Konuları Göster
|
|
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 132
|
|
31
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Bu Da Son Ziyaretin
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:09:24
|
|
BU DA SON ZİYARETİN ( O BİÇİM GİDECEKSİN )
Tesadüf durmadı hiç kelimelerim yan yana Hepsini hizalamıştı gözlerin, şimdi olmasalarda Hele bir salındınmı toprağım titrerdi Bayrağım inerdi, kolların beni teslim almasalarda Makineli tüfek gibi bakardın sen Tokalaşırken cehennem uzatırdın avuçlarıma...
Çok yıldız göndermiştim gökyüzünden Çok yıldız düştü şimdi gözlerimden Çok sallanmıştım çok Şimdi çakıldım ve ığranamıyorum yerimden Öcüsüz masalımızda öcüymüşsün Acıymışsın, tadsızmışsın, nankörmüşsün sen Damarlarında dolaşan tek duygu övülmek Sonrasını ben söyleyeyim, sonrası söğülmek Bu kadar hain olabilirmiydin Bu kadar alçalabilirmiydin sen...
Kalemim bile hayret ediyor sana Nasıl bir düzen ettin sen bu Çobana Böyle değildin sen Dikenleri bile güzel bir güldün anlasana 2006 kere sevmiş olsamda 2007 kere artık olmayacaksın demiştim Bak hala varsın ama Karalandın satırlarımda Sana yazarken titrerdi bu ellerim Şimdi ha varsın, ha yoksun yazdıklarımda...
Aklıma bile gelmezdi sana aksi laf edeceğim Tertemiz yüreklim demek yerine yüreksiz diyeceğim Birdaha asla yanılmayacak ve inanmayacağım Değil bir damlanı, zerreni bile beklemeyeceğim Hiç konuşmadım kimseye, senle alakalı söz etmedim Tek satırlarımda kalmıştın, buda son ziyaretin Bittin be gülüm yoksun artık Niye gülüm diyorsam, buda senin rezaletin...
Son son biraz daha yazayım bitiremiyorum Bu şiirde de yer ettinya, sonunu getiremiyorum Nasıl sevdiysem Aynen öyle terk ediyorum Gitmeden bir iyilik ettin Kelimeleri değneksiz gütmemeyi öğrettin Dilimden atalı çok olmuştu Bugünde yüreğimden uçtun gittin Gözümden düşen yıldızlara aldanma sakın Onlar düştükçe dirildim, kuvvetlendim Seni gözümden yıldız yıldız Yüreğimden evren evren attım ve sildim İçimde kaç ışık yılı yol aldıysan Dışımda ondan milyon kat geriledin ve bittin Prenses demiştimya bilememişim Sen bu gönülden prenses gibi değil, O biçim gittin...
24 NİSAN 2007 ÇOBAN M.Y.B
İzin alınarak yayınlanmıştır..
|
|
|
|
|
32
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Beklenen
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:07:53
|
|
BEKLENEN
Henüz kınından çıkmadı kalemim Hangi diyarın, hangi ikliminde yaşayan Hangi prensesi bekler acep Ve kalemime emretti yüreğim İllede o kimse onu bekleyecek Meleğe benzemesi şart değil Kanatları olmasada olur BEKLEYENE BEKLENEN olmayı bilsinde Olurya, bekleyişim son bulur... Omzuma kelebek konsa yıkılacak kadar Yüreğime yürek değse düşecek kadar yorgunum Elimi tutana gönlümü sunacak kadar Gözlerimi denizim bilecek kadar Gökyüzünde yıldız yapacak kadarda mecnunum... Bu süresiz bekleyişin sonu varmı Umudum acaba beni ayakta tutarmı Hangi ihtimalin hangi tarafı AŞK'I NAMUS BİLENİ BANA SUNARDI... Kimler kimi ve neyi özlemişse Ben en emsalsiz özleyenim Dengi yok hasretimin sanmıyorum Ne garip bir haldirki usanmıyorum... BEKLEYEN İLE BEKLENENin hikayesi olsaydı Beklenenin adı geçerdi sadece Bekleyeninse gönlü Çünkü beklemek bir ömürdü... Tabanca gözlü bir BEKLENEN Zamanın hangi kısmında kurşun sıkacak Ve görmeyen gözlerimi görür yapacak Körüm şimdi Bakıyor olmam aldatmasın Benim gözlerim Beklediğime kavuşunca hayat bulacak...
2005 yazı Çoban m.y.b Şiir demetinde kaydı vardır
zzbb.jpg
beyazg_l.jpg
BU DA SON ZİYARETİN ( O BİÇİM GİDECEKSİN )
Tesadüf durmadı hiç kelimelerim yan yana Hepsini hizalamıştı gözlerin, şimdi olmasalarda Hele bir salındınmı toprağım titrerdi Bayrağım inerdi, kolların beni teslim almasalarda Makineli tüfek gibi bakardın sen Tokalaşırken cehennem uzatırdın avuçlarıma...
Çok yıldız göndermiştim gökyüzünden Çok yıldız düştü şimdi gözlerimden Çok sallanmıştım çok Şimdi çakıldım ve ığranamıyorum yerimden Öcüsüz masalımızda öcüymüşsün Acıymışsın, tadsızmışsın, nankörmüşsün sen Damarlarında dolaşan tek duygu övülmek Sonrasını ben söyleyeyim, sonrası söğülmek Bu kadar hain olabilirmiydin Bu kadar alçalabilirmiydin sen...
Kalemim bile hayret ediyor sana Nasıl bir düzen ettin sen bu Çobana Böyle değildin sen Dikenleri bile güzel bir güldün anlasana 2006 kere sevmiş olsamda 2007 kere artık olmayacaksın demiştim Bak hala varsın ama Karalandın satırlarımda Sana yazarken titrerdi bu ellerim Şimdi ha varsın, ha yoksun yazdıklarımda...
Aklıma bile gelmezdi sana aksi laf edeceğim Tertemiz yüreklim demek yerine yüreksiz diyeceğim Birdaha asla yanılmayacak ve inanmayacağım Değil bir damlanı, zerreni bile beklemeyeceğim Hiç konuşmadım kimseye, senle alakalı söz etmedim Tek satırlarımda kalmıştın, buda son ziyaretin Bittin be gülüm yoksun artık Niye gülüm diyorsam, buda senin rezaletin...
Son son biraz daha yazayım bitiremiyorum Bu şiirde de yer ettinya, sonunu getiremiyorum Nasıl sevdiysem Aynen öyle terk ediyorum Gitmeden bir iyilik ettin Kelimeleri değneksiz gütmemeyi öğrettin Dilimden atalı çok olmuştu Bugünde yüreğimden uçtun gittin Gözümden düşen yıldızlara aldanma sakın Onlar düştükçe dirildim, kuvvetlendim Seni gözümden yıldız yıldız Yüreğimden evren evren attım ve sildim İçimde kaç ışık yılı yol aldıysan Dışımda ondan milyon kat geriledin ve bittin Prenses demiştimya bilememişim Sen bu gönülden prenses gibi değil, O biçim gittin...
24 NİSAN 2007 ÇOBAN M.Y.B
g_lllll.jpg
yokki.jpg
BATIYORSUN
Zehrolmuş zerafetin, asaletin kalmamış Bakışın yakardıya, ateşi azalmış Dere tepe dememiş yüreğin Kirlenmişsin sen, dünya senide sarmış... İstemeye istemeye geçtim yanından Kokun gelmesin diye nefes almadım Gözlerimi tuttum gözlerine değmesinler diye Düşmedim işte geçtim ve yıkılmadım Yüreğim çıkacaktı ama tuttum işte bırakmadım... Hey gidi geçmiş zaman hey Kızarırdın beni görünce Al al olurdu yanakların Kelimelerin takılır, tutulur kalırdın Şimdi kaşarlanmış yüreğin Yoksa hala melek gibi anılırdın... Kanatların yoktu yanında Kirpiklerin dirgen olmuş Yüreğin kürek Temiz taraf kalmamış kanında Batıyorsun git gide Batıyorsun giderek... Utanırken güzeldin sen Şimdi utanmazsın Mezarlık etme demiştimya kalbini Anladımki sen uslanmazsın Anladımki Sen bu çobanın yanında güzel durmazsın...
çoban m.y.b 16 MAYIS 2007
ESKİDEN BEYAZLIM
Vay benim eskiden beyazlım vay Sen ne kadar kararmışsın yav Salına salına gelir yüreğimi alırdın Götürürde semaya koyardın... Bekle derdin bana Yüreğim tertemiz derdin Bakıyorumda yüreğini bensiz kirlettin Koca kışı seni bekleyerek Kardan adam ola ola bitirttin Yaz gelincede kaçış zulmünle Gönlümü ne biçimde erittin... Seneler ne çabuk geçiyor, öleli tam bir sene olmuş Daha kabrime gelipte dua bile etmedin... Hatırlıyor ve hatırlatıyorum diye Gururlanme ve sevinme sakın Sanmaki varsın, sanmaki bitmedin... Farzetki, bu Çoban Geçen sene kelime otlattığı merada Ve sende az biraz yanındasın İşte o kadarcık efkarlanıp yad edildin...
Yoksa inanki yoksun Salya sümük unuttum ben seni bütün ifrazatları gönlüne kustum Ne büyük yalanmışsın Yalan kere yalanmışsın Buda eşittiir benide yakmışsın... Neyse ölüler fazla konuşmamalı Diriler ölmeden bilemezler gerçeği Ölürsen beklerim eskiden beyazlım Sensin bu Çobanın kalbindeki, son Prenses çiçeği...
25 MAYIS 2007 ÇOBAN M.Y.B ÖLÜLER MERASINDAN
ESARET
Lügatimi dolduran gözlerinin tesiriydi Gözlerinin tesiride gönlümün esaretiydi Gönlümün esareti Çoban edince Çoban kelimelerini topraklarında gütmeliydi... Yakınında çok kelime güttüm ben Sana gözükmeden ve yüreğine belli etmeden Hiç bildirmedim aklıma takla attırdığını Hiçde anlamadım gidişinde hangi trene inandığını Yolundaki raylar inlerken dikkat etseydin Belkide giderken beni bu kadar çiğnemezdin Kendinmi kandın kandırıldınmı bilmiyorum Hala o günü silemedim takvimimden silemiyorum... Çoban ettin beni Şiirlerin yemyeşil merasında kelime otlattım Akşam olunca biriktirdiklerimi deftere kapattım Verimi olmayanların hepsini attım Çok iyi besledim kelimeleri, tesirli otları çok yediler Kimin kulağına üflesem, Kulağını delip kalbine girdiler Sendeki kalbe aklım ermedi benim Nasıl bir zırhla kuşattıysan sana hiç yetişemediler...
çoban m.y.b 25 MAYIS 2007
8.jpg
KISA MESAJ
Aydınlığından ayrılışı Kopuşların en hüzünlüsü olarak tadıyor Lakin Üzülmüyor, yanmıyorum Çünkü her yerden, olduğun yeri hissediyorum Çünkü her yerden sana kendimi yolluyorum Çünkü volta atışıma Çünkü utancıma Çünkü fersiz gözlerime Seni şelale saçlarınla gelen prenses yapıyorum Ne emsalsizdin öyle Çobana fırsat verme şerefinde bulundun Söylediğim tüm gerçeklere İltifat olmayan hakikatlere Tebessümünle teşekkürde bulundun... Sabahın ışıkları aydınlığına karışır Şelale saçların gözlerimde Tebessümün yüreğimde dolaşır Diyecek başka bir şey yok Fevkaladeydi sabah Fevkaladeydi saçların Fevkaladeydin sen baştan sona Ve bu satırlardan güvenimi yolluyorum sana Kabul edersin biliyorum Biliyorum reddin olmaz senin Derler ki Kalbi zariftir prenseslerin Sonbahar yollara yaprak yaprak düşerken İşte ben ve işte senin için kelimelerim...
