Konuları Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
1
|
PAYLAŞIM & DOWNLOAD / Wallpaper, Resim, Icon, Template, Animated gif... / Wallpaperlerim(ayben Ve Ceza)
|
: Nisan,04/25/08, 2008, 10:42:41
|
Arkadaşlar çalışmalarınız bölümü yok sanırım bende buraya açtım,paylaşacaklarımın hepsi benim photoshopla yaptım.
Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
|
|
|
|
|
2
|
YORUMCUYUZ.NET MÜZİK / Rapçilerin Dünyası / Sabah Ceza Röpörtajı [25.ekim.2006]
|
: Nisan,04/25/08, 2008, 10:20:27
|
Eski bayramları biz de özlüyoruz Türkiye'nin alternatif müzik starları Haluk Levent, Ceza, Ogün Sanlısoy, ve Ferman Akgül: Eskiden bayramlar çok daha coşkuluydu. O yıllara özlem duyuyoruz Türkiye'nin alternatif müzik yapan grup ve şarkıcıları 'bayramları nasıl kutluyor?' diye merak ettik ve onlara geçmiş ile bugünü karşılaştırdıklarında en çok neyi özlediklerini sorduk. Ünlü rockçılar Haluk Levent ile Ogün Sanlısoy, rap müziğin önde gelen ismi Ceza ve rock grubu 'Manga'nın solisti Ferman Akgül sorularımızı yanıtladı. İşte Türkiye'nin alternatif müzisyenleri ve onların pek de bilinmeyen bayram kutlamaları: CEZA Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
Ziyaretlere gidiyorum "Çocukluğumda bayramlar hareketli ve heyecanlı geçiyordu. Akraba, eş dost ziyaretleri daha fazlaydı. Şimdi öyle değil maalesef. Bayramlarda en yakınımda olan akrabalarımı ve büyüklerimi ziyaret etmeye çalışıyorum. Elimizden geldiğince çevremizdeki, tanıdığımız insanlarla bayramlaşıyoruz. Eski ile yeni bayram karşılaştırdığımda; en çok bayram sabahlarını özlüyorum. Bayramların benim için eski tadı yok. Bayramlarda babaannemin, halamın ve amcamın ellerini öperim; kabristan ziyaretlerimi yaparım."
Pantolon kısa geldi diye üç gün ağladım "Eski bayramlarda heyecan vardı. Aldığımız kıyafetleri denemek için sabahı dört gözle beklerdik. Akrabaların ellerini öpmeler, harçlık almak enteresan güzelliklerdi. Şimdiki bayramlarda o eski heyecanlar yok gibi. Bayramlarda beni doğuran insanların yakınlarını görebilmek ve onlarla iletişim içinde olmak beni çok mutlu ediyor. Çocukken babam bana bedenime uygun olduğunu düşünerek bir pantolon almıştı. Bayram sabahı giydiğimde pantolonun çok kısa geldiğini gördüm. O pantolon olmadı diye üç gün boyunca ağlamıştım. Her bayram rahmetli babamın mezarına giderim." HALUKLEVENT
Harçlıklarımı düşünürdüm "Eskiden bayramlar akraba ziyaretleri ile geçiyordu. Toplanan şeker, çikolata ve tatlılar mideye indirilirken, paralar da sinemalarda ve lunaparklarda harcanıyordu. Bayramlarım şimdi de aile büyüklerini ziyaretle geçiyor. Eskiyle yeniyi karşılaştırdığımda en çok özlediğim şey; alacağım hediye ve harçlıkları düşünerek yatağa girmenin çocuksu heyecanı. Bayramlarda dedem ve anneannemi mutlaka ziyaret etmeye çalışırım. Şen sohbetleri, çay ve börekleri bayramın eski tadını hatırlatır bana hâlâ..." OGÜN SANLISOY
Kutlamalar zayıf "Daha önceleri ailemle yaşadığım için bayram ziyaretlerine katılırdım. Her bayram aileler uzakta bile olunsa telefon açılıp bayramlaşılır. Benim için bayramlar çok değişmedi ama kutlamalar yıllar geçtikçe zayıfladı. Bunu fazlasıyla hissedebiliyorum." FERMAN AKGÜL (MANGA)
|
|
|
|
|
3
|
YORUMCUYUZ.NET MÜZİK / Rapçilerin Dünyası / Nokta Dergisi Ceza Röportajı Ve Fotoğrafları
|
: Nisan,04/25/08, 2008, 10:19:35
|
Geldi Ceza bildiği gibi… Türkçe Rap'in bir numaralı ismi Ceza iki yıllık aradan sonra 3. solo albümü ''Yerli Plaka''yı piyasaya sürdü. Ses telleriyle ilgili yaşadığı problem nedeniyle çıkışı sürekli ertelenen Yerli Plaka'da en sevilen şarkı “Gelsin hayat bildiği gibi” oldu. EMI etiketiyle Türkiye dışında da satışa sunulan albümün çıkış parçası Yerli Plaka'nın klibi bu günlerde sık sık MTV'de yayımlanıyor.
Hiç unutmam, orta son ya da lisenin ilk senesini okurken elden ele dolaşan bir kasette iki genç rap söylüyordu. O güne kadar Cartel ve birkaç “Alamancı”dan başkasını bilmeyenler büyük bir zevkle dinlemişti o kaydı. Yeraltı Operasyonu'ndan kulaklarımızın aşina olduğu Ceza ve Fuchs'un sesiydi kasetteki. O kasetten hemen sonra, 1999'da Meclis-i âlâ İstanbul çıktı piyasaya. İngilizce rap hepimize baygınlık vermişken yine aynı ikili “İstanbul” isimli şarkılarıyla ''Türkçe Rap de olur muymuş?'' sorumuzu cevaplıyordu. Nefret grubunun 2001'de çıkan Anahtar albümü 2006'da neler olacağının ipuçlarını veriyordu dinleyicilere. Fuchs askere gittikten sonra, Ceza solo çalışmalar üzerine yoğunlaştı ve Med Cezir'i piyasaya sürdü. Albüm, onun tek başına da başarılı olabileceğini göstermişti. Artık ya sadece müzik yapacaktı, ya da o âna kadar olduğu gibi müziği elektrik işçiliği ile birlikte yürütecekti. Sonunda müziğe daha fazla zaman ayırmayı seçti ve tamamen Rap üzerine yoğunlaştı. Solo çalışmaya başlaması ''Acaba?” sorusunu doğurduysa da, tereddüt kısa sürdü. Artık yaptığı her şarkı hayranları tarafından ezberleniyor, gençler aralarında Ceza kadar hızlı söyleyebilmek için yarışmalar yapıyordu.
15-20 kişilik konserler Nefret'i, dolayısıyla da Ceza'yı en başından beri takip edenlerin kolayca hatırlayabileceği gibi, ilk konserlerde izleyici sayısı 15–20 kişi kadardı. Med Cezir albümünün yayımlanması sonrasındaki turnenin ilk konserine de 200 kadar dinleyici gelmişti. Bu, 2002'de Türkiye'de verilen bir rap konseri için epeyce yüksek bir rakamdı. Katılımcı sayısı on binlerle ifade edilen festivaller, binlerce kişinin gittiği konserler Ceza ve dinleyiciler için bugün normal görünüyor, fakat o yıllarda böyle şeyler hayal bile edilemezdi. Ceza, konser öncesi yurtdışında bir festivale katılmış ve hepimize oradakilerin selamlarını iletmişti. Bu selama verilen karşılıkta buruk bir tad vardı, çünkü Ceza’nın yurtdışında konserini binlerce kişi izlerken, Türkiye'deki ilgi 100'lü sayılarda kalıyordu. Ama bina yavaş yavaş inşa ediliyordu. Hayranları, ilginin azlığına üzülse de, ustabaşı Ceza memnundu ve en yukarıya tırmanacağına emindi. Med Cezir albümü sonrasında Türkiye'nin hemen her yerinde müzisyen arkadaşlarıyla konser verdi. Cem Hakko, ''Türkçe Rap televizyonda yayımlanamaz'' demişti ama birçok kanal rotasyonu kuvvetli olmasa da Türkçe rap klipleri gösteriyordu. MTV’nin şu günlerde Yerli Plaka klibini yayımladığını da unutmayalım; Ceza World Chart Express'e 6. sıradan girdi çünkü!
