verenler de onun bir şekilde  emperyalizmin Truva Atı olduğunu bilmiyorlar..
Dahası AKP’nin lider kadroları da tıpkı Enver-Talat-Cemal üçlüsü misali, elbette vatan satmak için yola çıkmış değiller.
Bugünün AKP kurmaylarının da tıpkı İttihat Terakki önderleri gibi kendilerine göre bir dünyaları, idealleri, reçeteleri ve öncelikleri var.
Her iki yapı da asla görevli ya da hain değil.
Tersine AKP de, İttihatçılar da vatanı kendi inandıklarına göre kurtarmaya çalıştılar.
Peki sonuç ne mi oldu?
İttihatçılar devlet yönetmede ehliyetsizlikleri, duygusallıkları, sığlıkları ve maceraperestlikleri ile Osmanlı’nın sonunu getirdi, AKP ise yine acemiliği, ideolojiye mahkümiyeti, sığlığı, öncelik sıralamasının eksikliği ve yanlış tehdit değerlendirmeleri ile Türkiye’yi adeta bir buhran sürecine soktu.
Tekrar ediyorum ben yapılan onca kabul edilemez yanlışa rağmen AKP kadrolarının bunu taammüden yaptığı kanaatinde değilim.
Peki bu hale rağmen AKP, tarih önünde sorumluluktan kurtulur mu?
Bir şeyin suç ya da yanlış olduğunu bilmemek kişiyi sorumluluktan kurtarmaz... Tarihin AKP hükmü, İttihat veTerakki’den çok farklı olmayacak kanatindeyim
 
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 205822
Mesaj: 402560
Konu: 77519
Hoş geldiniz sevgi-siz, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Geveze.net Türkçe Mirc
mirc
Trsohbet.com Chat
sohbet
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

Akdeniz Nakliyat
Evden Eve Nakliyat
Türkiye Mirc
Mirc
İddaa Tahminleri
iddaa
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Stronghold Crusade...

08 Ekim Günün Sözü

08 Ekim 2008 İkizl...

08 Ekim 2008 Balık...

08 Ekim 2008 Kova,...

08 Ekim 2008 Oğlak...

08 Ekim 2008 Yay,g...

08 Ekim 2008 Akrep...

08 Ekim 2008 Teraz...

08 Ekim 2008 Başak...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo evden eve nakliyat

iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması

YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.6.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.29 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat