+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | GÜNCEL
 >  + | Siyaset Forumları
 >  + | Politika
(Moderatör: wolfson) >  + | KAZIM KARABEKİR:MUSULUN İŞGALİ UĞUR MUMCU'DAN

Temmuz,07/03/09, 2009, 02:06:32 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: KAZIM KARABEKİR:MUSULUN İŞGALİ UĞUR MUMCU'DAN
Cevap SayisiCevap Sayisi: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 1397 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KAZIM KARABEKİR:MUSULUN İŞGALİ UĞUR MUMCU'DAN  (Okunma Sayısı 1397 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Onbaşı
*
Avatar Yok
Üye No: 10
Mesaj Sayısı: 0
Nerden: Gözlerinin derinliklerinden...
Rep Puan: 170

Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« : Aralık,12/21/06, 2006, 08:48:36 »

Karabekir, Musul'un işgali ve İngilizlerin yenilmesiyle M. Kemal'in imparatorluğunu ilân edeceği kanısındadır Bu kuşkusunu Fevzi Paşa'ya da anlatır.
Fevzi Paşa. «bizim vazifemiz hükümetin emrine itaat­tir» der.
Karabekir, Fevzi Paşa'nın Diyarbakır'daki Kolordu Ko­mutanı Cafer Tayyar Paşa'ya (Eğilmez) verdiği son emri de öğrenir. Bu son emir şöyledir56:
(İcap ederse eşkiyayı Londra'ya kadar takip edece­ğiz.)
Günlerden 18 Ekim'dir.
Mustafa Kemal, doğu gezisinden Ankara'ya dönmek­tedir. Karabekir, M. Kemal Paşa'yı Ayrancı sırtlarında kar­şılar.
M. Kemal, Karabekir'! görünce arabasını durdurur. Arabada İsmet Paşa da vardır.
Karabekir, M. Kemal Paşa'ya :
—  Paşa Hazretleri; bir harp tehlikesi karşısında ol­
duğumuzu ve. zat-ı samilerine dahi arz ettiğim mütalâala­ rıma rağmen Musul Harekâtı'na başlamanın buna sebep
olduğunu öğrendim. Paşam, netice felâket olur.
Mustafa Kemal, Karabekir'in sözünü keserek şunları söyler:
—  Büyük Millet Meclisi'ni acele topladık. Söz mille­
tindir!
Karabekir, bu konuşmadan sonra günlüğüne şu not­lan düşer: «Artık kararımı vermiştim. Söz milletindir; söz mil­letin, kabul!»
Karabekir, dört gün önce de Millî Savunma Bakanlığı bütün kolordulara gizli bir emir yollamıştır:
1643 sayılı emirde, ordu müfettişlerinin Bakanlıktan izinsiz gezilere çıkmamaları gereği bildiriliyordu!
Karabekir, Ali Fuat Paşa ve Rauf Bey'le de konuş­muş ve kararlarını vermişlerdi.
Parti  kuracaklardı!
Şu satırlar Karabekir'indir:
«Harp felâketinin önüne ancak Büyük Millet Mecli­si'nde bir blok halinde görünebilirsek durabiliriz. Esasen Cumhuriyet'in kökleşmesi için icabında bir parti halinde çıkmaya da karar vermiş bulunuyorduk.»
«Ordu müfettişliğinden çekilmeden önce kimi komu­tanlarla kendileriyle birlik olmaya kandırmak için çalıştı­lar. Bu bir yıl içinde, Cumhuriyetin ilânı, halifeliğin kal­dırılması gibi işlerimiz, ortaklaşa düzen kuranları bir­birlerine daha çok yaklaştırdı ve birlikte çalışmalara yol açtı. İşe, siyasadan başlayacaklardı. Bunun için uygun zaman ve fırsatı bekliyorlardı. Siyasa alanındaki ve or­dudaki hazırlıklarını yeterli görüyorlardı. Gerçekten- Rauf Bey ve benzerleri parti içinde sürdürmeye başladıkları durumlarıyla. Meclisin dinlenme dönemine rastlayan za­manda milletvekilleri üzerinde ve yeni seçimde başarı kazanamayan İkinci Grup üyeleri aracılığı ile bütün yurt­ta, ulusu bize karşı kışkırtmak için çalışmak fırsatını el­de ettiler. Yurt içinde birtakım gizli örgütler kurmaya ve girişimler yapmaya da başladılar»57
Kurtuluş Savaşı'na başlarken birbirlerine bu kadar güvenen, birbirlerine bu kadar inanan iki komutan ara­sında güven duygusu kalmamıştı.
Karabekir, kendisinin devre dışına çıkarıldığı ve ken­disine hiç güvenilmediği kanısındadır. Bu kanılar kuşku­lara dönüşür.
M. Kemal de Karabekir'in kendisine karşı komplo dü­zenlediğinden kuşkulanmaktadır.
Erzurum'da birleşen yollar Ankara'da ayrılmıştır.
Karabekir'in anlattığı olayları bir de Söylev'den iz­leyelim.
Atatürk diyor ki:
«Hakkari bölgesinde Nasturi ayaklanmasını bastırmaya çalıştığımız bir sırada İngiltere hükümeti de hükü­metimize kesin bir nota verdi.
İngiltere'nin kesin notasına bildiğiniz biçimde yanıt verdik, savaşı bile göze aldık, işte Söz konusu ettiğimiz kişiler, bu çetin günlerde, bir yabancı devletin bize sal-dırabileceği günlerde kendilerinin de bize saldırarak ereklerine kolaylıkla  ulaşabilecekleri  kuruntusuna  kapıldılar. Savaşa hazır bir durumda bulundurmaya zorunlu olduk-, ları ordularını başsız bırakıp, daha önce sevmediklerini söyledikleri siyasa alanına koştular.»
Atatürk, Söylev'de Karabekir'in ordudan ayrılmasını böyle anlatır.
Olay M. Kemal Paşa'nın Söylev'deki tanılarına göre bir «komplo» muydu? Yoksa Karabekir'in ileri sürdüğü gi­bi bir savaş tehlikesini önleyen hareket mi?
Bu soruya yanıt verebilmek güç; güç değil olanak­sız.
Gelin o zaman olayların akışını hem Söylev'den hem Karabekir'in anılarından izleyelim:
Karabekir, Fevzi Paşa'ya giderek ordudan ayrıldığını bildirmiş; Fevzi Paşa, Karabekir'! kararından caydırmaya çalışmıştır..
Karabekir, anılarında Fevzi Paşa'ya M. Kemal ve çevresi ile ilgili eleştirilerini yinelediğini; Fevzi Paşa'nın da kendisine hak vererek «ordudan ayrılma» dediğini ya­zıyor.
Evet; köprüler atılmış; güven duyguları yok olmuştur.
Karabekir. Fevzi Paşamdan bütün bu olaylara karşı ta­vır almasını ister. Olup bitenlerden acı acı yakınır. Sert eleştiriler yapar.
Fevzi Paşa'ya «ordunun başı sıfatıyla susuyor ve da­ha fenası bizi hiçe sayıyorsunuz» diye sitem eder.. Kendi durumundan yakınır; «ordu müfettişliği emir zabitliği .va­ziyetinde..» der.
Fevzi Paşa'yı do «Milli Müdafaa Vekâleti de sizin ka-lem-i mahsusunuz halinde» diye eleştirir.
Düşünce ayrılıkları güven bunalımına/güven buna­lımları kuşkuya; kuşku da duygusal tepkilere dönüşmüştür.

Evet, savaş başlamıştır.

Bu savaşta Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı ile Do­ğu Cephesi komutanı artık iyice karşı karşıyadırlar.

