...__undercover__...
SÜPER ÜYE
Üye No: 27852
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1167
Nerden: Aksaray-Trabzon
Rep Puan: 1149
!...__black blood__...!
|
 |
« : Eylül,09/29/07, 2007, 11:03:14 » |
|
Pek yakında dünyanın her yerinde milyonları aşkın insan, bu bilgisayar dünyasında fantastik yolculuklar yapabilecek, alış-veriş yapıp, nerede olursa olsun kendisine gelen elektronik mektupları okuyabilecek, multimedya dünyasını evine kadar taşıyabilecektir... İNTERNET bilginin küresel seviyede ortak kullanımına en iyi örnektir. İnternette şu anda 30 binin üzerinde ağ ve 4 milyonu aşkın da abone vardır. Dolayısıyla bu dev bilgisayar ağıyla 5 kıta ve 110 ülke birbirleriyle doğrudan bağlı ve irtibatlıdırlar. Bu demektir ki, Internet, dünyadaki milyonlarca bilgisayar sahibinin, telefon hatları aracılığıyla birbirlerine bağlanabildiği bir “İnterkent ”tir. Bu bilgisayar ağıyla kişi, dünyanın herhangi bir ülkesindeki kütüphaneden kitap okuma, tarım teknolojisindeki, genetik bilimindeki gelişmeleri takip etme, hattan direkt bilgisayara aktarma çeşitli haber merkezlerinin sağladığı haberleri okuyabilme, birçok TV kanalının program listelerine ve meraklı olduğu çeşitli alanlardaki verilere ulaşabilmenin yanında bunları kendi bilgisayarının hafızasına kaydedebilmektedir. Bu vesileyle internetle pek çok gizli ortaklıklar ve dostluklar oluşmaktadır ki, bunlar coğrafi, dinî ve milli sınırların ötesine geçmektedir. İnternet’in tercih edilmesinin en önemli sebebi veri bankalarından seri bir şekilde faydalanmaktır. Bugün internet ile sadece yazılı haber alış verişi veya metin gönderme ve alma değil, multimedya şeklinde sinema filmleri, video, bilgisayar grafikleri, en yeni müzik ve renkli dergi ve gazete sayfaları bir kıtadan öbür kıtaya anında ve net olarak aktarılabiliyor. Hatta modelistler, bu yük otomobil şirketleri yeni tasarım ve projelerini bu bilgisayar ağı yardımıyla istedikleri yere ve firmaya çok kısa sürelerde iletebiliyor. İnternet, bilgi ağı endeksli bir bilgisayar şehridir. Telefon hatları, bu şehrin otoyollarını oluşturuyor. Otoyola çıktıktan sonra, herkese açık pek çok yere girebiliyorsunuz. Ancak, bilgisayar şehrinde dolaşabilmenin ilk şartı.Bu yolu size açacak bir aracı kurumla anlaşmanız. ABD ve Avrupa’da bu kurumlar yaygın iken, Türkiye’de şimdilik bu otoyolu açacak aracı kurum sayısı ikiyi geçmiyor. Bugün ABD’de bütün Amerikalıların 2005 yılına kadar bilgi ağına kavuşup bilgi alış verişinde kolaylığa geçebilmeleri için bütçeden yaklaşık 300 milyar dolar ayrılmıştır. Ve en önemli hazırlık da 2000 yılına kadar bütün okulların bilgisayar ağına bağlanması projesidir. Japonya da aynı hazırlıklar peşinde ve 2010 yılına kadar bütün ev, işyeri ve okulları bilgisayar ağına bağlamayı hedeflemiştir. Bu plan bir trafik ağı gibi işleyecektir. Avrupa’daki sanayileşmiş ülkeler de hızla bu iletişim sistemini ülkelerinde yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Sadece Fransa bunun için 200 milyar frank’ın üzerinde bir bütçe tahsis etmiştir. Kolay ve seri iletişimiyle bir anda yaygınlaşan bilgi ağı ile dünyamızı “Küresel köy” şeklinde tanımlayan iletişim bilimcileri, internet sisteminin interaktif (karşılıklı etkileşim) alanında atılmış en büyük adım olduğunu ve zamanla bu internet ağının hükümet birimlerinde, resmi makamlarda, hastanelerde, bankalarda, sigorta kurumlarında, evlerde vs, her alanda faaliyete geçeceğini söylüyorlar. Böylece bütün işler, faaliyetler hız ve haz kazanacak, pek çok şirket ürünlerini internet aracılığıyla müşteri firmalara veya mağazalara pazarlama imkânı bulacaktır. Internet’in doğuş hikâyesi gerçekten çok enteresandır. 