Sözcüklerden mermi yapmak Kelimeleri hızlıca telaffuz edip, sözcüklerden mermi yapmak ve ağzı makineli tüfek gibi kullanabilmek aslında çok zor. Bu şekilde rap yapanlara uzun süre ''Ne diyo ya bu?'' şeklinde yaklaşıldığı, breakdance yapanların ''satanist'' oldukları gerekçesiyle kovalandığı, Akmar Pasajı'nın metalcilerinin ''satanist avı'' adı altında emniyete götürüldüğü bir ülkede Ceza'nın kişiliğinden ödün vermeden, kliplerinde dansöz oynatmadan geldiği nokta çok önemli. Ceza, 2004 yılında Popstar, Pop İdol gibi yarışmaları kiminin şaşkınlıkla, kiminin zevk alarak izlediği günlerde çıkardığı albümünün adını ''Rapstar'' koymuştu. Kimileri albümün adına takılıp, onu “star” ilan etseler ya da Ceza’nın kendisini “star” ilan ettiğini sansalar da aslında onun amacı star enflasyonunu ti’ye almaktı:
“Limuzin, bol para, süper modeller, hem popüler hem sansasyonel, hımmm boşver abi kalsın! İyi ki bir pop star olmadın, birdenbire kendini bozacaktın İçki sınırsız etmiş arsız, bunu ben bilemem sen bulacaksın! Her biri birbiri ardına hırgür, vır vır her gün dayanamadım Eskiden erkekmiş tanıyamadım, siz bize getirin biz karalayalım Dikkat et bu rap'in faslı bu, mikrop kapma dilim paslı bu Patlak clublar beni kastı bu Çatlak seslere suikasttı bu”
Rapstar, Med Cezir'e göre çok daha sert politik mesajlar içeriyordu. ''Neyim Var Ki''de ''ahmak olmasaydın insan, tüm zaferler dostça kazanılırdı'' derken, Savaş Çocukları isimli parçada ''pardon şu camı kapatalım / bu çok soğuk bir dünya napalım biz / bir patron üşümüş orta doğu'dan yakıt alın / iyice kanı da akıtalım ki izimiz olsun, kahrolun!'' diyordu.
Zamanla rap müzik de ehlileştirildi. Eskiden barlar, kadınlar, uyuşturucu partilerinden bahseden rap’çilerin olacağı söylenseydi büyük ihtimalle güler geçerdik, şu an ise durum ortada... Böyle bir ortamda Ceza en zor olanı seçti: Önce Türkiye'nin sorunlarına, daha sonra da dünyanın haline kafa yordu. Albümünü yayınlatabilmek için beklerken yapımcılardan gelen ''şuraya davul, şuraya zil, klipe de dansöz koyalım'' tekliflerini kabul etseydi, belki çok daha önceden şöhret basamaklarını tırmanırdı ama “etkisiz eleman” olarak…
Plaka “Yerli” olana kadar Son üç yılına bakıldığında, Ceza'nın kat ettiği yol çok daha net anlaşılıyor. Bu süre içinde İsveçli rap grubu Fjarde Varlden, Candan Erçetin, Mercan Dede, Sezen Aksu, Massive Töne, Tech N9ne ve daha birçok önemli isimle düet yaptı. Albümü yeni çıktığı halde şu an yayınlanmayan 20 yeni şarkısı var. Başarıları, müziğini dinleyenleri mutlu etse de, tepkilerini ısrarla devam ettirenler de var. Ceza’nın onlara birkaç sözü var: ''Türkiye'de her konuda olduğu gibi cahillik, özenti, insanların birbirlerini çekememesi ve önyargılar yüzünden böyle şeyler ortaya çıkıyor. Biz kendi yaptığımız parçalarımızda, söylemlerimizde, röportajlarımızda yeni yetişen nesle ve gençlere bunu yapmamaları için öğütler vermeye çalışıyoruz. Benim gibi rap yapmayan, rock yapan arkadaşlarımız da aynı şekilde… Birçok arkadaşım var bu camiadan ve diğer camialardan. Aramız çok iyi hepsiyle. Manga'yla, Duman'la, Mor ve Ötesi'yle… Ve çok sağlam müzisyenler, gruplar. Ama kitlelerin birbirlerine bu şekilde davranmaları hayatta yapabilecekleri, o enerjilerini dışa vurabilecekleri başka hiçbir şeylerinin olmaması ve dediğim gibi önyargıları yüzünden…”
Yerli Plaka'dan sonraki ilk konser gerçekleştiğinde albüm çıkalı henüz bir hafta olmuştu. Fakat insanlar ''Gelsin Hayat Bildiği Gibi''yi ezbere söylüyordu. Ceza, konser sonrasında o ânı şöyle anlatmıştı: ''İnsanların ilk dinlediği andan itibaren hep beğeneceklerini düşünmüştüm, hissedebileceklerini düşünmüştüm. Benimle aynı havayı soluyup, aynı problemleri yaşamış, aynı dertleri çekmiş olan insanların, bizi daha çok dinleyen insanların aynı şeyleri hissedeceğini düşündüm. Pek şaşırmadım açıkçası. Çok fazla duygulandım. O nakaratı söylerken ağlayacaktım neredeyse.''
Beyaz Perdenin ''Ceza''sı Hayranları uzun zamandır Ceza'nın bir sinema filminde oynayıp oynamayacağını merak ediyor. Ceza'nın hayatı Leman dergisinde karikatür dizisi oldu. “Üstüne üstlük Pardon” filmi için çekilen klipte oynadı. Diğer kliplerinden, sahneye hâkimiyetinden ve kameralar karşısındaki halinden ''Sinema filminde rol alsa harika olmaz mıydı?'' sorusu sıkça sorulur oldu. ''Fırsat buldukça film izlerim. Hevesim de vardır. Sokak yaşantısını, şehir hayatını anlatan bir filmde oynayabilirim. Şu an iki ayrı yerle görüşmelerim sürüyor. Onların kafasındaki projelerden birisi, benim hayat hikâyemle ilgili. Bir tanesi de rap’le ilgili. Ortasını bulacağız bir şekilde inşallah'' şeklindeki açıklamalarından, Ceza'nın kısa bir süre sonra beyaz perdede görünmesinin yüksek bir ihtimal olduğunu anlayabiliriz.
Çok sayıda insan merak ediyor: ''Ceza ne kadar devam edecek?'' Rap müzik ya bu, gençlikle özdeşleştiriliyor. Eminem dahi 30'lu basamakları gördü ve artık müziği bırakıp, prodüktör olarak müzik piyasasında bulunmak istiyor. Ceza ise ''Enerjim sağlam, gidebildiğim yere kadar gideceğim” diyor.
SÖYLEŞİ / CEZA
ABD karşıtları da diktatör eğilimli
İsrail’e, Filistin’e, Irak'a gidip konser verebileceğinizi söylemiştiniz… Daha önce İsrail'den, Ürdün'den konser vermem için teklif almıştım. Savaş başlamıştı, çok sıcak zamanlardı. Barış için konser vermemi istemişlerdi. Ben tabii ki ''seve seve gelirim'' demiştim. Fakat savaşın başlaması ve sıcaklaşması nedeniyle oralarda sorunlar çıkınca iptal oldu, gidemedik. Benim için müziğimin ve benim bir sınırım yok. Ben istendiğim her yere giderim. Fakat Jay-Z, Amerika'dan Diyarbakır'da patlayan bombayı gerekçe göstererek gelmedi. İnsanların bu işi ne kadar gönlünden yaptığının göstergesidir bu.
Konser verirken size el hareketi yapanları affettiniz mi? Affetmek tanrıya mahsustur. Üzüldüm sadece, ama kendimi de çok güçlü hissettim o anda. Bazı insanlar indirmeye çalıştılar. Daha sonra çoğaldılar. Çoğu insan orada ağlar, sahneyi terk edebilirdi. Orada ne kadar üzülsem de, daha güçlü hissettim kendimi. Çünkü orada benim için gelen insanları gördüm, benim için el sallayan insanları gördüm. Belirli şeyleri paylaşan insanları gördüm. Bir şekilde müzik dinlemeye gelen, eğlenmeye gelen insanları gördüm. Festivallerin özgürlük ve barış için yapıldığını bilen insanları gördüm çünkü orada. Yani orada hayvan olanların haricinde bunlar da vardı ve bu beni çok mutlu etti. Ben genelde negatif tarafına bakıyorum işlerin. Eleştirilere kulak asarak ilerliyorum, ama dediğim gibi iyi olan şeyler de çok fazla.
Orhan Gencebay’la birlikte verdiğiniz bir söyleşide, Gencebay, ''70'li yıllarda Led Zeppelin'in kendisinden etkilendiğini'' söylemişti. Siz de rap'e uzak müzik türlerinden etkileniyor musunuz? Benim müzik dinlemeyi sevmemin sebebi rock idi. Benim babam evde dinlerdi Led Zeppelin’i. Orhan Gencebay, Scorpions, Jimi Hendrix'in ''Purple Haze'' single’ini dinleyerek büyüdüm. Hepsi benim için çok önemliydi. Bunları pikaba koyup dinlemek, o sound'u hissetmek, müziği hissetmek çok güzeldi. Ama rap'i duyduktan sonra daha farklı bakmaya başladım. Her tarz müzikten etkilenebilirim. Bu etnik müzik de olabilir, rock sound'u da olabilir. Önemli olan, benim hissetmem ve beğenmemdir.
Onno Tunç Tribute albümünde Şinanay'ı yorumladınız. Neden bu parçayı seçtiniz? Sezen Aksu'yla bir iş yaptık son albümde. O da benden rica etti katkıda bulunmamı, ben de seve seve kabul ettim. Onna Tunç Türk müziğinde saygı gösterilen, geçmişi olan bir sanatçı. Bana tüm parçalarını verdi Sezen Aksu. Başta “Sen Ağlama” olmak üzere bildiğimiz en baba parçalarını dinledim. Daha sonra bunlardan birini seçmemi istedi. Ben de Şinanay'ı seçtim. Çünkü şehir hayatı var, mecaziyet var, dadaizm var. Müslüman'ı, Yahudi'si, Alevi'si, Rum'u var. Yaşadığımız dünyaya politik mesajları olduğu için, ben de Şinanay'ı seçtim.
Üç yıldır Eurovision'a İngilizce şarkılarla katılmamız hakkında ne düşünüyorsunuz? Tercih meselesi olarak görüyorum. Müzik evrenseldir. Önemli olan insanlara hissettirdiğimizdir. Ama tabii ki bir insan rüya görebildiği dilde, düşündüğü dilde, hayal ettiği dilde müzik yaparsa daha iyi hissedebilir ve hissettirebilir insanlara. İyi İngilizce biliyorsanız, gerçekten anlayarak İngilizce konuşabiliyor, müzik yapabiliyorsanız İngilizce şarkı yapabilirsiniz.
Politikacıları hedef alan ''Komedyenler İş Başında'' isimli bir şarkınız var. Bütün politikacıları böyle mi görüyorsunuz? Dünyadaki politikacıların çoğu öyle... Fundamental'in albümünün İngiltere'de çıkarılmaması için bayağı uğraştılar. Public Enemy'e karşı da ABD tavır aldı. Her dönem olmuştur bu. Müzisyenler kitleleri, insanları arkalarından sürüklemeye başladıktan sonra rahatsız olan insanlar olmuştur. Böyle olayların özellikle de demokrat geçinen ülkelerde yaşanması üzücü.
George Bush ve ABD'ye karşı çok sert söylemleriniz var. Peki Hugo Chavez, Fidel Castro, Mahmud Ahmedinejad gibi ABD politikalarına karşı çıkanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Onların yaptıkları da pek iç açıcı işler değil. Nükleer bir tehdit altında dünya... O insanlar da diktatör yapıya sahip. O yüzden onlar da Amerika gibi güçlenseler dünyaya farklı bir sistem getireceklerini düşünmüyorum. O insanların daha farklı düşüncelere sahip olduğuna eminim. Bizim görmediğimiz, bilmediğimiz birçok şey var. Tabii, gazetelerin yazdığına, televizyonların anlattığına inanıyor insanlar. Gerçek dünyayı maalesef yaşayamıyoruz. George Bush değil aslında olay. Amerika'nın kendi devletinden kaynaklanıyor sorun. Bush'un yerine başka biri olsa da her şey aynen devam edecek sonuçta. George Bush bir maşa sadece...
ABD karşıtı tüm liderleri diktatör olarak mı görüyorsunuz? Yok, tabii ki diktatör gibi görmüyorum hepsini, ama amaç savaşmak yani. Onlar için öncelikli olan savaşmak. Her zaman yaptıkları açıklamalarda, insanlara verdikleri mesajlarda, hep böyle bir durum var. Birbirleriyle savaşmak istiyorlar.
Tehdit ediliyorlar sonuçta... Bütün dünya, hepimiz tehdit altındayız. İran'ın bir nükleer savaşa girmesi ya da başka bir ülkenin savaşa girmesi herkesi etkiliyor. Zaten savaşa girmediğimiz halde ekonomi çökmüş gibi Türkiye'de ve dünyada her alanda problem var. Bir de düşün Türkiye'de böyle bir şey olsa... Kesinlikle hepimiz tehdit altındayız.
Ceza Fan’dan gelen sorular Ceza'nın resmi sitesi Ceza-Fan.Com, Türkiye'nin en büyük fan sitesi. Keza dünyanın sayılı fan sitelerinden biri… 150 bine yakın üyesinin bulunduğu siteye Japonya, Meksika, Kazakistan'ın da aralarında bulunduğu birçok ülkeden giriliyor. Nokta bu üyelerden rica etti, Ceza'ya sordular…
Ceza, gençlik yıllarında büyük zorluklar yaşamış, sıkıntılar çekmiş. Eğer o yıllar böyle geçmeseydi, Ceza bu noktada olur muydu? (Okan Duvarcı) Şu an bulunduğum yere o yılları yaşayarak geldim. Yaşadığım, hayatımda gördüğüm olaylar beni etkiledi. Ama bir daha dünyaya gelip rahat bir şekilde yaşarsam, ondan sonra daha farklı düşünebilirim. Şu an bir karşılaştırma yapamıyorum, burada olur muydum, olamaz mıydım, diye...
Algıyı öze sindiriyorsunuz, çok derin sözleriniz var. Sizce müzik ne kadar derin olmalı? (Erhan Ceylan) Müziği yapanın tercih meselesidir ne kadar derin olacağı. Kendi içindeki kapasite yani... Bunun bir sınırı yok açıkçası. Bir şeyi siz anlarsınız, kimse anlamaz ya da herkes anlar. Değişkendir. Pek konuşamam ne kadar derin olduğuyla ilgili. Müziğin de böyle bir forma sokulması yanlış olur. Her yaptığınız parçada farklı bir şey anlatıyorsunuz sonuçta.
Birçok sanatçıyla düet yaptınız. Bu düetlerin olduğu bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz? (Caner Canbek) Düşünüyorum. İleride yaparsam, adı ''Ceza ve Arkadaşları'' olacak. Şu an düet yaptığım arkadaşlar var, daha yapım aşamasında... Bittiği halde hâlâ yayımlanmayan çalışmalarımız var. İleride müzisyen arkadaşlarımla düetlerim olacak.
Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAPYorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAPYorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor. Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
Röportajı yapan Alaz Kuseyri ve resimleri çeken Güliz Vural'a teşekkür ederiz.
|
|
|
|
|
4
|
YORUMCUYUZ.NET MÜZİK / Rapçilerin Dünyası / Ceza İle Ayak Üstü
|
: Nisan,04/25/08, 2008, 10:18:18
|
|
Blue jean dergisinin nisan sayısındaki CEZA röportajı
Doa ile 'Müziğin Doası' şarkısının klip çekimi için kamera karşısına geçen CEZA'yı set arasında yakaladık ve ayak üstü kısa bir röportaj yaptık.
Doa ile çalışma fikri nasıl ortaya çıktı? Doa'nın söylediğine göre şarkının da ismi sana aitmiş.
Teklif onlardan geldi bana. Doa'nın prodüktörü zaten yakın arkadaşım, eskiden de beraber çalışmalar yapmıştık. Stüdyoda "Böyle bir çalışma var" diyerek dinletti. Ben de Doa'nın daha önce underground piyasada yaptığı çalışmalardan tanıyorum. Albümü de beğendim. Tamam dedim.
"Evin Delisi" isimli EP'ni internet sitenden yayınladın. Niye böyle bir yöntem seçtin?
Hem MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde ödül almam, 10. yıl olması nedeniyle dinleyenlerime böyle bir armağan vermek istedim. 5 parçalık bir EP.
CEZA cephesinden yeni albüm ne zaman gelecek?
Killa Hakan ve Gekko ile yeni bir albüm yapıyoruz şu anda 3 kişi. Onun haricinde kendi solo albümümü hazırlıyorum bir yandan da . Konserler var, Avrupa turu var şu anda yakın zamanda. Onun haricinde yaptığımız bazı düetler, çalışmalar var. Sürekli bir çalışma halindeyiz. İşte Doa'nın albümü çıkıyor, Yakup'la bir çalışmamız oldu. Geçtiğimiz dönemde film ve tiyatro müzikleri yaptım.
Peki geride bıraktığın on yıla dönüp baktığında keşke dediğin bir şey var mı?
Her zaman vardır tabii ki. Hep dolu dolu gitmedi, imkanlar çerçevesinde yapabildiğimizin en iyisini yaptığımıza inanıyorum şu ana kadar. Tabii ki keşke yapmasaydım ya da keşke şunu yapsaydım dediğim şeyler çok oldu. Her zaman da oluyor, olacaktır da yani. Zaten bunlardan ders çıkartarak ilerliyoruz. Sağ salim tamamladık onuncu yılı. Dün akşam da konse vardı, sağ olsun bütün sanatçı arkadaşların geldiler. Bütün geliri sokak çocuklarına bağışlandı.
O konserin senin açından doruk noktası neydi?
Benim yaptığım müziğe değer veren sanatçıların oraya gelmeleri. Sezen Aksu, Demir Demirkan, maNga, Aylin Aslım, Aslı, Ayben, Fairuz Derinbulut, Killa Hakan ve aklıma gelmeyen bazı sanatçılar daha var, hepsiyle birlikte sahneye çıktık. Müziğin dayanışmasını gösterdik. Müziklerin aslında birbirinden ne kadar da farksız olduğunu gösterdik. Ben de o sanatçı arkadaşlarımın her zaman yanındayım bana yardım ettikleri ve sokak çocuklarına yardım ettikleri için.
|
|
|
|
|
8
|
YORUMCUYUZ.NET MÜZİK / Rapçilerin Dünyası / En İyi Türkçe Rapi Ben Yapıyorum(ceza Ropörtaj)
|
: Nisan,04/25/08, 2008, 10:12:16
|
|
Ceza : ''En İyi Türkçe Rap' i Ben Yapıyorum !'' Rap müziğin yıldızı Ceza, yeni albümünün arifesinde Esquire dergisinin nisan sayısına röportaj verdi. Ceza, "Kendini beğenmişlik yapmayayım ama Türkiye'de bu işi en iyi ben yapıyorum" diyor. "Gerçek adım Bilgin, Ceza lakabım. Rapçi'ler arasında atışmalar olur, ozanların atışması gibi. Bu konuda başarılı olduğum için bana Ceza dediler" Gençliğin yeni idollerinden Ceza, "Med Cezir" isimli albümü ile adını büyük kitlelere duyurmuştu. Şu sıralar yeni albümünün hazırlıkları içerisinde olan genç rapçi, ünlü erkek dergisi Esquire'in son sayısında Yalım Aydın'ın sorularını yanıtladı. * İnsanlar "Ceza"yı grup olarak algılıyor. Ama tek tabanca takılıyorsun galiba... Lakap olarak kullanıyorum. Rap müzikte freestyle diye bir olay vardır. Herkes nick name kullanabilir. Ceza çok uzun zamandan beri kullandığım bir isim. Gerçek adım Bilgin ama Ceza ismi daha çok kullanılıyor artık. Daha bilinir oldu. Bence çok hoş bir isim. Ayrıca rapçi'ler arasında atışmalar olur, bizdeki ozanların atışması gibi, bu konularda başarılı olduğum için adıma Ceza dediler. * Peki rap'in enstrümanı var mı? Her şey rap'in enstrümanıdır. Rap ilk başta insanın içinden ve ağzından gelir. Sonra müziğe dökülür ve devam eder. İllaki klasik rap ritimlerinin olmasına gerek yok. Mesela ben yeni albümümde deneysel bir şeyler yapmaya çalıştım. Farklı soundlar denedim. Her türlü müziğin üstüne rap yapılabilir zaten. * "Med Cezir" albümünde yaylı enstrümanlar kullanmışsın. Yeni çıkacak olan albümünde bu tip tatlar var mı? Yeni albüm sound kalitesi olarak daha profesyonelce diyebilirim ama müziğe verilmek istenen ruh, yine aynı. Kayıtlar sırasında gitar ve bas gitarı canlı kullanmaya çalıştık. Sonra birkaç yerde Ramazan davulu kullanmaya çalıştık. Yeni albüm, Med Cezir'e göre sound olarak daha sert ve seri. Alışılmışın dışında konu ve ritimler olacak. * Genelde inanış olarak 'gurbetçiler bu tür müziği yapar' derler. Sende böyle bir 'gurbetçi' durumu var mı? Hayır, yok. Ben 1977'de Üsküdar'da doğdum. O zamandan beri İstanbul'da yaşıyorum. Türkiye dışına da sadece konserler vermek için çıktım. Bu işle uğraşan insanların yurtdışından gelme sebebi açık. Orada her türlü imkana sahipler. Stüdyo olsun, maddi olsun, medya olsun bu işin tüm yönlerini görüp öğrenebiliyorlardı ve Türkiye'ye empoze ediyorlardı. Türkiye'de olanaklar olmadığı halde biz bu işi başardık. Kendini beğenmişlik yapmayayım ama kendime güvendiğimden dolayı Türkiye'de en iyi Türkçe rap'i yaptığıma inanıyorum. Çünkü yabancı ülkelerdeki konserlerde Türkçe söylememize rağmen insanların eşlik etmeye çalıştığını, Türkçe bir şeyler öğrenmeyi arzuladıklarını görüyorum. * Albümlerindeki şarkı sözlerinin hepsi sana ait. Nasıl bir süreçten geçiyor? Öncelikle insanın içindeki ritim duygusunun gelişmiş olması lazım. Ayrıca kendimde ozanlık olduğunu hissediyorum ve bu müziği tanımanız, uzun süre incelemeniz, dinleyip çalışmalar yapmanız gerekir. Söz yazma hadisesine gelince... Albümdeki tüm müzikler bitince oturup bir şeyler yazarım. Bu da en fazla yarım saatimi alıyor. * Sorunlu musun peki? Her insan kadar. Aklıma gelen her şeyi söyleyebilirim. Bunlar ırkçılığa karşı, doğanın yok olmasına karşı olabilir. Yahut başka bir rap grubuna gıcık olmuşsam, onlara şarkı yazıp dalga geçebilirim. Çekindiğim bir şey yok. * Rap müziğinde kullanılan mimik ve hareketler var. Bunların özel bir anlamı var mı? Hayır, herhangi bir anlamı yok bu hareketlerin. Ben de yapıyorum şarkı söylerken bu hareketleri ama içimden geldiği için yapıyorum. Psikolojik olarak araştırılması gerekebilir belki. Ama benim yaptıklarım Amerika'daki sokak müzisyenlerinin yaptığı hareketler gibi değil, biraz daha farklı. * Hip-hop, rap bunlar hep karıştırılıyor. Bu türlerin temel farklılıkları nedir? Dünyada hip-hop, neşeli müzik olarak anlamlandırılabiliyor. Hip-hop'u bir ağaç olarak düşünün. DJ'lik, rap, grafiti de bunların bir dalı. Rap müziğin parlayan yıldızı Ceza; Candan Erçetin'in şarkılarını ağlayarak dinlerken kendini bir anda onunla düet yaparken bulmuş. İkilinin birlikte söylediği 'Şehir' şarkısında, Ceza'nın kanserden kaybettiği annesinden izler var....Candan Erçetin'in "Şehir" ve Burcu Güneş'in "Sahilden" isimli şarkılarında düet yapan rapçi Ceza bir anda müzik dünyasının gözdesi oldu. Rap müziğin, gençleri illegal yollardan uzak tuttuğuna değinen genç sanatçı, yeni kaseti için de oldukça iddialı konuştu.
ALINTIDIR.
|
|
|
|
|