Konuları Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
1
|
GENEL / Sağlık / Modern Tıbbın On Büyük Yalanı
|
: Haziran,06/02/08, 2008, 01:25:06
|
|
Uzun yıllar sektörün içinde bulunan Ellison, Hayykitap'tan çıkan “Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar” adlı çalışmasında ilaç şirketlerinde dönen olayları, insan sağlığının nasıl paraya kurban edildiğini yılların deneyimlerine dayanarak anlatıyor. Aslında ülkemizde de zaman zaman ilaç şirketlerinin doktorlarla kurduğu ilişkiler etik dışı bulunduğu için gündeme geliyor. ‘Modern tıbbın 10 büyük yalanı” üst başlığıyla verilen kitapta Ellison, ilaç şirketlerinin uydurduğu en büyük yalanlardan biri olan kolesterol üzerinde çok duruyor. Ne yüksek kolesterol kalp krizine yol açıyor ne de ilaçlar kolesterolü düşürüyor. Peki biz ne yapıyoruz? Başımız bir küçücük ağrısa dahi, hemen ağrıkesicilere saldırıyoruz. Doktorumuzun söylediğini sıkı sıkıya uyguluyoruz. Oysaki, Ellison'a göre, doktorlar da itibarlı tıp dergileri tarafından fena halde kandırılıyor. Ellison, “Bulgularımın sonuçları: Batı tıbbı, hile üzerine inşa edilmiştir. Doyurulamayan bir paragözlülükle motive olmaktadır, sağlıkla değil.” diyor. İşte yazara göre Batı tıbbının 10 büyük yalanı!
”Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)'nin onayladığı ilaçlar güvenli ve etkindir.” Bu görüş Ellison'a göre büyük bir yalan. Çünkü Vioxx isimli ilaç kalp krizi ve felce neden olmasına rağmen FDA tarafından onaylandı. Aynı durum tansiyon ilacı Posicor, antidepresan Prozac, Zyprexa ve daha birçok ilaç için geçerli…
”İlaçlar bilime dayanarak onaylanır.” USA Today gazetesine göre FDA uzmanlarının yarıdan fazlasının, ilaç şirketleriyle doğrudan maddi ilişkisi var. İlacın piyasaya çıkıp çıkmayacağına karar veren kurulun yüzde 51'i, diğer yüzde 49'u ölümcül ilaçların güvenli ve gerekli olduğunu ikna etmek için uğraşıyor.
”İlaç reklamları bizi bilinçlendirir.” Pfizer'in en çok sattığı kolesterol düşürücü ilacı Lipitor'un reklamlarında kas ağrısı, kas kaybı, güçsüzlük gibi yan etkilerin görülmediğini söylüyor. Oysaki bu, diğer kolesterol düşürücü ilaçlara karşı üstünlük sağlamak için uydurulan bir yalan. Pfizer, FDA tarafından bu konuda uyarılmış ama hakkında dava açılmamış.
”İlaçlar, yaşam kalitemizi yükseltir.” FDA tarafından onaylanan ilaçlar her yıl yaklaşık 160 bin kişiyi öldürüyor. Yaklaşık iki milyon insan, ilaçların yol açtığı hastalıklara yakalanıyor. Obezite, kanser, böbrek yetmezliği, otizm, depresyon bu hastalıklardan bazıları.
”Doktorlar reçeteli ilaçların tehlikeleri konusunda hassastır” Batıda doktorlar, reçeteli ilaçlar hakkında bilgi edinmek için tıp dergilerine başvuruyor. Çünkü en güvenilir kaynak bu dergiler. Bütün makaleler bilimsel gerçeklere dayanarak sunuluyor. Oysaki, Batı'da ‘tıbbi hayalet yazarları' var. Bu ‘güvenilir' makaleleri onlar yazıyor. Kim bunlar? Tabii ki, ilaç şirketleri tarafından kiralanan hekimler!
”Besin destekleri tehlikelidir” İlaç şirketleri, besin destekleriyle rekabeti aza indirmek için hükümeti etkileme amaçlı bir dizi teknik kullanıyor. Bunlardan ilki, besin maddelerinin doğru kullanımıyla ilgili dersin 85 yıl önce tıp fakültelerinden kaldırılmış olması. Bir diğeri ise, ilaç endüstrisi lobisinin medyayı etkisi altına alarak, besin desteklerine karşı olumsuz bir hava estirmesi.