Komplo

Atatürk, Söylev'de Karabekir. Ali Fuat Paşa ile Re-fet ve Cafer Tayyar Paşa'ların bir komplo düzenledikleri kanısındadır.
Bu olayları ve duyduğu kuşkuları şöyle anlatır:
Söylev'in bu bölümünü bugünkü Türkçeye yapılan çevirisinden okuyalım:
   «Şimdi sayın baylar, isterseniz, size büyük bir «komplo» üzerine bilgi vereyim.
1924 yıl» Ekim'inin 26. günü geç saatlerde birinci ordu müfettişinin görevinden çekildiğini bana bildirdiler. Müfettiş Paşa'nın Genelkurmay Başkanlığına verdiği çekilme dilekçesi şudur:
Genelkurmay Başkanlığına
26.10.1924
Bir yıllık ordu müfettişliğim sırasında gerek teftişlerim sonunda verdiğim raporların gerekse ordumuzun yük­selmesi ve güçlendirilmesi için sunduğum tasarıların dik­kate alınmadığını görmekle üzüntüm ve kaygım çok büyük­tür. Üzerime düşen görevi milletvekili olarak daha çok gö­nül rahatlığı ile yapacağıma inandığım için ordu müfet­tişliğinden çekildiğimi bilgilerinize sunarım efendim.
Milli Savunma Bakanlığına da yazılmıştır.
Kâzım Karabekir

Bu çekilme yazısının altında renkli kalemle şunlar ya­zılıdır:
«Çekilmesini uygun bulmadığımı bildirdim. Düşünce­sinde direndi. Yarın milletvekilliği görevine döneceğini bil­dirdi.»
Bu satırların altında imza yoktur; ama Genelkurmay Başkanının yazdığı anlaşılıyor. Daha aşağıda da kırmızı mürekkeple yazılmış şu notlar vardır:
(Gelen rapor ve taşanların hepsini göreyim. Bunla­rın hangi maddeler üzerinde neler yapılmış ve hangi mad­deleri yapılmamış; onları da dosyalattır da göreyim.)
Bu notların altındaki tarih 28 Ekim'dir.
Baylar, Kâzım Karabekir Paşa'nın raporları ve tasa­rıları Genelkurmay'da ilgili bölümlerde incelenmiş, bun­lardan kabul edilip uygulanabilecek olanlar dikkate alın­mış ve uygulanmış idi. Ancak uygulanması devletin gücü dışında bulunan ya da bilimsel değeri olmayıp kendi ki­şisel ve düş gücüne dayanan önerileri doğallıkla dikka­te alınmamıştı.
 Kâzım Karabekir Paşa'ya raporlar ve ta­sarılarından dolayı bir beğence verilmesi de gerekli gö­rülmemişti.
30 Ekim günü de 2. Ordu Müfettişi Ali Fuat Paşa'nın Konya'dan geldiği bildirildi. Kendisini akşam yemeğine Çankaya'ya çağırdım. Geç vakte kadar bekledimse de Pa­şa gelmedi. Kendisini aratırken öğrendim ki, Fuat Paşa'­yı Ankara'ya gelişinde Rauf Bey karşılamış, Fuat Paşa Millî Savunma Bakanlığı'na uğradıktan ve kimi arkadaşlar­la da kısa görüşmeler yaptıktan sonra Genelkurmay Baş-kanlığı'na gitmiş, bir süre Fevzi Paşa ile görüşmüş, çı­karken de Fevzi Paşa'nın emir subayına şu kâğıdı bırak­mış :
Genelkurmay Başkanlığı Yüksek Katına
30.10.1924
Milletvekili görevime başlayacağımdan 2. Ordu mü­fettişliği görevimden bağışlanmamı saygı ile dilerim efen­dim.
Ankara Milletvekili Ali Fuat
Baylar, milletvekilliğinden çekildiğini Meclis Başkan­lığına bildirmiş olan Refet Paşa'nın da çekilme yazısını Rauf Bey'in geri aldırdığını öğrenmiştim.Atatürk, bu gelişimlerden kuşkulanmış ve olaylara şu tanıyı koymuştur:
Komplo!
Söylev'de «komplo olarak nitelenen bu olaylara kar­şı şu önlemler alındığı anlatılır
ilk iş, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'nın millet­vekilliğinden ayrıldığını TBMM başkanlığına telefonla bil­dirmesidir. M. Kemal Paşa, bundan sonra ikinci adımını atar. ikinci adım, milletvekili de olan komutanlar Cevat Paşa, İzzettin Paşa, Ali Hikmet Paşa. Şükrü Naili Paşa, Fahrettin Paşa ve Cafer Tayyar Paşa'lara ivedi telgraflar çekerek, bu komutanlardan ya milletvekilliğini ya da ko­mutanlığı seçmelerini istemek olur.
izzettin Paşa, Ali Hikmet. Şükrü Naili ve Fahrettin Paşalar, orduda kalmak istediklerini bildirirler.
Diyarbakır'da bulunan 3. Ordu Müfettişi Cevat Paşa'-dan68 gelen yanıt oldukça serttir:
— Yüksek kişiliğinize karşı olan güvenime ve sevgi­me inanmanızı saygı ile dilerim. Ancak, böyle bir yurt görevinden ivedilikle çekilerek ulusa ve seçim bölgem halkına karşı sorumlu ve suçlu duruma düşmemekliğim için çekilmemi gerektiren nedenlerin açıklanmasına yük­sek buyruklarınızı saygıyla rica ederim..
Aynı içerikteki' bir telgraf da yine Diyarbakır'daki Ye­dinci Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Paşa'dan gelmiş­tir.
«1 — Siz yüce Cumhurbaşkanına karşı beslediğim saygı ve sevgiye güvenilmesin! rica ederim.
2   — Bu dakikada seçim bölgem halkı ile görüşme­
den yüksek önerinizi kabul etmekliğim beni ulus önünde
sorumlu duruma düşürebilir.
3   _ Yurdun ve ulusun çıkarları milletvekilliğinden he­
men çekilmemesini gerektiriyorsa, kesin karar verebilmek-
liğim için durumun aydınlatılmasını saygı ile rica ederim.»
M. Kemal Paşa ertesi gün Cevat ve Cafer Tayyar Pa­şalara şu telgrafı gönderir:
Komutanların milletvekili de olmalarının orduda ve komuta işlerinde beklenilen düzenbağı ile bağdaşmadığı kanısına varılmıştır. 1. ve 2. Ordu müfettişliklerinin gö­revlerinden çekilip Meclise dönerek orduları elverişsiz bir zamanda başsız bırakmış olmaları bu görüşü pekiştir­miştir. Seçim bölgeniz halkı, ordu düzenbağının esenliği için vereceğiniz karardan kuşkusuz kıvanç duyar. Daha önce yazıldığı üzere kararınızı bildirmenizi rica ederim.»
Müfettiş Paşa
ikinci adım da başarıyla sonuçlanmış; sıra üçüncü adımı atmaya gelmişti.
Cevat ve Cafer Tayyar Paşalar, görüşlerinde direnir­ler.
Üçüncü adım atılır.
Üçüncü adım, Cevat ve Cafer Tayyar Paşaların or­du ile ilişkilerinin kesilmeleriydi. Hemen bu işlemlere baş­vuruldu.
Karabekir, anılarında, ordudan çekilme kararını «İngilizlere •karşı Musul nedeniyle açılacak savaş» nedenine bağlar. Ve komutanların ordudan çekilmesinin bu savaş tehlikesini önlediğini yazar.
M. Kemal Paşa da olayı iç siyasete dönük bir «komp­lo» olarak görür.
Siyaset bir satranç oyunudur. M. Kemal, bu satranç oyununda Karabekir'in «komutanların siyasetten ayrılma­sı» taktiğini Karabekir ve arkadaşlarına karşı uygular!
M. Kemal, siyasal savaşı da kumanda eder.
Millî Savunma Bakanlığı, Karabekir ve Ali Fuat Pa-şa'dan görevlerini yeni komutanlara devir etmeleri buy- ruğunu verir.
Ordudan ayrılan Karabekir ve Ali Fuat Paşa hemen Meclise girerler. Mecliste o gün kendilerini bir sürpriz beklemektedir:
Meclis başkanlığınca TBMM salonundan çıkarılırlar!
Karabekir, durumdan yakınır. TBMM'deki görevini yeğlediğini,, bu nedenle yerine atanan komutanı bekleme­nin «uydurma bir neden» olacağını söyler.
M.Kemal'in yanıtı acı ve serttir: 
«Ordumuzun (yükselmesi ve güçlendirilmesi için) ta­sarılar sunduğundan söz eden ve onlar dikkate alınmadı­ğı için (üzüntüm ve kaygım büyüktür) diyen eski Müfettiş Paşa, yurdun üçte birini kaplayan koskoca bir ordu­yu gönlünün istediği-anda, beş satırlık bir yazı yazarak başsız bırakmanın ne denli yeğni ve ordunun yükselti­lip güçlendirilmesi bakımından temel olan düzenbağını ne kertede bozucu bir davranış olduğunu kavramış görün­müyor. Dikkate alınmadığını savladığı rapor ve tasarılarıy­la yapamadığı işi; devletin kesin süreli bir nota aldığı ve bundan dolayı olağanüstü toplantıya çağırdığı Mecliste yapmaya kalkıştığını ileri süren Müfettiş Paşa, kendisi gi­bi davranan arkadaşlarıyla birlikte, pek elverişsiz bir za­manda, orduya ne kötü kargaşa örneği gösterdiğini an­lamak istemiyor.»
Karabekir, gereken devir-teslimden sonra TBMM'de-ki görevine başlar. Ve arkadaşlarıyla birlikte «Terakkiper­ver Cumhuriyet Fırkası» adıyla bir parti kurar.
Karabekir, anılarında bu oluşumu şöyle anlatır:
«Az sonra biz Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıy­la Mecliste faaliyet için resmen Dahiliye Vekâletine mü­racaat edince M. Kemal Paşa da Halk Fırkası'nın başına Cumhuriyet kelimesini koydurarak Cumhuriyet Halk Fır­kası adını verdi. 21 Kasım'da da İsmet Paşa başvekillik­ten, hastalığı bahanesiyle istifasını verdi. Yerine Fethi Bey başvekilliğe getirildi.
Ben, fırkanın liderliğine, Rauf ve Adnan Beyler ikinci liderliğe, Ali Fuat Paşa da Umumî Kâtipliğe intihap oluna­rak Meclis önünde hürmet edilmesi lâzım gelen bir fırka He ise başladık»»».
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası nasıl bir partiydi? İdeolojisi neydi?
M. Kemal, o etkili ve hünerli konuşma biçimi (üslû­bu) ile bu soruları şöyle yanıtlıyor:
«(Parti dinsel düşünce ve inançlara. saygılıdır) söz­lerini ilke edinip bayrak gibi kullanan kişilerden, uzdilek (iyiniyet) beklenebilir mi idi? Bu bayrak yüzyıllardan beri, ^bilgisizleri, bağnazları ve boş inançlara saplanmış olanları aldatmaya kalkışmış kimselerin taşıdıktan bayrak değil mi idi? Türk ulusu yüzyıllardan beri sonu gelmeyen yı­kımlara, içinden çıkabilmek için büyük özveriler isteyen pis bataklara, hep bu bayrak gösterilerek sürüklenmemiş miydi?
Cumhuriyetçi ve ilerici oldukları sanısını vermek isti-yenlerin, yine bu bayrakla ortaya atılmaları; dinsel bağ­nazlığı coşturarak, ulusu, cumhuriyete, ilerlemeye ve ye­nileşmeye karşı kışkırtmak değil miydi?

Yeni parti, dinsel düşünce ve inançlara saygı' perdesi altında (Biz halife­liğin yeniden kurulmasını isteriz. Biz yeni yasalar isteme­yiz. Bize din yasaları yeterlidir. Medreseler, tekkeler, bil­gisiz softalar, şeyhler, müritler, biz sizi koruyacağız; bi­zimle birlik olunuz! Çünkü M. Kemal Paşa'nın partisi ha­lifeliği kaldırdı, müslümanlığı zedeliyor, sizi gâvur yapa­cak, size şapka giydirecek ) diye bağırmıyor muydu? Ye­ni partinin ilke edindiği bu^ sözler, bir gerici haykırışlarla dolu değildir denebilir mi?
(Parti dinsel düşünce ve inançlara saygılıdır) ki, Te­rakkiperver Cumhuriyet Partisi izlencesi en yaygın kafa­ların ürünüdür. Bu parti, yurtta can kıyıcıların, gericilerin sığınağı ve dayanağı oldu; dış düşmanların yeni Türk Dev-leti'ni, körpe Türk Cumhuriyeti'ni yıkmayı öngören plan­larının kolaylıkla uygulanmasına yardım etmeye çalıştı. Tarih; gizli amaçlarla düzenlenmiş genel ve gerici doğu ayaklanmasının nedenlerini inceleyip araştırdığı zaman, onun önemli ve belirli nedenleri arasında. Terakkiperver Cumhuriyet Partisi'nin dinsel konularda verdiği sözleri ve doğuya gönderdiği sorumlu yazmanın kurduğu örgütleri ve yaptığı kışkırtmaları bulacaktır.»
Karabekir, ordudan ayrılmalarıyla Türkiye Cumhuri-yeti'nin bir savaşa girmesinin önlendiği kanısındadır.
Şöyle yazar:
«Çok çetin mücadelelere ve iftiralara uğradık"0. Ya­rınımız mahv oldu. Fakat yılmadım. Hakikat ve hürriyet uğruna ölümü de hiçe sayarak sonuna kadar didiştim. Gerçi ben ve arkadaşlarım sağ kalanlar da çok çektik. 44 yaşımda genç bir kumandan ve bütün rütbelerini ateş altında ve millet için feda etmiş olan ben ve emsalim es­ki tekaüt kanunu mucibince tekaüde sevk olunduk. Tev­kif olunarak İstiklâl Mahkemesine verildik. Ön beş yıl bir düziye takip ve taciz olduk. Bütün bunlar çok acıdır. (..). Sine-î millete biz girmekle (..) çok daha mesut ve bahti­yar olduk.
Karabekir, anılarını şöyle bitirir:
«Vatandaş,
Milletin hürriyetini tehlikede görürsen karşısındaki kim olursa olsun tek dağ başı mezar oluncaya kadar mü­cadelene devam etmek vazifendir. Çünkü insanlarda ha­yat denen "şeyin kıymeti ancak hürriyet iledir.
Hür ol, esir yaşama!»
Logged