1969 yılında Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından “Arpanet” adı altında kurulan ve diğer müttefik ülkelere kadar uzanan bu bilgisayar ağının amacı komünist ülkelerin, yani Doğu Bloğunun nükleer saldırılarına karşı tedbir almak, savunmak ve onların ilerisinde bir güce ulaşıp, teknik gelişim ve donanıma sahip olmaktı. Ancak daha sonra adını ve alanını değiştirerek, özellikle iletişim ve ticaret alanlarında bugün yaygın olarak kullanılan “Internet” şeklinde değiştirilmiştir. Bilgi, bulgu ve belgelerinizi bu yolla istediğinize gönderebilirsiniz. Gerekirse sıkıntı, istek veya önerilerinizi de bu kanal ile iletebilirsiniz. 1993 Haziranında başkan Clinton kendi bilgisayarıyla internet aracılığıyla vatandaşlarının dilek ve şikâyetlerini dinlemek istediğini bildirir. Çok geçmeden, yani birkaç ay içerisinde Beyaz Saray bilgisayarlarına 250 binden fazla mesaj gelir. Bu öyle harika bir bilgi ağı ki, yakın zamana kadar sadece belli medya ve lobilerin tekelinde ve tasarrufunda idi. Bugün artık herkes kullanabilmektedir. İnternet’in başka bir kullanım şekli de internete bağlı bilgisayarlarla istenilen herhangi bir mal veya hizmetin sipariş edilebilmesidir. Basın-yayın dünyası da bu bilgi iletişim ağında ilgi odağı durumundadır. 1995 yılı sonuna kadar yaklaşık 3000’den fazla gazete ve derginin internet ağında hizmet vereceği söyleniyor. Bu hizmetle istediğiniz gazete ve dergi sayfalarını hem ekranınızda izleyebiliyor hem de ekrandaki bu sayfalarda hoşlandığınız veya eleştirdiğiniz noktaları iletebiliyorsunuz. Böyle bir hizmetten faydalanan yaklaşık 70 bin Amerikan “Time Magazine” dergisi okuru, bir yandan internet aracılığıyla redaktörü, “Niçin 27 Haziran 1994 tarihli sayınızda futbol katili O. J. Simpson’un fotoğrafını kapak yaptınız?” şeklinde soru yağmuruna tutarken, öbür yandan da her okur kendi ekranından dergi kapağındaki bu katilin fotoğrafını karalıyordu. Redaktör, “Böyle bir tepkiyi inanın hiç beklemiyorduk!” diyebiliyordu sadece. Sorumlu müdür Tom Mandel, “Dergiye gelen bunca eleştiri bombardımanı üzerine o sayının kapağını hemen değiştirdik” dedi. Peki, Türkiye, bu “interkent”te yerini alabildi mi? Türkiye, 1993’de internet dünyasına 53. ülke olarak girdi. Avrupa ülkeleri arasında Türkiye internet’e bağlanan bilgisayar artışında (%300) ilk sıralardadır. Tabii bu yeterli sayılmaz. Çünkü, Türkiye’nin bilgi toplumu olma yarışında kazananlar safında olması bazı şartlara bağlıdır. Milli enformasyon politikası bir an önce çizilmeli, milli enformasyon master planı hazırlanmalı ve yurtdışı internet bağlantısının kapasitesi vakit kaybedilmeden artırılmalıdır. Bu bilgi ağları ile küçülen dünyamızda, komşularımızdaki gelişmeleri gözardı etmeyi doğru görmüyorsak, bir de eğer sesimizi duyurmak ve konuşan, konuşulan bir Türkiye olmak istiyorsak, bu interaktif iletişim ağına sıkı sıkıya bağlanmamızda fayda vardır. __________________
|