03 kasım 2006 KONYA ÇOBAN M.Y.B
KURBANLIK GİBİ
Anlaşılan bu çobanlık epey uzun sürecek Kelimeleri gütme işi bitmeyecek tükenmeyecek Karşındaki ne kadar narin olsada Kıymetini bilmedi işte bilemeyecek... Hüzün bulaştırmak istemedinya Yalan nedir bilmedinya Dürüstlüğün bu zamana yetmeyecek... Her şeyin eksik senin Sadece kelimelerle olmazki Ne dersen de ne söylersen söyle O aklındakini okuyamayacak göremeyecek... Kurbanlık gibisin be çoban Ne yaranı saran ne efkarını anlayan gelecek... Biryerlere gidecek gibisin Ve Sen giderken o üzülmeyecek...
Anlamak istemedi seni anlamak işine gelmiyor Edeceği bir tebessüm onuda sana çok görüyor Bak sen sıkıntından kelimelerle hüzün yaylasını dolaşırken O hala sana açmadığı camının önünde oturuyor
Anlayacağın Kurşuna alışmış göğsüne Bugün mızrakta nasipmiş Kalbin yorulmuş gönlün üşümüş yüzün eskimiş De bakalım ALLAH a emanet et ve de Elveda Çoban istenmediği masaldan gidermiş...
09 mayıs 2007 Çoban m.y.b
İzin alınarak yayınlanmıştır...
|
|
|
|
|
33
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Kelimelerim Ve Sen
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:06:47
|
|
KELİMELERİM VE SEN
Ne biçim kelimelerim vardı Keskinletir keserdim Sivriltir saplardım Örüp ağ eder kalpleri tutardım Sen çıktın geldin Kelimelerimide sakat ettin Sihir serptim olmadı Kanat taktım olmadı Bal döktüm olmadı, acı kattım olmadı BİR YAPRAĞINI BİLE BIRAKMADAN GİDEN GÜL'SÜN Şelale ettin gözlerimi, yerin ne yazık dolmadı Yoluna halı yapardım kelimelerimi Üstüne elbise ederdim Saçlarını tarardım kelimelerle Bileğine takıp bilezik Ayağına takıp halhal... Dizlerinde uyurdu kelimelerim Masal oludu, latife olurdu ama yalan olmazdı Dikenlerinden başka bir şey kalmadı bende Hepside yüreğime battı BİR YAPRAĞINI BİLE BIRAKMADAN GİDEN GÜL'SÜN Beddua etmedimde edememde Bir an olsun aklımdan gitmeyen Bende yuvası daim olan yüzün, isterimki hep gülsün... Sen varken avlanmadım kelimelerle Vuracak birsürü AŞK vardı Ben kaçtım, onlar kovaladı Söz verdim sözümü tuttum Çünkü asla sana ihanetim olamazdı... Yüreğimi söküp alsalar içimden Sökerken seni haykırır Kesseler yine sen ezseler yine sen Anlayabilirmisin bilmiyorum ama Bendeki seni keşke görebilsen... Aynı yerde hapsolmuşum Kelimelerim hep aynı Sana küskün yıldızlar gibi gittiler Sevdanı en çok taşıyan kelimelerim bile gökyüzünden kaydı Usanmadan, bıkmadan satırlarda yarıştıklarına bakma Onların yeri keşke satırlar değilde, kulaklarına konabilmek olsaydı... Ey benim henüz aklı tamam olmamışım Kabahati sana bulmam, ben kendim yanılmışım Haddimde değildin, emsalimde değildin BEN LEYLA'MI YANLIŞ KÖYDE ARAMIŞIM Unutamamakmı dersin Akımlı yetmiyor gidişine bilmem Tek bildiğim Ben seni bu yüreğe aldıysam Bu canda bu nefes bitene kadar silmem...
04 eylül 2006 çoban m.y.b
İzin alınarak yayınlanmıştır..
|
|
|
|
|
34
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Onurumu Kurşunladın
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:05:28
|
|
Seni görmekmi yoksa görmemekmi daha çok üzüyor bilemedim O nasıl gelişti öyle diye yazmıştım, gidişine akıl erdiremedim Hala susuyorum, gönlüm tutuldu, acıyor Görmemeye çalışıyorum ama varlığını hissetmek bile varlığımı boğuyor Biliyorsunki gelirsen başım doğrulmaz bakmam, bakamam Senin yüreğimi yaktığın gibide yakmam, yakamam İçime cehennem koymuştun çekingen gözlerinle Cehennemini cennet edemedim kan biriken gözlerimde Hep kaçtım senden, hep kaçacağım Kalabalıklarda karşıma çıkma ihtimalin var diye Görürsem gözlerin gönlüme değer diye Yine derdine düşerim diye, yine severim diye büküyorum boynumu Biliyorsun hak etmediğimi ama nasılda kurşunladın onurumu Ne kaldıki bende ben her şeyimi sana sunmuştum Verilen aşk geri alınmaz gülüm, sen bu Çobana prenses olmuştun Senin için silmiştim her şeyi ve herkesi Sözde korkmayacaktık, görmeyecektik ayrılık kafesi Şimdi beni ağlattığın o mahpustan duyamazsın Kalemimin sesini ve satırlarıma düştüğüm seni Tertemiz sevmiştim, tozsuz, dumansız, çamursuz, yalansız Uçurumdan itilirmi insan, birde sırtıma hançer sapladın vicdansız Vicdanın olsa ağlarken kıyabilirmiydin bana Hangi heyecan benden daha çok tesir etti sana Gittin hiç düşünmeden, hiç üzülmeden beni üzdüğüne Bense seni üzmemek için yuttum zehrini her gördüğümde Hiç böyle susmamıştım ben kimse susturamamıştı Kimse gönlümü sallayamamış ve dahi kusturamamıştı Anladımki şiirlerimden gitmeyeceksin, o halde seni kovuyorum Kolay sanma bu kovuşu, içimi parçalıyor ve acıtıyorum Verdiğim sözleri hiç yemedim sonuna kadar sözüm sözdür Kovduğuma bakma gülüm senin aşkın benim içimin ateşidir közüdür...
28 ağustos 2006 Çoban m.y.b
izin alınarak yayınlanmıştır...
|
|
|
|
|
35
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Dümdüzüm
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:04:09
|
|
DÜMDÜZÜM
Ne mürekkepleri döktümde yoluna Okuyamadın kendini benim satırlarımda Endamına fedaydı, zerafetine ölürdü gönlüm Onlar nasip olmadıda yokluğunla gömüldüm Kabrimi gözlerine kazdırmak isterken Baktığın en uzak yerleri ettin cesedime mesken Hiç unutamadım, hiç olmadı, hiç kalmadım Ne kadar susamda kalemime hakim olamadım Yıldızlar yolladım çam sakızı çoban armağanı Kabul ettin onları ve yoktu sana ulaşmayanı Dağlara üfleyip hasretini, düz etmiştim uğruna Şimdi düz olan benim, dümdüzüm yokluğunda Hissiz olamazsın sen, bu hale seviniyor olamazsın Boynu bükükken ben, başın dik duramazsın Hergün unutmak için dua ediyor ama atamıyorum Ammada uzadı yokluğun, yoksunya yapamıyorum Benim kalbim yalnız sana yanmış Artık kelimeleri sevgiyle güdemiyorum...
13 eylül 2006 Çoban m.y.b
İzin alınarak yayınlanmıştır..
|
|
|
|
|
36
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Gurbete Kaçış
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:02:17
|
|
GURBETE KAÇIŞ
Hava soğuk Camı siper etmiş yıldızlara bakıyor Ve her zamanki gibi kelime güdüyorum Yediğim kurşunlara müteakip Bende iki kurşun atmak istedim kelimelerle Beni her zerremden vuran o gözlere Gerçi sonradan koşup önüne geçer Kendimi feda ederim ama olsun Bu yürek o gözlere feda olsun köle olsun Boşunamı çobanım ben Hüzün yine benim, tebessüm onun olsun Hava soğuk gurbetteyim İçim donmuş olacak Kimsenin üşümediği memlekette üşümekteyim Sözde gözlerimi kaçıracak Onu birdaha görmeyecektim Birdaha yanmayacaktım Oysa geride koskoca yüreğimi bıraktım Hava soğuk, gurbetteyim, birde efkarlıyımki Birde üzgünüm, birde küskünümki Gurbette anlamadı beni O da sırtını döndü ve kaçışıma güldü Barındırmak istemiyor, etrafımı dertler bürüdü Ne aşkmış be Kuvvet bırakmayan, takat yetmeyen Sekaret edip hiç diriltmeyen Elveda ey yar Kimse anlamasada Allahım biliyor Seni çok sevdim ama, unutmayacağım ama Birdaha gözlerine asla bakmayacağım Dönmek yok bu yoldan Bu kaçışa sabredip katlanacağım Ne seni geri isteme düşkünlüğüm Ne yeni bir sevdam olacak İhanet etmedim ve etmeyeceğim sana Seni geri istemek bile ihanettir bana Elveda ey yar Unutulmayacağın halde elveda Bir çoban elveda dedimi Bir daha gönlüne düşmezsin hiç korkma
20 ARALIK 2006 Çarşamba MİLAS 02:26 ÇOBAN M.Y.B
İzin alınarak yayınlanmıştır...
|
|
|
|
|
37
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Ayrılık Dediğin
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 01:01:02
|
|
AYRILIK DEDİĞİN
Kelimeleri ağlarken duydunuzmu siz Çok ağladık kelimelerle biz Gözyaşı gözden, kelimeler yürekten sızar Ayrılık tatmadıysanız bilemezsiniz Ama ayrılık, ayrılık olacak Öyle bir olacakki Ondan sonra nefes daralacak Bir damla sevinç kalmayacak Senelerce gülmeyeceksiniz Dile getiremeyecek Sunamayacaksınız hislerinizi kulaklarına Onsuzluğu ona anlatamayacak Asla, duymuyor diye üzülmeyeceksiniz Ayrılık dediğin ayrılık olacak Yaşamayı bırakıp öleceksiniz Bi ayrılıktan sonra gülebiliyorsa İçi içini yakıp kavurmuyorsa Hüzün tüm zerrelerinde dolanmıyorsa Hala yaşayabiliyorsa insan Ayrıldım dediğinin değerimi olur Değer dediğin aşk kitabında Bir an bile unutmamakla korunur Ben nasıl kıymet vermem Ben nasıl kendimi ona siper etmem Öyle sevdimki Öyle sevdimki birdaha sevemem ben Ondan sonra hiçbir gözde mana görmedim Kimse dizlerimi titretemedi tebessümüyle Kimse sallayamadı Kimse sollayamadı Nasıl katlanayım, nasıl katlanırız Kelimelerim ve ben hep ona koşmaktayız Şerefim üzerine yemin ederimki Bir kez sarılabilmek uğruna ölürüm İki üç dört beş değil bir kez için Milyonlarca kez dağılırım, bölünürüm Ayrılık böyle olacak Unutmayacaksınız Unutabildiğiniz hiçbir ayrılık aşk değildir Aşk unutamamak Aşk yorulmak, kırılmak, darılmak Aşk aç olmak ve hiç doyamamaktır Aşk hem ayrılığa tahammül edebilmek Hemde ölene dek onsuz olamamaktır
9 ARALIK 2006 MİLAS ÇOBAN M.Y.B
İzin alınarak yayınlanmııştır...
|
|
|
|
|
38
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Şiir / Seni Sana Okuyayım
|
: Ağustos,08/26/08, 2008, 12:59:36
|
|
Birbirine benzer kelimelerim ama Her seferinde insanı başka bir yerinden keserim Çok kahrederim çok küserim ama Gönlünü üşütmem korkmayasın sıcak, sımsıcak eserim Tufanından sonra CUDİ dağına oturmasa da gemim Hayata tutunuşuma sevindiğine eminim Hep ayrılık yazan bu kalemi sevdiğine Ve eminim beni sevmesen de özlediğine Ayrılık demiştim değil mi? Milyonlarca yıldır patlamamışım gibi Volkanmışım gibi, lav püskürttün yüreğime Yaktın içimi, içim krater gibi Şu anda sabah ezanı okunuyor Dualarım sanki hiç gitmemişsin gibi
Henüz haberin yok Ne şiirler yazdım yokluğunda Bak uyuyamadım yine birikmişim Belki tebessüm edersin duyduğunda
Bir an bile gitmedi gözlerin gözlerimden Bir an bile o beni vuran tebessümünü unutmadım Ve her an sen döküldün sözlerimden
Sahtekarlık yaptım acıma diye Belli etmemeye çalıştım öldüğümü Sanki birileri varmış gibi davrandım Olacak işmi bu ben kendimi kandırdım Hava aydınlanır birazdan Egede güneş nasıl doğuyor görmemiştim Az kaldı göreceğim ama Ben yüreğime seni güneş bilmiştim Sabah sen geçerken aydınlanıyor Akşam giderken kararıyordum ben Sabah seninle ısınıyor Akşam yoksun diye yanıyordum ben Şimdiyse yokluğun katmerlendi Nerelerdesin be gülüm nerelerdesin sen Küstürdünya beni Kaçırttınya Anlayamadınya Çobanı kelimeleriyle baş başa bıraktınya Nerdesin gülüm Nerdesin ALLAH aşkına Bu ömürde birdaha olmayacakmısın Gel şair etme beni Gel ben çoban kalayım Gelde yine seni sana okuyayım Yokluğunda birikenler Satırlarda sıralanınca güzel okunuyor Fakat şu koca yüreğe çok ama çok dokunuyor İhtiyarladım be Sen yokken aylar yıllar gibi bana Yirmisekiz senem sana fedaydıda Yaş yirmidokuz oldu kalmadı göç yoluna Gel be gülüm Gel ben çoban kalayım Gelde yine seni sana okuyayım Çok ağır bu yükü taşımak Ayrılık çok ağır Hen kör hemde sağır Seni senden yüreğinden istiyorum Gelbe gülüm gel ağır ağır Gel ben çoban kalayım Gelde yine seni sana okuyayım
9 ARALIK 2006 güneş doğarken MİLAS ÇOBAN M.Y.B
İzin alınarak yayınlanmıştır...
|
|
|
|
|
39
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Kendi Kaleminizden / Yeni Defterim
|
: Ağustos,08/21/08, 2008, 04:39:44
|
Yeni bir defter aldım bugun kendime Adını hayat koyduum içtenlikle Her sayfasına özenle yerleştirdim kalan günleri Yaşanacaklar sadece sayfalarımın hünerleri...
Sonra yeniden buldum kendimi kalemimle Başladım sayfalarımı doldurmaya özenle Yeniden başlıyoruz dedim hazır ol dedim Oysa herşeyin çoktan planlanıp başladığını bilemedim...
DKD Yine karaladım birkaç satır.. Belki başka satırlarda eklenebilirdi yahut düzenleme de yapılabilirdi.. Ancak doğal haliyle sizlerle paylaşmak istedim, umarım beğenirsiniz 
|
|
|
|
|
45
|
GÜNCEL / Yurtdışı / Askerler, Polisleri Esir Aldı
|
: Ağustos,08/20/08, 2008, 04:11:26
|
|
Rus askerlerinin Gürcistan'ın Poti Limanı'nda Gürcü polisleri esir aldığı bildirildi. Gürcistan İçişleri Bakanlığı sözcüsü Şota Utiaşvili, Rusların "liman kentine girdiklerini ve herkesi zorla dışarı attıklarını" söyledi.
Sözcü, Rus askerlerinin burada 20 Gürcü polis memurunu esir aldıklarını belirtti.
Reuters ajansının bir kameramanı da bazı kişilerin gözleri bağlı olduğu halde Rus zırhlı personel taşıyıcılarına bindirildiğini, araçların daha sonra Senaki kentine doğru gittiğini bildirdi.
|
|
|
|
|