 

Logged
BANLANDI
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 1298
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1076
Nerden: yozgat
Rep Puan: 304
YOZGAT ÜLKÜCÜ GENÇLİK

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #1 : Nisan,04/24/07, 2007, 10:04:08 »

bilgin için teşekkürler göz kırp
Logged

Onbaşı
*
Avatar Yok
Üye No: 9651
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 44
Nerden: şanlıurfa
Rep Puan: 4

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #2 : Haziran,06/28/07, 2007, 12:58:20 »

ayrıca şeyh sait isyanı da hilafetin kaldırılmasını istemeyen başta kazım karabekir ali fuat ve rauf paşalar gibi dönemin ünlü isimlerinin kurduğu terakkiperver cumhuriyet fırkasının ilk örgütlenme yeri olan bingöl(genç)çevresinde meydana gelmiştir...
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 281784
Mesaj: 505957
Konu: 107294
Hoş geldiniz estagePeadrablefilt, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

Ekin Evden Eve
Evden Eve Nakliyat
TrSohbet.Com
sohbet
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Bizim Çok Zeki İle...

"iyi Ki Bu Komutan...

M H P Sini Neden S...

Atatürk :hepimizin...

Her Şeyi Sorun, Ce...

I. Murat ( Hüdaven...

Çocukluktan Bu Yan...

El Hizb-ul-ergenek...

Tsk Yeniçeri Ocağı...

İzmirlilerden Özür...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo-harran üniversitesi evden eve nakliyat


YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.7.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.154 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat