+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim

Aralık,12/04/08, 2008, 10:31:21 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


fx15
  Konuları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 20
1  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Birakip Da Gidene.. : Bugün 03:30:24 pm

Burnu bir karis havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdigimde.
Hele hele benim askimi yerden yere vurup, nasil kirmisti kalbimi zalim.
Dudaklarindan dökülen aci sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadim.
Ne tebessümdü o, zehirden beter.
Her olayda içim paramparça, gözlerim aglamaktan kipkirmizi olurdu.
Yorgun düserdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden.
Pismanliktan kendime lanetler eder,
Sevgimi söyledigim günü düsündükçe,
Kaleme sarilip yazardim ona nefretin askla kucaklastigi o uzun misralarimi.
Derdim ki; alin yazimdi, onbesimin çocuksu askiydi.
Nasil da gülerdi cani istedi mi...
En anlamli bakislariyla önce ümitlendirir,
Ardindan bir uçurumun kenarina yapayalniz birakir giderdi.
Ben çaresiz, ben yorgun, ben bikkin bu sevdadan.
Ah bilirdi o insafsiz, diri diri yanardim o böyle yaptikça...
Subatin buz gibi kasvetli sogugunda; onda ne buldugumu bugün bile bilemem.
Ama o günlerde hayatimin amaci, varolma gibi gelirdi bana.
Çocukluk mu, yoksa gençligimin safça tutkusu muydu bu kölesiye baglanis,
Içten içe kopan firtinalar, bu delice yakaris?
Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi...
Ondan hiçbir sey istememistim.
Sadece sevgi...
Evet, simdi yillar sonra ben, onu düsünüyorum ilk defa kucagimda resimler, hatiralarla.
Hava yine soguk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüregimde.
Unuttum sanirdim, meger aldanmisim, agladim saatlerce.
Bu onun "ölüm yildönümü"dür.
17'sinde toprakla kucaklasan, o zalimin hikayesidir anlatilan.
Bir melodidir kirik, umutsuz...
Doldururken sensizlik o an odayi gönlüm hala bos, kafam yine dumanli.
Bir feryat yankilanmisti aci dolu tam 15 yil önce bugün bombos kirlarda.
Deli gibi kostum sinifa, sirasi bostu.
Benim kadar çaresizdi her köse.
Kendi kendime konusarak yaklastim sirasina;
"Sen ölemezsin; canimsin, sevgimsin, emelimsin...
Dilegince nefret et, alay et duygularimla ..
Kizmam sana ...
Ama ne olur bir yalan olsun, aci bir saka.
Evet, evet beni üzmek için yapiyorsun.
Herseyini özledim...
Allahim son defa göreyim yeter bana"
Bu sensiz yakaris defalarca sürmüstü...
ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar.
Hiçkira hiçkira agladim, siraya kazidigin ismini öptüm.
Sonra, ona ait birseyler bulmak için aradim her köseyi...
Yalnizca burusturulmus bir sayfa, rengi solmus.
Yazi, onun yazisi.
Bir mektuptu, özenilerek yazilmis, belki de çok emek verilmis her satirina...
Çok sasirdim, mektup bana hitabendi.
Korkakça, kaybolmasindan korkarak,
Aciyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle...
Hele hele o ilk satiri...
Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça aglarim.
"Insan sevdigini yerden yere vururmus bir tanem, AFFET BENI !!!..."
2  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Askta Yarin Yoktur Sevgili : Bugün 03:28:07 pm
Ask bu dünyanin ölçüleriyle açiklanamaz sevgili. O ilkel bir acidir, yaban bir agridir. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir seye dokunur. Sonra bir perde açilir ve yolculuk baslar. Bu yolculukta artik para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular yoktur. Askin kendi gerçekligi vardir sevgili. Insan bir baska isiga teslim olur...Askta yarin yoktur sevgili. Zaman ileri dogru degil, içeri, yüreklere, derinlere dogru islemeye baslar, bilgelesir. Hiç bilmedigi sezgileriyle bulusur. Yükü çok agirdir, kendiyle bulusmustur. Hem disindadir dünyanin, hem de ortasinda. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kiyisinda yakilan yoksul adamin hissettikleri de onunladir, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yasayan kadinin çiplak yalnizligi da. Her sey onunladir, ona emanettir sanki, ama o, çildirtici bir yalnizlik içindedir yine de...Askin kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanimiza karisan ilkel aci, o yaban agriyla hiçbir kitabin yazmadigi hakikatlere daha yakinizdir, inan...Kim demisti hatirlamiyorum, ask varligin degil, yoklugun acisidir diye. Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yogun asik oldugum yillarda, gözüme uyku girmez, dudagimda bir islikla bütün gece sehri, o karanlik, o hüzünlü sokaklari dolasir, insanlari uykularindan uyandirmak isterdim. Uyanip, içimde derin bir siziyla uyanan o derin sancinin acisina ortak olsunlar diye...Ask çok eski bir seydir sevgili. Onun içinden o çileli çocuklugumuz geçer. Sevdigimiz insanlarin çocukluklari da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasiz yatililar geçer. Ve sonra ask bütün bunlari alir, daha da eskilere gider, hep o ilkel aciya, o yaban agriya... Insan bazen nedensiz yere umutsuzluga kapilir. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanir...Bazen denizler, kiyilar çeker insani. Insan bu kapilmayi anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yasanmasindan korkulup vazgeçilmez asklarin sizisidir bu. Bu sizi, bu yenilgi mevsimlerle yillarla devredilir baska insanlara... Bir insanin yaptigi bir hatanin tüm insanlara yayilmasi gibi...Iste simdi biz de sevgili, ya olmadik zamanlarda umutsuzluga kapilip, solugu evlerde alacagiz, ya da denizler, kiyilar çekecek bizi. Nasil biz baskalarinin korkakligini tasiyorsak, baskalari da bizim korkakligimizi tasiyacak, yenilgimizi, umutsuzlugumuzu...Birazdan sabah olacak...Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, is, anneler ve korkular baslayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse ask yoktur ve hiç olmamistir sevgili. Birbirimizi kandirmayalim...Hadi güne hazirlan. Yasadiklarimizi unutmaya çalis. Ask bize güvenip verdigi büyüsünü, sirlarini, cesaretini, bilgeligini ve o ilkel, o yaban agrisini geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üsüyecek, sonra geçecek...

Hadi, oyalanma birazdan yarin olacak...
Askta yarin yoktur sevgili...
3  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Askimi Unutmadim : Bugün 03:26:41 pm
Yalnizlik içindeyim kalbimde bir bosluk var yine, sessizce agliyorum göz yaslarim artik en yakin dostum oldu. Ne zaman içimde bi bosluk hissetsem ve aklima sen gelsen dostum beni yalniz birakmiyor yanimda sadece o bulunuyor. Ne günah isledim bilmiyorum ama bu günahin bedelini en agir sekilde ödüyorum. Yalnizlik sevgili gibi uzaniyor yanimda her gece yattigimda yalnizlikta benim yanimda ve tabi en yakin dostum gözyasida…
Çok mu zor bilmiyorum,anlamiyorum anlayamiyorum… ask denen bu masum seyi unutmak çok mu zor…aslinda beklide o kadar zor degil baksana sen unutmussun… O büyük bitmeyecek bi ask meger ki yalanmis böyle seyler sadece sözlerde kalirmis!!! Her gece kirpikleri islak yalnizlik içinde aglayan bi insanin aski sadece sözde kalmiyormus o ask kalbini kapsayan büyük bir yara ve aci olarak duruyormus inan bana…
Bir eski ani insanin içini acitan, sessizlik kulagini çinlatan,yalnizlik ne kadar kaçsan da pesini birakmayan,sevgi bir ömür içinde kalan, ask ise sade ve sadece SEN oluyorsun…
Neden bilmiyorum bu kadar imkansiz bir aska mahkum oldugumu bir hata isledim biliyorum, affedilmemesi gereken bir hata olduguna da inanmiyorum. Aski sonsuza kadar unutmak istiyorum birdaha aci çekmemek için ama olmuyor engel taniyor kalbim bu engeli ona soruyorum ve tek bir sey söylüyor SEN…
Dün,bugün,yarin hep içimde neden sen varsin bunuda anlayamiyorum yeter artik bu çile bitsin diye Allah’a yalvariyorum ama maalesef geçmiyor bitmiyor bu. Seni içimde öldürmek artik her seyi bitirmek istiyorum ama kiyamiyorum
Uykusuz kaldim dört duvar arasinda yanimda yalnizlik ve en yakin dostum… aslinda bunlarin yasanmasinda basrol sadece benim degil çünkü hayatta kimse masum degil her iliskide her yanlista tek taraf olmuyor degimli…
Yeter artik bu kadar son olarak basit bir siirle kapiyorum bu konuyuda ama sadece burada kapiyorum içimde hiç bi zaman kapanmayan bir konu olacak bu…


Aslinda çok güzel günler geçti seninle,
Yalnizlik hiç yok sanmistim kaderimde,
Simdi ise yalnizlik benim kaderim olmus…
En güzel günlerimiz nasilda unutulmus
Ne zaman bu günler gelse aklima agliyorum
Uzaklarda hep seni ariyorum,bulamiyorum…
Rahat edemiyorum sensiz buralarda

ASKIMI UNUTMADIM;çünkü aski sen yasattin
Simdi ise senden çok uzaktayim…
Kaderimde bunu da yasadim…
Issiz bir yerdeyim,nerdeyim bilmiyorum…
Madem ki sen böyle istiyorsun
Islak gözlerimle bende gidiyorum…

Uzaklara askimi da alip giderim,
Nasil olsa sen bir kere silmissin
Uzaktan da severim seni deli gibi
Tarif edilmez,perisan bir haldeyim…
Masum degiliz sende biliyorsun,
Aslinda sende aci çekiyorsun biliyorum
Daha dün gibi herseyi yasiyorum
Isik ariyorum karanliktan kurtulmak için
Malesef bulamiyorum ve gidiyorum…
A…… ASKIMI UNUTMADIM
[/color]
4  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Ani Birakmayacagim Ardimda : Bugün 03:25:31 pm
Baktigini görmeye, isittigini duymaya, bildigine inanmaya tahammülü yoktu artik. Gögsünün üstüne tanimlayamadigi bir agirlik çökmüstü. Odasinda kokulu havasini solumak, sevgi dolu gözlerle bakislara duydugu sevdayi anlatmak agir geliyordu. Keskin bir kilicin gövdeyi boydan boya yardigi, bir uçurumun kenarinda bekleyen zifiri karanliga çagirdigi andi o an. Hayatinin kirilma noktasiydi bu. Inanmaktan ve karsisindakini de inandigina çagirmaktan vazgeçti. Yüreginden dizeler okudugu kitabi kapatti. Seslendigi minberden indi. Çikarip atti karsisindaki adamdan ödünç aldigi sevgili kostümünü.



Içinde yasattigi güvenli ve sicak yuva hissi dagilmaya basladi. Zayif bedenine yerlesen korkunç sevilme hastaligi, çevresinde yabancil otlari yesertiyordu. Benligini, yüregini ölmeye alistiriyordu.


Yillar önceydi. Ruhu da bedeni de kirilmisti. Genç yasta saplandigi batakligin günbegün kendisini içine çekecegini, her an o çukura biraz daha batacagini ve zamani geldiginde de yok olup gidecegini düsünüyordu.


Gelecege dair ne düsler beslemisti oysa. Bir yandan adi üzerinde, sadece yaldizli düsler bunlar diye düsünse de o minik yüregi, rüyalarin gerçegi bulmasina izin verilmeli diyordu. Izin verilmeli ki, hayat anlam kazansin. Yarina ulasmaya elinde bir umut olsun. Izin verilmeli ki, denize kavusmaya çalisan irmagi andiran ruhu çaglasin, cossun; denize kossun. Izin verilmeli ki, gelecege ulasilsin.


Yillar önceydi. Önce gözleri agladi. Sonra yüregi… ve ardindan kelimeleri…


Unutmustu çok seyi. Sevmeyi, sevilmeyi… Gezip eglenmeyi; yürümeyi… Denizin o essiz kokusunda, hafif rüzgar esliginde saçlarini savura savura, dalgalara es, dalgalandira dalgalandira yürümeyi… Rüzgarla adeta dans etmeyi… Rüzgarin ucuna ilistirip hayallerini, iki kelime bir cümleyi, sevdigine göndermeyi… Unutmustu çok seyi; çünkü mahkumdu o!


Unutmustu çok seyi.. Kirana bile bagislayan kokusunu dalindaki gülün…


Birçok parçasi eksilmisti. Hayatta var olduguna inanilan bedeninde artik bir yürek yoktu. Bakanlarin gördügünden olusuyordu sadece: Külçe gibi yigilmis bir beden. Ne his, ne duygu, ne de bir duyu!


Konusmak istemiyordu. Hep susuyordu. Annesi konusuyor, babasi konusuyor, ablasi, kardesi, akrabalari… herkes konusuyordu, sadece o susuyordu. Hayatla bagini koparmis, tüm ipleri atmis, karadan uzaklasan bir gemiydi artik.


Sadece görüyordu. Görmek istediginden degil. Takvim yapraklari iki, bilemedin üç gün sonra gözlerinin de onu terk edeceginin haberini veriyordu. Doya doya görmek istiyordu, ama… Neyi?
5  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Severken Ayrilmak : Bugün 03:15:45 pm
Siradanliklarin içinden kurtulmustum oysa seninle. Simdi bakiyorum da siradanliklar esir almis bizi. Çarçabuk bitip tükenen heyecanlarin içinde...”


Zordur severken ayrilmak. Herhangi bir seyden, yasadiginiz sehirden, oturdugumuz evden, esinizden, isinizden…


Bir agaç düsünün; budadiniz, suladiniz, ilaçladiniz; yaprak döküsünü, çiçek açisini izlediniz. Sonra, o agacin artik sizin olmadigini söyledi birileri. Içiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Çünkü, bu “sevgi”dir, “ask”tir. Agaç siz, siz agaç olmussunuzdur.


Ayrilik zordur. Artik size ihtiyaç duyulmayacak olmasi ise en agiridir. Bunu sindirmek ise hiç kolay degildir. ”Askim, Bir tanem, Canim, Hayatim, Sevgilim” her ne iseniz, artik degilsinizdir.


Dün yani basinizdayken, bugün artik yoktur. Sizden kimsenin bekledigi bir sey kalmamistir. Neyi ne kadar bildiginiz, neler becerebildiginiz kimsenin umurunda degildir. Bu dünyada yalniz bedeniniz kalmistir, ruhunuz ise kimselerin bilmedigi yerlerde…


Unutmak için aksamlari erkenden yatarsiniz. Yatakta uyumak için verdiginiz savas onu unutmak için verdiginiz savasa yenik düser. Unutamazsiniz. Aklinizi yitirme noktasina da gelseniz, unutamazsiniz...


Derken eliniz telefona gider; isimler arasinda dolasirken tuslarsiniz numaralari… Içinizde bir ses yankilanir; “Neye inaniyorsan öyle davran.."


Sonra aninda wazgeçersiniz, paketteki son sigarayi da içip düsünürsünüz; “Severken ayrilmak hakikaten ne kadar da zormus”...
6  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Kiyilarima Vuran Sen Misin? : Bugün 03:13:57 pm
Kiyilarima Vuran Sen misin? Yüregimin kiyisina vurdu bir dalga...Martilar hazin çigliklarini dagitiyordu gökyüzüne...Hafiften bir yagmur yagiyordu...Hava aydinlikti ama bana sanki kapkaranlik...Adeta gece olmustu...Hava aydinlik ama bana dünya zifiri karanlik...


Dar geliyor bana bu yerler.Içimi öyle bir sikinti kapliyordu ki...Unutyorum kendimi bir anda...Sesszilikte kaybolmus beni...Gözlerin geliyor aklima ansizin.O simsiyah, Masum görünen fakat yalanci gözlerin...Sana olan nefretim öyle büyüyor ki o anda,alev alev yaniyorum nefretinle..

Düsüncelerimi okyanuslara benzetiyorum.Beni derin mavi sularda öyle boguyorlar ki,ne kadar kulaç atsam o kadar batiyorum derinliklere..Senin anlayacagin Beni sensizlikle savasmaya mecbur eden her seye yeniliyorum.....Benim bu savasimda galibiyet yok,düsman yok,zaman yok,sinir yok...Sonsuza kadar tek seçenegim yenilmek ve sensizligin kavurucu atesinde cayir cayir yanmak...

Farkmazlar da hayat bulmaya nefes almaya çalisiyordu Yarali Yüregim...Öyle korkuyorum ki her an kanayacak,içinden bir sizi kopacak diye..Oysa ben elimden geldigince Yarama tuz basiyorum..Gönlümün hapishanesinde biri beni kurtaracak,,beni bu korkunç zindandan çikaracak diye bekliyorum...Öyle çaresizim ki..Bilemezsin Sensizligin bana Ne kadar çok aci çektirdigini,yenilmeyi bile kabullendirecek kadar zor oldugunu...

Yarim kalan,tamamlanmamis cümlelerim gibisin.Ne zaman tamamlanir yarim kalan cümlelerim bilmiyorum..Ne zaman sensizlige bu acilarima,yenilgilerime son verirsin bilmiyorum.Bildigim tek bir sey var artik;

GALIBIYETI OLMAYAN BU SAVASTA YENILMEYI KABULLENEN KALBIM,SENI SENSIZLIGINLEDE KABULLENECEKTIR!!!
BEN SENI SENSIZLIKTE SEVDIM
SEN BENI VARLIGIMLA SEVSEN KAÇ YAZAR!!!!
7  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Niye Kalbim : Bugün 03:11:28 pm
kalbim....
halimi bir bilsen , görebilsen $u kanli gözlerimi
denizlere bogulmus gecelerden beni kurtarabilsen...
caresizim kalbimm bir bilsen...


BIR BILSEN!!! BI BENI ANLAYABILSEN KALBIM!!!!


niye kalbim söyle niyeee anlamiyosun ..



hadi beni unuttun..$u haline bak
her tarafin kan olmu$
acilar seni sarmis ,öyle düyümler yapmi$larki sana
kimse cözemez..



niye izin verdin seni kirmalarina
niyee???
parcalanmi$sin ,kiriklarin nerelerde ..
niye bulamiyorum niyee?



DIYERLERIN YANINDA GÜLÜP KAHKAHALAR ATIP DA
BENLE YANLIZ KALINCA NIYE SUSUYORSUN
NIYEEE?


niye O kalbim niyee..
biliyorsun
onu hergün göreceksin
yüzüne bakmasanda
sirtini ona cevirsende
hergün onu hissedeceksin
hep onun kokusu gelecek burnuna
istemesen bile gözlerin carpi$acak onun kara gözlerine
niye O....


NIYE?



niye hala anlamiyorsun
niye hala aci cekmeye devam ediyorsun
bu kadar cektigin yetmiyor mu
bu gösterdigin cabalar nicin??
imkansiz oldugunu göremiormusun hala?
o umutlarin bo$una..
niye ginede onlari birer birer yikildigi yerden topluyorsun...
bütün o kurdugun hayaller
hic gercek olmiyacak biliyorsunn
biliyorsun...
BILIYOSUNN...



