Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 ... 198
|
|
3
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Birakip Da Gidene..
|
: Bugün 03:30:24 pm
|
Burnu bir karis havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdigimde. Hele hele benim askimi yerden yere vurup, nasil kirmisti kalbimi zalim. Dudaklarindan dökülen aci sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadim. Ne tebessümdü o, zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim aglamaktan kipkirmizi olurdu. Yorgun düserdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pismanliktan kendime lanetler eder, Sevgimi söyledigim günü düsündükçe, Kaleme sarilip yazardim ona nefretin askla kucaklastigi o uzun misralarimi. Derdim ki; alin yazimdi, onbesimin çocuksu askiydi. Nasil da gülerdi cani istedi mi... En anlamli bakislariyla önce ümitlendirir, Ardindan bir uçurumun kenarina yapayalniz birakir giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bikkin bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsiz, diri diri yanardim o böyle yaptikça... Subatin buz gibi kasvetli sogugunda; onda ne buldugumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatimin amaci, varolma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu, yoksa gençligimin safça tutkusu muydu bu kölesiye baglanis, Içten içe kopan firtinalar, bu delice yakaris? Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi... Ondan hiçbir sey istememistim. Sadece sevgi... Evet, simdi yillar sonra ben, onu düsünüyorum ilk defa kucagimda resimler, hatiralarla. Hava yine soguk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüregimde. Unuttum sanirdim, meger aldanmisim, agladim saatlerce. Bu onun "ölüm yildönümü"dür. 17'sinde toprakla kucaklasan, o zalimin hikayesidir anlatilan. Bir melodidir kirik, umutsuz... Doldururken sensizlik o an odayi gönlüm hala bos, kafam yine dumanli. Bir feryat yankilanmisti aci dolu tam 15 yil önce bugün bombos kirlarda. Deli gibi kostum sinifa, sirasi bostu. Benim kadar çaresizdi her köse. Kendi kendime konusarak yaklastim sirasina; "Sen ölemezsin; canimsin, sevgimsin, emelimsin... Dilegince nefret et, alay et duygularimla .. Kizmam sana ... Ama ne olur bir yalan olsun, aci bir saka. Evet, evet beni üzmek için yapiyorsun. Herseyini özledim... Allahim son defa göreyim yeter bana" Bu sensiz yakaris defalarca sürmüstü... ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar. Hiçkira hiçkira agladim, siraya kazidigin ismini öptüm. Sonra, ona ait birseyler bulmak için aradim her köseyi... Yalnizca burusturulmus bir sayfa, rengi solmus. Yazi, onun yazisi. Bir mektuptu, özenilerek yazilmis, belki de çok emek verilmis her satirina... Çok sasirdim, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasindan korkarak, Aciyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle... Hele hele o ilk satiri... Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça aglarim. "Insan sevdigini yerden yere vururmus bir tanem, AFFET BENI !!!..."
|
|
|
|
|
4
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Askta Yarin Yoktur Sevgili
|
: Bugün 03:28:07 pm
|
Ask bu dünyanin ölçüleriyle açiklanamaz sevgili. O ilkel bir acidir, yaban bir agridir. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir seye dokunur. Sonra bir perde açilir ve yolculuk baslar. Bu yolculukta artik para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular yoktur. Askin kendi gerçekligi vardir sevgili. Insan bir baska isiga teslim olur...Askta yarin yoktur sevgili. Zaman ileri dogru degil, içeri, yüreklere, derinlere dogru islemeye baslar, bilgelesir. Hiç bilmedigi sezgileriyle bulusur. Yükü çok agirdir, kendiyle bulusmustur. Hem disindadir dünyanin, hem de ortasinda. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kiyisinda yakilan yoksul adamin hissettikleri de onunladir, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yasayan kadinin çiplak yalnizligi da. Her sey onunladir, ona emanettir sanki, ama o, çildirtici bir yalnizlik içindedir yine de...Askin kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanimiza karisan ilkel aci, o yaban agriyla hiçbir kitabin yazmadigi hakikatlere daha yakinizdir, inan...Kim demisti hatirlamiyorum, ask varligin degil, yoklugun acisidir diye. Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yogun asik oldugum yillarda, gözüme uyku girmez, dudagimda bir islikla bütün gece sehri, o karanlik, o hüzünlü sokaklari dolasir, insanlari uykularindan uyandirmak isterdim. Uyanip, içimde derin bir siziyla uyanan o derin sancinin acisina ortak olsunlar diye...Ask çok eski bir seydir sevgili. Onun içinden o çileli çocuklugumuz geçer. Sevdigimiz insanlarin çocukluklari da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasiz yatililar geçer. Ve sonra ask bütün bunlari alir, daha da eskilere gider, hep o ilkel aciya, o yaban agriya... Insan bazen nedensiz yere umutsuzluga kapilir. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanir...Bazen denizler, kiyilar çeker insani. Insan bu kapilmayi anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yasanmasindan korkulup vazgeçilmez asklarin sizisidir bu. Bu sizi, bu yenilgi mevsimlerle yillarla devredilir baska insanlara... Bir insanin yaptigi bir hatanin tüm insanlara yayilmasi gibi...Iste simdi biz de sevgili, ya olmadik zamanlarda umutsuzluga kapilip, solugu evlerde alacagiz, ya da denizler, kiyilar çekecek bizi. Nasil biz baskalarinin korkakligini tasiyorsak, baskalari da bizim korkakligimizi tasiyacak, yenilgimizi, umutsuzlugumuzu...Birazdan sabah olacak...Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular baslayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse ask yoktur ve hiç olmamistir sevgili. Birbirimizi kandirmayalim...Hadi güne hazirlan. Yasadiklarimizi unutmaya çalis. Ask bize güvenip verdigi büyüsünü, sirlarini, cesaretini, bilgeligini ve o ilkel, o yaban agrisini geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üsüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarin olacak... Askta yarin yoktur sevgili...
|
|
|
|
|
5
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Askimi Unutmadim
|
: Bugün 03:26:41 pm
|
Yalnizlik içindeyim kalbimde bir bosluk var yine, sessizce agliyorum göz yaslarim artik en yakin dostum oldu. Ne zaman içimde bi bosluk hissetsem ve aklima sen gelsen dostum beni yalniz birakmiyor yanimda sadece o bulunuyor. Ne günah isledim bilmiyorum ama bu günahin bedelini en agir sekilde ödüyorum. Yalnizlik sevgili gibi uzaniyor yanimda her gece yattigimda yalnizlikta benim yanimda ve tabi en yakin dostum gözyasida… Çok mu zor bilmiyorum,anlamiyorum anlayamiyorum… ask denen bu masum seyi unutmak çok mu zor…aslinda beklide o kadar zor degil baksana sen unutmussun… O büyük bitmeyecek bi ask meger ki yalanmis böyle seyler sadece sözlerde kalirmis!!! Her gece kirpikleri islak yalnizlik içinde aglayan bi insanin aski sadece sözde kalmiyormus o ask kalbini kapsayan büyük bir yara ve aci olarak duruyormus inan bana… Bir eski ani insanin içini acitan, sessizlik kulagini çinlatan,yalnizlik ne kadar kaçsan da pesini birakmayan,sevgi bir ömür içinde kalan, ask ise sade ve sadece SEN oluyorsun… Neden bilmiyorum bu kadar imkansiz bir aska mahkum oldugumu bir hata isledim biliyorum, affedilmemesi gereken bir hata olduguna da inanmiyorum. Aski sonsuza kadar unutmak istiyorum birdaha aci çekmemek için ama olmuyor engel taniyor kalbim bu engeli ona soruyorum ve tek bir sey söylüyor SEN… Dün,bugün,yarin hep içimde neden sen varsin bunuda anlayamiyorum yeter artik bu çile bitsin diye Allah’a yalvariyorum ama maalesef geçmiyor bitmiyor bu. Seni içimde öldürmek artik her seyi bitirmek istiyorum ama kiyamiyorum Uykusuz kaldim dört duvar arasinda yanimda yalnizlik ve en yakin dostum… aslinda bunlarin yasanmasinda basrol sadece benim degil çünkü hayatta kimse masum degil her iliskide her yanlista tek taraf olmuyor degimli… Yeter artik bu kadar son olarak basit bir siirle kapiyorum bu konuyuda ama sadece burada kapiyorum içimde hiç bi zaman kapanmayan bir konu olacak bu…
Aslinda çok güzel günler geçti seninle, Yalnizlik hiç yok sanmistim kaderimde, Simdi ise yalnizlik benim kaderim olmus… En güzel günlerimiz nasilda unutulmus Ne zaman bu günler gelse aklima agliyorum Uzaklarda hep seni ariyorum,bulamiyorum… Rahat edemiyorum sensiz buralarda
ASKIMI UNUTMADIM;çünkü aski sen yasattin Simdi ise senden çok uzaktayim… Kaderimde bunu da yasadim… Issiz bir yerdeyim,nerdeyim bilmiyorum… Madem ki sen böyle istiyorsun Islak gözlerimle bende gidiyorum…
Uzaklara askimi da alip giderim, Nasil olsa sen bir kere silmissin Uzaktan da severim seni deli gibi Tarif edilmez,perisan bir haldeyim… Masum degiliz sende biliyorsun, Aslinda sende aci çekiyorsun biliyorum Daha dün gibi herseyi yasiyorum Isik ariyorum karanliktan kurtulmak için Malesef bulamiyorum ve gidiyorum… A…… ASKIMI UNUTMADIM [/color]
|
|
|
|
|
6
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Ani Birakmayacagim Ardimda
|
: Bugün 03:25:31 pm
|
Baktigini görmeye, isittigini duymaya, bildigine inanmaya tahammülü yoktu artik. Gögsünün üstüne tanimlayamadigi bir agirlik çökmüstü. Odasinda kokulu havasini solumak, sevgi dolu gözlerle bakislara duydugu sevdayi anlatmak agir geliyordu. Keskin bir kilicin gövdeyi boydan boya yardigi, bir uçurumun kenarinda bekleyen zifiri karanliga çagirdigi andi o an. Hayatinin kirilma noktasiydi bu. Inanmaktan ve karsisindakini de inandigina çagirmaktan vazgeçti. Yüreginden dizeler okudugu kitabi kapatti. Seslendigi minberden indi. Çikarip atti karsisindaki adamdan ödünç aldigi sevgili kostümünü.
Içinde yasattigi güvenli ve sicak yuva hissi dagilmaya basladi. Zayif bedenine yerlesen korkunç sevilme hastaligi, çevresinde yabancil otlari yesertiyordu. Benligini, yüregini ölmeye alistiriyordu.
Yillar önceydi. Ruhu da bedeni de kirilmisti. Genç yasta saplandigi batakligin günbegün kendisini içine çekecegini, her an o çukura biraz daha batacagini ve zamani geldiginde de yok olup gidecegini düsünüyordu.
Gelecege dair ne düsler beslemisti oysa. Bir yandan adi üzerinde, sadece yaldizli düsler bunlar diye düsünse de o minik yüregi, rüyalarin gerçegi bulmasina izin verilmeli diyordu. Izin verilmeli ki, hayat anlam kazansin. Yarina ulasmaya elinde bir umut olsun. Izin verilmeli ki, denize kavusmaya çalisan irmagi andiran ruhu çaglasin, cossun; denize kossun. Izin verilmeli ki, gelecege ulasilsin.
Yillar önceydi. Önce gözleri agladi. Sonra yüregi… ve ardindan kelimeleri…
Unutmustu çok seyi. Sevmeyi, sevilmeyi… Gezip eglenmeyi; yürümeyi… Denizin o essiz kokusunda, hafif rüzgar esliginde saçlarini savura savura, dalgalara es, dalgalandira dalgalandira yürümeyi… Rüzgarla adeta dans etmeyi… Rüzgarin ucuna ilistirip hayallerini, iki kelime bir cümleyi, sevdigine göndermeyi… Unutmustu çok seyi; çünkü mahkumdu o!
Unutmustu çok seyi.. Kirana bile bagislayan kokusunu dalindaki gülün…
Birçok parçasi eksilmisti. Hayatta var olduguna inanilan bedeninde artik bir yürek yoktu. Bakanlarin gördügünden olusuyordu sadece: Külçe gibi yigilmis bir beden. Ne his, ne duygu, ne de bir duyu!
Konusmak istemiyordu. Hep susuyordu. Annesi konusuyor, babasi konusuyor, ablasi, kardesi, akrabalari… herkes konusuyordu, sadece o susuyordu. Hayatla bagini koparmis, tüm ipleri atmis, karadan uzaklasan bir gemiydi artik.
Sadece görüyordu. Görmek istediginden degil. Takvim yapraklari iki, bilemedin üç gün sonra gözlerinin de onu terk edeceginin haberini veriyordu. Doya doya görmek istiyordu, ama… Neyi?
|
|
|
|
|
13
|
KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Severken Ayrilmak
|
: Bugün 03:15:45 pm
|
Siradanliklarin içinden kurtulmustum oysa seninle. Simdi bakiyorum da siradanliklar esir almis bizi. Çarçabuk bitip tükenen heyecanlarin içinde...”
Zordur severken ayrilmak. Herhangi bir seyden, yasadiginiz sehirden, oturdugumuz evden, esinizden, isinizden…
Bir agaç düsünün; budadiniz, suladiniz, ilaçladiniz; yaprak döküsünü, çiçek açisini izlediniz. Sonra, o agacin artik sizin olmadigini söyledi birileri. Içiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Çünkü, bu “sevgi”dir, “ask”tir. Agaç siz, siz agaç olmussunuzdur.
Ayrilik zordur. Artik size ihtiyaç duyulmayacak olmasi ise en agiridir. Bunu sindirmek ise hiç kolay degildir. ”Askim, Bir tanem, Canim, Hayatim, Sevgilim” her ne iseniz, artik degilsinizdir.
Dün yani basinizdayken, bugün artik yoktur. Sizden kimsenin bekledigi bir sey kalmamistir. Neyi ne kadar bildiginiz, neler becerebildiginiz kimsenin umurunda degildir. Bu dünyada yalniz bedeniniz kalmistir, ruhunuz ise kimselerin bilmedigi yerlerde…
Unutmak için aksamlari erkenden yatarsiniz. Yatakta uyumak için verdiginiz savas onu unutmak için verdiginiz savasa yenik düser. Unutamazsiniz. Aklinizi yitirme noktasina da gelseniz, unutamazsiniz...
Derken eliniz telefona gider; isimler arasinda dolasirken tuslarsiniz numaralari… Içinizde bir ses yankilanir; “Neye inaniyorsan öyle davran.."
Sonra aninda wazgeçersiniz, paketteki son sigarayi da içip düsünürsünüz; “Severken ayrilmak hakikaten ne kadar da zormus”...
|
|
|
|
|