”Efedra kalp krizi ve inmeye neden olur” Ellison'a göre kalp hastalığı için önerilen Efedra uzun yıllardır güvenle kullanılan bir ilaçtı. Ama ilaç şirketleri Efedra'ya karşı çıktı ve yasaklandı. Çünkü reçetesiz satılan birçok ilaç da Efedra'nın etkisine sahip. Mesela burun damlaları, soğuk algınlığı tabletleri, öksürük şurupları ve astımı rahatlatıcı preparatlar gibi. Efedra, diğer hastalıklara da iyi geldiği için ilaç şirketlerini zarara sokuyordu. Yasaklamadan önce Amerika'da her yıl 2 milyar dozdan fazla satılıyordu.
”Yüksek kolesterol, kalp hastalığı için risktir” Bu sağlık efsanesi ABD'de çökertildi. Kalp hastalığı 35 yaşın üzerindeki tüm Amerikalılar için ilk ölüm nedeni. Yazar nedenini şöyle açıklıyor: “Kalp hastalığı riskinin, kan kolesterolü yükseldikçe arttığı doğruysa, o zaman kalp krizinden genç yaşta ölenlerin total kolesterolünün de yükselmiş olduğunu görmeliyiz. Bu doğru değildir. Kalp krizlerinin ve inmelerin yarısı kolesterolü yükselmemiş kişilerde ortaya çıkıyor.”
”Kolesterol kötüdür” Amerikan Kalp Birliği'ne göre, 105 milyondan fazla Amerikalı'nın kolesterol düzeyi 200 mg/dl ya da daha yüksek seviyede. Bu, ilaç endüstrisi için potansiyel müşteri anlamına geliyor. Yazara göre yüksek kolesterol ömrü uzatıyor; yüksek kolesterolü olan erkeklerin bağışıklık sistemi daha güçlü. Ayrıca kolesterol karaciğerde safra asitlerinin üretimine yardımcı oluyor. Bu asitler vücudun artık ürünlerden temizlenmesi için gerekli.
”Kolesterol düşürücü ilaçlar güvenli ve etkindir” Kolesterol düşürücü ilaçlar, bellek ve odaklanma üzerinde olumsuz etki yapıyor. Kanser riskini artırıyor, sinirlere hasar veriyor. Zaten bu ilaçların ana maddesi, kırmızı pirinç mayası diye bilinen bir mantarın izole edilmiş zehrinden başka bir şey değil.
|
|
|
|
|
2
|
GENEL / Sağlık / Coca Cola Siroza Neden Oluyor
|
: Haziran,06/02/08, 2008, 01:11:19
|
|
Coca Cola´da bulunan bir maddenin siroza neden olduğu ortaya çıktı. DNA bozukluğuna da yol açan E211 ürünlerden çıkartılacak.
Sudan sonra en çok tüketilen Coca-Cola´da bulunan E211 (Sodyum Benzoat) maddesinin siroza neden olduğu ortaya çıktı. DNA bozukluğuna da yol açan E211 ürünlerden çıkarılacak.
Piyasaya çıktığı ilk günden beri içerisindeki katkı maddelerini bir sır gibi saklayan Coca Cola firmasının sırrı sonunda çözüldü. Yapılan araştırmalarda Coca-Cola´nın içerisinde E211 (Sodyum Benzoat) maddesinin bulunduğu saptanmış, firma uzun süre bu iddialara karşı sessiz kalmıştı. Sodyum Benzoat maddesi siroz, parkinson gibi hastalıklara davetiye çıkarıyor, hiperaktivite bozukluğuna neden oluyor ve DNA´ya zarar veriyor.
KÜFLENMEYİ ÖNLÜYOR
Genel olarak gazlı içeceklerin birçoğunda bulunan ve küflenmeyi önleyen bu maddenin C vitaminiyle karşılaşınca kansorejene dönüştüğü belirtildi. Coca Cola firması ilk olarak Diet Colalar´dan bu maddeyi çıkartacaklarını ve yıl sonuna kadar tamamen kullanımdan kaldıracaklarını açıkladı. Firma sözcüsü bu maddeyi kullanmayı bırakacaklarını açıklasa da Sodyum Benzoat´ın yerini tutacak başka bir bileşen bulamadıklarını da itiraf etti.
Bugün
|
|
|
|
|
3
|
YORUMCUYUZ.NET ÜYE İLANLARI / Diğer İlanlarınız / Altınolukta Kiralık Yazlık
|
: Nisan,04/04/08, 2008, 10:02:44
|
|
Altınolukta tribleks yazlık ,sezonluk kiraya verilecektir.(tertemiz eşyalı) ön ve arka bahçesi olan; dağ ve deniz manzaralı teras, iki tuvalet ,iki mutfak,iki yatak odası,üç balkon,barbekü,site içerisinde,emniyetli,denize 100 metre,hertürlü hizmetin sunulduğu deniz yıldızı kulüpten denize girme imkanı.Alplerden sonra ikinci oksijen deposu olması nedeniyle astım hastalarının şifaa bulduğu belde.Temiz kullanacak bir aileye kiraya verilecektir.
|
|
|
|
|
4
|
GENEL / Hastalıklar / Hepatit
|
: Mart,03/30/08, 2008, 11:36:04
|
|
SARILIK VE ASTIM
Türk Milletine vurulan darbe sadece, ekonomik, terör, eğitim boyutunda kalmıyor işin birde sağlık boyutu var.
ŞİMDİ ŞOKKKK
Türkiyede 6 milyon Hepatit B taşıyıcısı var. Yani nüfusumuzun neredeyse 10'da 1'i bu hastalığa sahip. Gerçekten korkunç ve büyük bir orana inanmak güç ama ne yazıkki doğru kullanılan ilaç miktarı, tedavi gören hasta sayısı bize bu acı gerçeği gösteriyor.
Geçenlerde TÜRK Karaciğer Vakfının davetlisiydim. Prof.Dr.Muzaffer Gürakar çok değerli bir insan aynı zamanda Karaciğer Vakfının da Başkanı, seminerde şöyle konuştu.
“ Türkiye'de 6 milyon Hepatit B ve C taşıyıcısı olduğunu buluyoruz. Ancak Hepatit B'ye karşı aşı yaptırma bilinci geliştiği için, B hepatitli hastaların sayısı azalmaktadır. C hepatiti ise son yıllarda dünyada giderek artmakta ve bu durum kaygı yaratmaktadır. Türkiyede de 1.5-2 milyon arasında Hepatit C taşıyıcısı bulunmaktadır.
Hepatit B ve C'nin tedavi edilmemesi durumunda SİROZ ve KARACİĞER Kanserine neden olduğu vurguladı.
Hepatit B aşısının yaygınlaşması durumunda, Türkiye de 20-25 yıl sonra siroz a dönen Hepatit B'lerde. Karaciğer nakline gerek kalmayacağını kaydeden Gürakar, Hepatit C aşısının ise henüz deneme aşamasında olduğunu söyledi.
Türkiye'de Hepatit B taşıyıcılığı oranının % 7.8 olduğunu anlattı ve bu oranın Diyarbakır'da %15, Mardin'de de % 25'e çıktığını söyledi .”
Arkadaşlar bildiğiniz gibi bu hastalık büyük oranda pislikten geçer, pislikten yayılır.
İyi yıkanmayan bardaklar, kaşıklar, kağıt paralar, pis tuvaletler, oyun kağıtları, açıktan geçen kanalizasyon, kan ve kan ürünleri v.b.
|
|
|
|
|
5
|
GÜNCEL / Milli Uyanış / Kehanet
|
: Mart,03/30/08, 2008, 11:19:02
|
|
Kehanet
Yaman Törüner
"Türk İmparatorluğu'nun Çöküşü"ne dair kehanetleri de kapsayan Laonicus Chalcondyles'in "Kehanetler Kitabı" Aytunç Altındal tarafından yayımlandı. Altındal, kitabın önsözünde, geleceği Tanrı'dan başka hiç kimsenin bilemeyeceğini, ancak, "kehanetler"in birer öngörü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. 1425 yılında doğup yaklaşık 1490 yılına kadar yaşamış ve hayatının bir bölümünü Konstantinapolis'te (İstanbul) geçirmiş olan Atinalı tarihçi yazarın kitabında yer alan ve gerçekleşen kehanetlerden bazıları şöyle:
? Katolik Kilisesi ile İstanbul'daki Ortadoks Kilisesi kardeşçe kucaklaşacaklardır. Bu kucaklaşma, aynı ifadelerle Kasım 2006'da gerçekleşmiştir.
? Fatih'ten sonraki 16. padişah döneminde, Osmanlı içerden çökmeye başlayacak ve padişah kendi adamlarınca devrilecektir. 16. padişah III. Ahmet'tir ve Eylül 1730'da Patrona Halil'in başlattığı isyandan sonra yok edilmiştir; kehanet yerini bulmuştur.
? Bu dönemde, Tatar Hanı Osmanlı'ya yardım etmeyecektir. Bu da gerçekleşmiştir.
? "Üç kez üç yüz yıl ve bir de yirmilik" tarihinde Osmanlı Devleti yok olacaktır. Gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti 1920'de kurulmuştur.
Kehanet gerçekleşti
? İstanbul'u ele geçirecek olan padişahın adı ile teslim edecek olanın adı aynı olacaktır. Her ikisinin adı da "Mehmet"ti. Kehanet doğru çıkmıştır.
? Çok hızlı davranan bir Müslüman prens, Hıristiyanlara fark ettirmeden, Türk Devleti'ni yeniden kuracaktır. Bu prens Atatürk'tür ve kehanet gerçekleşmiştir. Gelelim kehanete göre, diğer olacaklara veya Altındal'ın deyimiyle, "öngörü"lere:
? İstanbul'un camileri ve Ayasofya üzerinde haçlar dikilecektir. Bu haçlar, saplanacağı yere silahlı ellerle saplanacaktır. Bu muhteşem şehrin yıkımı gelecektir. Yıkım, sadece orada yaşayanlar sevdiği dini değiştirirse duracak ve şehir lanetten kurtulacaktır.
? Yıkım adaletsizliklerin en kötülerinin gerçekleştiği bir dönemin ardından olacaktır. Tüm Doğu ülkeleri de Hıristiyanlarca fethedilecektir. Böylece, ölü yaşayan, soyulmuş ve felç olmuş bir yönetim sona erecektir.
Tesadüf o ki...
? Önce, Müslüman şeriatı artacaktır. Eğer yedinci seneye kadar kaldırılmazsa, on ikinci seneye kadar buranın hakimi olacaktır. Sonra, Hıristiyan silahlarıyla bir tutsaklık dönemi gelecektir.
? Türklerin başına geçecek 11. devlet adamı, ülkenin bekasını belirleyecektir. Tesadüf o ki, yakında 11. cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Hıristiyan âlemi bu yüzyılı değişim yüzyılı olarak görüyor ve İslam üzerindeki oyunları artırıyor. Bu uğurda, İslami yönetimlerin kullanılması da söz konusu olabilir. Kehanetler, çoğu zaman sonradan yorumlanır ama devlet büyüklerinin ağzından duyduğumuz, "Türkiye Cumhuriyeti'nin her zamankinden çok tehlike altında olduğu" görüşlerini de yok sayamayız. 16.07.2007 , Milliyet Gazetesi
|
|
|
|
|
6
|
YÖNETİM & KULLANICILAR / Öneriler & Şikayetler / Yabancı İsimleri Çağrıştıran Kullanıcı İsimleri.
|
: Ocak,01/04/08, 2008, 12:03:41
|
|
Türkçe'nin yabancı kelimeler altında ezildiği bir dönem yaşıyoruz.Buna savaş açmak için Yeni bir Karamanoğlu Mehmet bey beklemek yerine,biz Mehmet Bey olalım ve savaşımızı açalım.Bu konuda ve bu site için ilk yapılacak şey kullandığımız sembolik isimlerin Türkçe ve Türkçeyi çağrıştıran tarzda olması gerektiğidir. Bu teklifime üyeler katılır mı, yönetim ne der bilmiyorum ancak sizleri düşünmeye ve uygulamaya davetediyorum.
|
|
|
|
|