o zaman niye hala ona gidiyorsun
sana ihtiyacim var kalbimm
seni geri istiyorumm
ama geri getiremiyorum
seni ondan calamiyorum
niye geri gelmiosun...
niye kalbim
niye...
NIYE....
8  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Zamansiz Ayrildik : Bugün 03:09:33 pm
Zamansiz ayrildik senle.aslinda biz hep ayriydik ya.ben seni hep uzaktan seviyor sense hiç bilmiyordun.ben senle nefes aliyordum oysa.belki senle hiçbir yerde oturup çay içmedik,belki hiç beraber sinemaya gidip karanlikta elele tutusmadik, yada hiçbir zaman senle ayni yolda yürümedik ama ben hergün aklimda bunlari yasadim ya birgün yaparsak diye hep hayalini kurdum.ama olmadi napalim hiç birini yapamadik senle.beraber yaptigimiz hiçbir sey olmadi.ve ben hayatta ilk defa hayallerimin pesinden kosmak istedim, ilk defa cesaret edip birisine sevdigimi söyledim.keske söylemeseydim.o an kendi hayalerimde bile kayboldum hiç yoktan eskiden belki yapariz biseler belki o da beni sever diyordum.ama anladim ki ben sadece kendi askimi yasiyormusum.ask denen seyin ne oldugunu bilmiyormusum. Beklide bazi insanlarin deigi gibi ask diye bir sey yok.ve simdi nerede diye soruyosan ben umudun bittigi yerdeyim ve tek basima ölümle nisanliyim simdi.elbet birgün onla kavusacagiz.hiç yoktan ölüm senden daha gerçek…
[/color]
9  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / . . . . Satilik Düsün Var Mi Sevgilim? . . . . . : Bugün 03:07:27 pm
Bu yazinin ilk harfinden bu yana üç saat geçti. Bu yaziyi yazan parmaklardan kaç ömür geçti, kaç ütopya kendi okyanuslarinda kayboldu sen bilemezsin... Kaç Eylül' de dirildim daha Mayis'taki cesedimi topraga vermeden. Kaç kere bu mevsimde kiyilara vurdum, karasularimin genisliginden... Yilin en güzel ayi Eylül degil mi sevgilim? En güzel anin sen oldugun bir mevsimde... Hikayelerim bittigi zaman, sana çocuklugumu anlatirim... Sikilmayasin ve hüzünlenmeyesin diye baska çocukluklardan mutlu alintilar bile yaparim. Askin, onurun ve iyi bildigim her seyin, çocukluk kütüphanemdeki kitaplarimda yazili kaldigi zamanlarimi anlatirim sana. O kitaplari okuyarak nasil büyüdügümü, büyüdükçe küçülmenin ne oldugunu anlatirim... "Çocuklugun bittigi zaman ne anlatacaksin?" diye sorma sevgilim... Çocuklugum bittigi zaman kendimi terk ederim... Bu yazi bir pul istemez sevgilim... Bu Pazar sabahi hissettigim her seyin, bir ana fikir istemedigi gibi...
Kesif atlaslarinda ikimizi isaretlemeye kalkistigim bu Pazar sabahinda, bildigim tüm gemicileri konuk ettim sana yazdigim bu yaziya... Istedim ki baglayabilsinler inceldigi yerden kopmasina izin verdigim onca seyi... Amacim; en çözülmez dügümde bulusmakti seninle... Sonbaharin en inatçi yapragiyla dali gibi... Simdi uzaktasin Yasiyorsun kendi sehrini Surlarinda bosuna bekleme geceni . . . Bir Pazar sabahi sehrine gelecegim sevgilim Gözlerimle kursuna dizebilmek için seni.... Artik Pazar degil, sabah da degil... Kendinden bir seyler çikarmaya çalismanin, en karanlik labirente girme cüreti istedigi, birimi umursanmaz, bir dingin zaman simdi... Seninle ve kendimle konusmaya basladigim, giderek, tanimadigim insanlara sahitlik yaptigim zamanlarin, tutanaklari bu harfsel cosku. Tahribati yüksek, zaman ayarsiz duygular sana yapmaya çalistigim tarifler. Akan suyun, yatagini buldugunu sanip durgunlasmasi, yatagindan kovulup tekrar çaglamasi bu sezinledigin gel-git ler... Aslinda; gidilecek yerin ayni olmasi bu gelmeler...

Barindiracak anlami bile olmayan yerlere siginmayacak kadar cesur, sigindigi yerlerde fazla kalamayacak bir göçebe kadar korkak olmanin gel - gitleri siniyor kelimelere... Yine de bu yaziya basladigimda biliyordum kesif atlaslarinda ikimizi isaretlemenin zorlugunu... Yirtilan onca yelkenime ragmen hazirdim firtinalarinin hirçinligina.... Kayip adalari geçecektim, En derin okyanuslari içecektim, Yeni kitalarda oyalanmayip bulacaktim sehrini, Gelecektim... Gözlerimle kursuna dizebilmek için seni...

Adressiz sorgulara bulasmayan, hiçbir nedene ihtiyaç duymamasina ragmen, çok sebebini kendi içinde gizleyebilen, zamani bazen birimsiz, bazen çekilmez birakan, dibine kadar yasanmasini kendiliginden zorunlu kilan, duygusal bir coskuydu yasadigimiz...

Göz ucuyla aska bakarken gizliden gizliye, Adlandirmaya çalistigimiz.... Yoklugun, ismi bile henüz konmamis bir çocugun aglamasidir simdi. Yine de o çocuk ödedi ne varsa askin vasiyetinde yazani. Ve ben bir vasiyet gibi sakliyorum ne kaldiysa bana senle yasanan özlemi... Bir Pazar sabahi ansizin ve hiçbir seyin hesabinda olmaksizin çikip gelecegim gelecegim sehrine gözlerimi birakacagim gözlerine ve birkaç kursunu...

Yigilip kalabilmek için ellerine...
10  KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT / Hikayeler & Yazılar / Erkekler Aglarmi ? : Bugün 03:05:41 pm
Aglayamaz onlar...
Gözyaslari olmadigindan degil...
Birileri “Erkekler Aglamaz” dedigi için de degil...
Kalpleri tas oldugundan hiç degil!
Onlar...
Aglamayanlar degildir;aglayamayanlardir...
Halbuki o kadar çok isterler ki aglamayi..
Bagira bagira..
Hiçkira hiçkira..
Kendini unuturcasina... Ama aglayamazlar...

Çatlarlar çatlatirlar yüreklerini de yine aglayamazlar...
Gözyasinin oldugu yerde “rahmet” olacagini da bilirler oysa...
Bir damla rahmet için*bin damla yas dökmeye hazirdirlar...
Hazirlanirlar...
Aglayamazlar...

Anlamsiz kahkahalar içinde bogulur hiçkiriklari...
Feryâdi yutar aciyi içlerine çeker onlar!
Isyân onlara çok yakindir;yanasmazlar yanina...
Sabir onlari sevmese de sarilmaya çalisirlar...
Alisirlar her yeni duruma...
Durmadan yarisirlar ve savasirlar kendileriyle...

Çemberinden geçirirken felek*onlarin kulagina bir sey fisildamistir...
Tam olarak anlatamazlar ne oldugunu;ancak hiç unutmazlar yine de...
Anlatamadiklari için aglayamazlar..
Aglayamadiklari için anlatamazlar!

Bir gülün dibine diz çöküp aglasa onlar...
Gözyaslariyla gülün rengine renk katabilirler belki...
Ama yapamazlar...
“Ya solarsa?” derler...
Solarlar belki;ama soldurmazlar!

Herkes onlari “aglayamaz” sanir...
Çünkü hiç kimse göremezi içlerine akan yaslari!
Içerde kaynayani yanani içerdekinden gayrisi bilemez!
Yanaklarindan süzülmedigi için de kimse silemez gözyaslarini...
Yaslarini da bilemezler..
Çünkü onlar olduklari yasta degildirler...
11  ARAÇLAR & MODİFİYE / Motorlu Araçlar Dünyası / Yol Aşkına Bir Kez Daha : Bugün 02:23:27 pm
Son Zonda modelinin karoseri, Zonda “R”dan ilham aldı ve 678 HP.

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP



Önce Pagani Zonda’nın son binek otomobil versiyonu olduğu düşünülen “F” vardı. Ardından şirketin halihazırdaki süper otomobilinin sadece pistte kullanılan çılgın modeli “R” geldi. Ama şimdi, Hong Kong’daki ısrarcı satıcının aylar süren baskısının ardından Pagani son bir kez daha Zonda’nın yeni bir versiyonunu üreteceğini ilan etti.
R’nin geniş kaportasının unsurlarını F’in şasisiyle birleştiren yeni modelin tüm sıra dışılığına rağmen trafiğe çıkması mümkün olacak ve sadece beş adet üretileceğinden adının Zonda Cinque olması kararlaştırıldı (cinque İtalyanca’da “beş” anlamına geliyor).
F’e uygulanan en önemli değişiklik Pagani’nin Cima ile birlikte geliştirdiği yeni otomatik manuel altı hızlı vites kutusu. Direksiyon simidindeki pedallar ya da her zamanki pozisyonda bulunan ardışık kolla vites değişimini sağlayan Cinque ile Pagani ilk kez debriyajsız vites değişimini bir standart olarak sunacak.
Prototip Cinque’de yolculuk etmiş biri olarak, bu yeni şanzıman sisteminin en etkileyici yönünün otomobilin karakterini böylesine dramatik biçimde değiştirmesi olduğunu söyleyebilirim. Manuel kol dünyanın en hızlı vites değişimini sağlamıyor, dolayısıyla pedala tek bir dokunuşla 100 milisaniyenin altında vitesin değişebilmesi büyük bir fark demek. 0-100 km/s zamanı start’ta 0.2 saniye ile 3.4 saniyeye düşüyor, öte yandan 0-200 km/s zamanı da aynı oranda düşerek, 9.6 saniye oluyor. Bu arada ne ilginç ki Pagani bu yeni şanzıman sistemini halihazırdaki Zonda sahiplerine ulaştırmanın da yolunu arıyor.
Zonda F’e ilişkin diğer değişiklikler arasında dayanıklılığı artsın diye yapımında titanyum kullanılan karoser için hazırlanan yeni karbonfiber tipi de var. Magnezyum ve titanyum bileşimler kullanılarak revize edilen süspansiyon düzeneğinin yanı sıra hem ön hem de arkada derinleştirilerek otomobilin görünüşünde radikal bir dönüşüme yol açan, aynı zamanda 300 km/s’de 750 kg downforce/yere basma kuvveti yaratmasını sağlayan spoylerler de mevcut. Arka frenleri ve motoru soğutan yeni hava delikleri, motoru beslemek için ön camın hemen üzerindeki bir boşluktan hava alan tavandaki delikler de dış görünüşü tamamlayan unsurlar arasında.
12  ARAÇLAR & MODİFİYE / Motorlu Araçlar Dünyası / Farkı Fiyatında : Bugün 02:18:04 pm
Eğer makul fiyata donanımlı, sessiz, dizel ve otomatik bir otomobil arıyorsanız doğru yerdesiniz. Kia yepyeni modeli Cee’d ile üç kuruşa beş köfte veriyor


Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP


Otomobil sahibi olacaklar! Biliyoruz zihniniz çok karışık. Markalar, kampanyalara hız veriyor, yakıt fiyatlarının daha ne kadar artacağını kimseler bilmiyor, kredi faiz oranları inip çıkmaya devam ediyor...Üzgünüz, ama şimdi kafanızı biraz daha karıştıracağız. Daha doğrusu biz değil, Kia Cee’d karıştıracak. İki farklı motor ve karoser seçeneğiyle satışa sunulan otomobilin güç ünitelerinde yalnızca dizel yakıt görev yapıyor. 90 ve 115 HP’lik dizel motorlar, üç ve beş kapılı karoser seçenekleriyle birlikte otomatik şanzımanla da kombine edilebiliyor.
İncelediğimiz Cee’d ise serinin en üstünde bulunan beş kapılı otomatik 1.6 CRDi 115 HP Motion. “Serinin en üstü” derken yanlış anlaşılmasın. Cee’d, zaten en baz versiyonunda bile oldukça dolu bir otomobil. Peki 36 bin YTL’ye hem dizel motoru hem otomatik şanzımanı hem de sınıfındaki birçok otomobilin opsiyonel olarak sunduğu özellikleri standarda döken Cee’d, makul fiyatıyla birlikte sürüş özelliklerinden ve konfordan taviz veriyor mu?
 
13  ARAÇLAR & MODİFİYE / Motorlu Araçlar Dünyası / Tam Yol İleri; Yeni Volvo S40 : Bugün 02:15:55 pm
Yıllardır güvenliğe verdiği önemle adından sıkça söz ettiren Volvo, S40’da yaptığı küçük değişiklerle daha alımlı bir otomobil ortaya çıkarmayı başardı.

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP


Gerek boyutları gerek motor seçenekleriyle hangi sınıfa ait olduğunu keskin çizgilerle belirtmeyen Volvo S40, şık görünümüyle de kafa karıştırmaya başladı. Tabiri caizse yumuşak fırça darbeleriyle makyajlanan otomobil, tasarımıyla sınıfındaki rakiplerinin birkaç adım önünde gidiyor. Orta üst sınıfa aday olduğunu gösteren makyajlı S40, kalitesine göre uygun fiyatıyla segmentinde önemli işler yapabilir. Kimse alınmasın, ama gerçek fikrimizi söyleyecek olursak; donanımına birkaç opsiyon daha eklendiğinde, S40’ın rakipleri Renault Laguna, Ford Mondeo ve Citroen C5 bile olabilir. Zaten 22 bin 500 Euro’dan başlayan fiyatlarda bunun en büyük kanıtı. İlk bakışta “bu otomobiller S40’ın bir gömlek üstü” diyebilirsiniz, ama görünüm, kullanım keyfi ve kalite duygusu pek öyle hissettirmiyor.
Daha önce markanın 230 HP’lik T5 adlı spor modellerinde rastladığımız tampon altlıkları, marşpiyeler ve arka spoylerden oluşan bodykit, dizel güç ünitesine sahip test aracımıza da çok yakışmış. Belki de dış tasarımının bu kadar çekici olmasının en büyük nedeni bu bodykit. Hava girişlerine, tamponlara ve LED’li stoplara yapılan ufak dokunuşları da unutmamak gerekir.
Büyükten küçüğe Volvo marka otomobillerin iç mekânlarının birbirine benzemesi S40’da da değişmemiş. Ufak farkları saymazsak kokpitleri birbirinden ayırmak pek mümkün değil. C30 gibi sıra dışı bir otomobil kullanıcısı, S40 sürücüsüyle aynı iç mekâna sahip olmak ister mi, bilemiyoruz, ama malzeme ve işçilik kalitesi iki kabinde de üst seviyede.
1388 kg boş ağırlığa sahip otomobili zorlanmadan hareket ettiren 1.6 litrelik dizel motor 4000 d/d’de 109 HP güç, 1750 d/d’de 240 Nm tork açığa çıkarıyor. Özelikle 2000 devirden sonra gücünü gösteren dizel güç ünitesi, zorladığınız zamanlarda bile sesini yükseltmiyor. Sadece beş ileri düz şanzıman seçeneği bulunan otomobilin vites geçişleri biraz sert. 0-100 km/s hızlanması için 12.0 saniyeye ihtiyaç duyan Volvo S40’ın yol tutuşu da başarılı. Viraj giriş ve çıkışlarında çizginizi korumanıza yardım eden DSTC/Dinamik Denge ve Çekiş Kontrol Sistemi güven duygusunu artırıyor. Tutumlu motor, karma kullanımda ortalama 4.9 litre yakıt harcıyor. İçeride ise, opsiyonel olarak sunulan üç kollu deri direksiyonu çok kaliteli ve ele çok iyi oturuyor.

 
14  ARAÇLAR & MODİFİYE / Motorlu Araçlar Dünyası / Tata’nın Pick-up Atağı : Bugün 02:13:23 pm
Tata Xenon, düşük fiyatıyla 4x4 pick-up pazarında iddialı bir oyuncu olmaya çalışıyor.

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP


Son zamanlarda yollarımızda Tata’nın bir pick-up’ı gözünüze çarpıyordur. Bizim çok dikkatimizi çekti, merak ettik ve inceledik. Adı Xenon 4X4. Tata’nın Telcoline’dan sonra Türkiye’de sattığı ikinci pick-up modeli. Fiyatı 32.570 YTL. Bu fiyata dört çeker özelliği, klima ve JVC CD-Mp3 çalar dahil. İşin güzeli dört çeker ya da iki çeker kullanımı sizin insiyatifinizde. Bir düğmeye basıyorsunuz ve seçiminizi yapıyorsunuz.
Xenon, güçlü görümüyle dikkat çekiyor. Bunda şişkin çamurlukların payı var. Zaten araç genel tasarım olarak hiç de fena değil. Onun için gösterişli bile diyebiliriz. Sanmayın ki hislerimizi böyle ifade edip, çok büyük, çok ulvi bir aşk besliyoruz Xenon’a karşı. Tamam bizi fiyatıyla ve görünümüyle tavlamaya çalışıyor diyelim, peki işçilik ve konforu hakkında ne söylemeliyiz? Ne yazık ki, İngiltere’nin prestijli markaları Jaguar ve Land Rover’ı bünyesine katan Hintli Tata’nın kendi otomobillerindeki işçilik kalitesi ve sürüş konforu yetersiz. Örneğin, test aracımızda airbag yoktu. Ön konsolda kullanılan malzemeler beklentilerin çok ama çok uzağında.Kocaman direksiyonda ve sisteminde sanıyoruz bir sorun var. O kadar boşluk var ki, sanki 80 model Magirus minibüsün direksiyonundayız. Arkada kullanılan yarı eliptik yaprak makasın konforu azalttığını söylemeliyiz. Xenon, yol bozukluklarında çok zıplıyor. İki çeker kullanırken ani gaz yüklenmelerinde arkasını hemen bırakıyor (Burası biraz eğlenceli aslında, özellikle bizim gibi hafif yanlayarak gitmeyi sevenler için). Hızlı giderken Xenon’u yolda, pardon izinde tutmak daha da zorlaşıyor. 2.2 litrelik turboşarjlı intercooler dizel motor 140 beygir güç sunuyor. Maksimum hızı 160 km/s civarında. Tata’nın internet sitesinde “Performans ve çekiciliğin eşsiz bütünlüğü” diye bir ibare var. Bizce fazla iddialı bir slogan olmuş. Tata Xenon’un dış görünümüne kanıp süper konforlu, lüks SUV’ları aratmayan kaliteli bir pick-up beklentisi içine girerseniz büyük hayal kırıklığı yaşayacaksanız. Ancak esas amacınız yük taşımak ve bu aracı gerçekten ticari anlamda kullanmaksa işte o zaman Xenon doğru bir tercih. Kısa bir not düşelim, Xenon’un arazi kabiliyeti hiç fena değil. Özette, Xenon alacaksanız birtakım defolarını görmezlikten gelmeniz gerekiyor.

 
15  ARAÇLAR & MODİFİYE / Motorlu Araçlar Dünyası / Rekortmen Peugeot 308 : Bugün 02:11:21 pm
İstanbul-Antalya-İstanbul arasında ortalama 3.45 litre yakıt tüketerek adından söz ettiren Auto6R şanzımanlı Peugeot 308 1.6 HDi, önemli bir başarıya imza attı.

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP



Artık Peugeot ile özdeşleşen yakıt tüketim testleri her geçen yıl çıtayı yükseltmeye devam ediyor. Geleneksel hale gelen bu testlerde markanın HDI motor teknolojisinin geldiği son nokta vurgulanırken, yeni geliştirilen şanzımanlarla uyumu da ispatlanıyor.Geçen yıl İstanbul’dan Antalya’ya giden Peugeot 407 ortalama 3.68 litre yakıt tüketmişti.
Bu yıl yakıt tüketim testine markanın yeni gözdesi 308 modeli de katıldı ve büyük bir başarı yakalayarak geçen senenin rekorunu egale etti. Yalnız bu sonuçta belki de en önemli nokta, teste katılan 308 otomatik vitesliydi. Genel olarak yaygınlaşan “otomatik vitesli araçlar manuel vitesli araçlardan daha fazla yakıt tüketir” anlayışını da yıkan yakıt tüketim testinde “Auto6R” (altı ileri otomatik şanzıman) adı verilen şanzıman başroldeydi. “Robotize” şanzıman olarak tanımlanan vites kutusunun en büyük özelliği kavrama ve vites değiştirme işleminin elektronik bir hareketlendirici sayesinde gerçekleştirilmesi.
Auto6R şanzımanlı Peugeot 308 1.6 HDi İstanbul-Antalya-İstanbul parkurunda 100 kilometrede ortalama 3.45 litre yakıt harcayarak bir rekora imza attı. Bu oranı elde etmek için tabii ki profesyonel sürücüler kullanıldı ve klima başta olmak üzere bir çok özellik kullanılmadı.

 
Sayfa: [1] 2 3 ... 20
İstatistikler
Üye: 227874
Mesaj: 435598
Konu: 83761
Hoş geldiniz yaho52, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Akvaryum Portal ve Forum
Akvaryum Portalı
Seç İnşaat
Çelik Konstrüksiyon
Geveze.net Türkçe Mirc
mirc
Trsohbet.com Chat
sohbet
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

Türkiye Mirc
Mirc
İddaa Tahminleri
iddaa
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Cs 1.6 Staroyun Se...

Counter-strike 1.6...

Cpl Winter 2005 Cs...

Kıymalı Karnıbahar

Bilmece 5

Bilmece

Kelimelerin Anlaml...

Düşün Ki O Bu Konu...

Bugün Sizi Anlatan...

Reikinin Gizli Sem...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo evden eve nakliyat

sauna eşofman

YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.7.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 2.028 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat