+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim

Ekim,10/13/08, 2008, 08:39:28 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


fx15
  Konuları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 39
1  EĞLENCE / Komik Resimler / Bebekler Rüyalarında Melek Görürmüş Biliyor Musunuz ? (: : Dün 09:42:11 am
2  EĞLENCE / Resimler / 2008 Amatör Paint Çalısmasıdır... :d By Yakamoz : Ekim,10/09/08, 2008, 10:47:42



30 dk da boyle birşey cıktı yorumlarınızı beklıorum işik var mı işik gülümse
3  YORUMCUYUZ.NET ÜYE İLANLARI / Satmak İstiyorum / 3 Yıldır Kullandiqim Bilqisayarimi Satiyorum (yakamoz Un Ünlü Pc Si) : Mayıs,05/22/08, 2008, 12:34:40
Emektar bilgisayarımın özellıkleri gülümse

p4.3.00 işlemcisi var  gülümse
 
512 mb ram bellek var   hadi bee

160 gb hdd var müzik arşivi hediyeeeee  kahkaha

128 mb ekran karti bile var smile  dil çıkart

samsung 17' monitor  tamam

kamasonic 4+1 ses sistemı (stero panel)  evet  tamam

a4 tech vebcam (cok kıs tavladım ugurludur  :p

yine a4 mouse ve rexpo klavye yanında hediye  kahkaha

hah bide phılıps dvd rw aldım 0 km 1 hafta olmadı Efsane sahit  puhaha

phoneıx kasa vardi ama kafama göre biraz ayar cekmıstım siz yenı bir kasa alırsınız 30 40 ytl ortalama

ee gelelım fiyata 400 ytl den koyalım piyasaya almak isteyen varsa buraya msj atsın sonra pm ile irtibata geceriz acık artırmada serbest ee sonucta yorumcuyuz un köklü uyelerindenız antika sayılır  üssteki
4  YORUMCUYUZ.NET GAZETESİ / Üye Resimleri(Our Member's Photos) / Efsane Resim Yayınlarda Yakamoz Durur Mu ? :d : Mayıs,05/05/08, 2008, 01:02:33
Bu Resmi Gençligimde cekınmıstım  dil çıkart



burda da cigerler baya kuvvetli puhaha

5  YORUMCUYUZ.NET ÜYE İLANLARI / Almak İstiyorum / 2.el Nokıa 6233 Marka Telefon Tarafımca Alınıcaktır ! : Ocak,01/12/08, 2008, 01:05:13
Arkadaslar nokıa 6233 elınde olan varsa satmak istiyorsa talibim iletişim : özel mesaj (p.m)

en kısa sürede
6  GENEL / Sohbet(chat) & Kutlamalar / Sevgili Genelşefimiz Erolescence Abimizin Dogum Günü Kutlu Olsun : Ekim,10/29/07, 2007, 03:55:04
Uzun süredir aramızda olan Erolescence abimiz 27 yasına basmıştır nice 100 lü yıllara abicim iyiki dogdun dogum günün kutlu olsun  yaşasın yaşasın yaşasın yaşasın yaşasın

 parti zamanı mezeyi Efsane ile bana Birakın yaşasın yaşasın

herkes eglensin yaşasın yaşasın
7  OYUN ARŞİVİ / CS Movie ve Resimler / Ezici Üstünlük__yakamoz Vs Ceza-fan : Eylül,09/29/07, 2007, 04:26:32


Gördügünüz Gibi ceza fan adlı cs oyuncumuz bana kafa tuttu aramızda cs attık ve 20 de biticek oyunu ceza arkadasımızın israri üzerine 40 ta bitirdik ona kalsa hiç bitmicek ama ben çıktım

Terörist Team

Ceza-Fan:13

Counter Team

yakamoz:40

OLAY BUDUR...
8  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / Kara Kuvvetleri Alçak Uçuş Yapan ''merakli Pilotu'' Ariyor : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:57:30
Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Ankara'da güneşlenmek isteyen Norveç Genç Bayanlar Voleybol Milli Takımı üzerinden birkaç kez alçak uçuş yapan helikopterin pilotunu arıyor.

Ankara'da güneşlenmek isteyen Norveçli Milli sporcuların üzerinden alçak uçuş yapan askeri helikopter olayı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nı harekete geçirdi.

Olayın hem Türk, hem de Norveç'in önde gelen gazetelerinde manşet olmasının ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı, helikopter pilotunun tespit edilmesi için araştırmalarına başladı.

Askeri yetkililer şimdi olayın tam olarak hangi saatte gerçekleştiğini araştırıyor. Yetkililer bu tespitin ardından helikopteri kimin kullandığını belirleyecek.

NORVEÇLİ SPORCULARA NE OLMUŞTU

Avrupa Genç Bayanlar Voleybol Şampiyonası elemeleri için Ankara'ya gelen Norveç Bayan Voleybol Milli takımı, güneşlenmek için önce Gençlik Parkı'na gitmiş, burada etraflarında onlarca kişinin toplanmasının ardından otobüs şoförlerinin de uyarısıyla parkı terketmişlerdi.

Daha sonra güneşlenmek için daha sakin olan Gölbaşı'na giden Norveçli sporcular bu kez yukarıdan geçen bir askeri helikopterin üzerlerinden birkaç kez alçak uçuş yaptığına belirtmişti. Norveç ekibi, bu alçak uçuşu fotoğraflarla da belgelemişti. Norveç Milli Takım oyuncuları, önce biraz çekindiklerini ancak daha sonra olayı bir eğlence olarak gördüklerini ve kendilerinin rahatsız olmadığını söylemişti.
9  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / Kosta Rika'yı İşgal Planı! : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:56:27
12 Eylül'de yurtdışına kaçan ülkücüler Kosta Rika'yı işgal planı kurmuş...Şaka değil gerçek. MHP'ye Başkan Adayı olan Abdülkadir Erdil, Çatlı ve diğer Ülküdaşlarıyla Kosta Rika'yı işgal edip Türk devleti kurma planlarını anlattı...
Devlet Bahçeli'nin karşısına sürpriz şekilde MHP Genel Başkan adayı olarak çıkan Abdülkadir Erdil, çok çarpıcı bir olay anlattı.

Türkeş'in en yakınındaki isimlerden olan Erdil, aralarında Abdullah Çatlı'nın da bulunduğu bazı arkadaşları ile birlikte Kosta Rika'da yönetime el koyup Bağımsız bir Türk devleti kurmak için çalışmışlar.

Tempo Dergisi'nde Sabri Canbeyli imzasıyla yayınlanan haberinin özeti şöyle:

12 Eylül Darbesi'nden önce Abdülkadir Erdil ve önemli Ülkücüler Alparslan Türkeş'in tavsiyesi üzerine Almanya'ya gidiyorlar. Daha sonra darbe oluyor.

Erdil ve arkadaşları darbe haberini alınca heyecanlandılar hatta Türkiye'ye dönüş hazırlıkları yaptılar. Ancak gelen haber bekledikleri gibi değildi. Çünkü ihtilal Ülkücüleri de vurmuştu.

Şaşırmıştık. Şoka girmiştik adeta. Artık Türkiye'ye dönemeyeceğimizi düşünüyordum. Yurt dışındaydık ve vatansızdık” diye anlatıyor o günleri Erdil.

Bir gece Badenhause'da yine toplantı halindeyken, aralarında bir arkadaşı şöyle dertlendi: Ülküdaşlar, vatansızlık nereye kadar. Kürşat, Çin'i kırk atlıyla ele geçirmiş. Biz burada dokuz kişiyiz. Kırk kişi olamıyor muyuz?” Bir anda birçoğunun kafasında şimşekler çakmaya başladı, birbirlerinden parlak fikirler ortaya atılmaya başlandı. Tek tek sağlam ülkücü isimlerin çetelesi çıkartıldı. Çekirdek kadro 15 kişiye ulaştı. Nefer olarak ta yaklaşık 650 kişi sıralandı. Hemen dünya haritası açıldı.

Haritanın etrafına oturup haritadan işgal edip, yönetimine el koyarak Bağımsız Türk Devleti yapacağımız bir ülke aramaya başladık. Önce Angola'ya baktık. Angola iç savaş konusunda tecrübeliydi. Onu sildik. Küçük nüfuslu bir ülke arıyorduk. Kosta Rika üzerinde fikir birliğine vardık. O gece kuracağımız devletin kadrosunu, kabinesini hatta bürokratların isimlerini bile belirledik. Karşılarına isimlerini yazdık. Beni Cumhurbaşkanlığı'na layık gördüler. Hepsinin büyüğü ve tecrübeli isimdim”

Hazırladıkları darbe ve işgal çok basitti: İlk aşamada 165 kişi İsivçre üzerinden iltica için Kosta Rika'ya başvuracak. Sonradan kısa aralıklarla bu sayı 650'ye çıkacaktı. Bir sabah ülkenin milli radyosu basılarak yönetime milliyetçi bir grubun el koyduğu, ülkede ekonomik ve sosyal refahı artırmak amacıyla göreve geldikleri anlatılacaktı.

Kürşad isimli arkadaşları yedi dil biliyordu. Radyoda o konuşacaktı. Onlara göre Kosta Rika'nın polisini, ordusunu ele geçrimek çok kolaydı. Yeni Türk Devleti için her şey tamamdı.
Erdil ayrıntıları şöyle anlatıyor: O kadar inanmıştık ki, Abdullah Çatlı, araştırma-inceleme ve detaylı rapor hazırlamak için Kosta Rika'ya gitti. Altı ay orada kaldı. Bununla yetinmedi arkadaşlar. Rapor olumlu olunca, iltica dilekçesi hazırlandı. Planlandığı gibi İsviçre üzerinden Kosta Rika yönetimine resmen iltica için başvuru yapıldı. Ama Kosta Rika'dan gelen cevap hayalleri yıktı. 15 gün sonra gelen cevapta, ‘Yapılan araştırmalarımız sonucu, iltica talebinde bulunan isimlerin kalabalık bir milliyetçi örgütün, tehlikeli militanları olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle talebinizin reddine karar verilmiştir' deniyordu”

Erdil bu hayallerini gerçekleştirmek için çalışan arkadaşlarının tam isimlerini vermiyor, Çünkü bir bölümü hala yurtdışında, bir bölümü ise rahmetli oldu, bazıları da Türkiye'de” diyor.

Çatlı Kosta Rika'ya Neden Gitti?

Erdil'in anlattığının dışında Çatlı ve Kosta Rika ilişkisiyle ilgili Mehmet Ali Ağca farklı şeyler anlatıyor. Ağca, Güneri Civaoğlu'na verdiği röportajda (2 Şubat 1997 Kanal D) Abdullah Çatlı'nın Kosta Rika'da eğitildiğini iddia etmişti.

Ağca Şunları söylemişti: Çatlı yabancı servisler tarafından Kosta Rika'da antiterör eğitimi görmüştü. Kısa ve yoğun bir eğitim. Görevi Ortadoğu ve Türkiye'de komünist terör gruplarına karşı savaşmaktı… Askeri eğitim gördüğü belliydi. Bana Kosta Rika'da eğitim gördüğünü itiraf etti. Uluslararası çerçeve içinde”

Ağca, Çatlı'yı Kosta Rika'da eğiten kuruluş CIA mıydı?” sorusuna ise şu yanıtı vermişti: CIA demiyorum, CIA içinden birkaçı…”

Bu durumda akıllara gelen soru şu: Çatlı Kosta Rika'ya işgal için” bilgi toplamaya mı; yoksa gladyo çerçevesinde eğitim almaya mı gitti
10  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / Diyarbakır'daki Bomba Kimin İşi? : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:55:01
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün köşe yazısı
ÖNCEKİ gece saat 22.00 civarında telefonum çaldı.Arayan Ankara Temsilcimiz Enis Berberoğlu'ydu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Fatih Çekirge'yi aramış.

Hürriyet'in iki gündür sürdürdüğü, "PKK tuzağına dikkat" haberleri için teşekkür etmiş.

Bazı çevreler bu yayınlarımızdan dolayı bizi eleştirmişti.

Önemli değil, demokratik bir toplumda bu da olacak, o da.

Bu haberi aldıktan üç dakika sonra bu defa yazı işlerinden aradılar.

Diyarbakır'da bir parkta patlama olmuş.

Beşi çocuk, yedi ölü varmış.

"Kim yapmış" sorusunu bile sormadan ağzımdan şu cümle çıktı:

"Allah belalarını versin..."

* * *

Bu yazıyı yazdığım sırada olayın üzerinden 18 saate yakın süre geçmişti.

Hálá ruhumda ve aklımda aynı tepkiyle geziyorum.

"Bunu kim yaptıysa Allah belasını versin."

PKK yaptıysa onun.

PKK'nın bombalarına tepki duyan kendi kendine güya Türk sıfatı veren bir terör örgütü yapmışsa onun da Allah belasını versin.

Yok kökü daha derinlerde, yabancı bağlantılı bir başka örgüt ise onun da Allah belasını versin.

Veya son zamanlarda yeniden biti kanlanmaya başlayan dinci bir fanatik terör örgütü ise.

Onun da Allah belasını versin.

Benim için hepsi, aynı provokatörün soyudur.

Hepsi bu ülkede kardeşi kardeşe, vatandaşı vatandaşa kırdırma peşinde koşan iğrenç, insanlıktan nasibini almamış, aşağılık, korkak insanlardır.

Ve Türkiye, hepimiz bu aşağılık çetelerin meydan okumasına, aynı ortak duyguyla cevap vermeliyiz.

* * *

Dün gazetelerin birinci sayfasındaki duygu, sanırım sizin de dikkatinizi çekmiştir.

Antalya'da, Marmaris'te patlayan bombaları fazla büyütmeyen basın, bu defa olayı daha geniş görmüştü.

Bence bu duyguyu çok iyi okumak lazım.

Çünkü bu bakış açısı, aslında Türkiye'nin büyük bölümüne yansıyan ortak bir duygunun ifadesidir.

İtiraf etmesek de hepimizin içinde şu endişe var.

Diyarbakır'daki bu bombalar, Antalya ve Marmaris'te patlayan bombaların misillemesi olarak yorumlanmamalı.

Bu, PKK'nın en çok istediği şeydir.

PKK olayının patladığı ilk günden bu yana, Türk halkı teröre karşı duyduğu öfkeyi, komşusu, arkadaşı, aynı şehri, aynı ülkeyi paylaştığı Kürt vatandaşlarına karşı bir öfkeye dönüştürmedi.

Türk halkının 20 yıl boyunca dünyaya verdiği en büyük insanlık mesajı buydu.

Biz bunca şehit cenazesinin acısına rağmen, millet olarak kimseye ne intikam, ne misilleme taşeronluğu verdik.

O nedenle güvenlik güçlerimizden bu bombalama olaylarının faillerini bir an önce, hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde bulmalarını istiyoruz.

Herkes şu gerçeğin herhalde bilincindedir.

Ortak tarihimizin en büyük provokasyonu ile karşı karşıyayız.

Birileri, "bombanın" coğrafyasını bütün ülkeye yaymak istiyor.

Belli ki "birileri", batıdaki şehirlerde attığı bombalara, ülkenin güneydoğusunda gerekçe hazırlıyor.

Birileri, vatandaşların bombalarla birbirine girmesini arzuluyor.

O yüzden çözüm isteyen her samimi insan, bu aşağılık meydan okumaya aynı ortak dille cevap vermelidir diyorum.

Yani insanlığın ortak diliyle.

Parkta oynayan çocuğun, annesinin, babasının, kardeşinin üzerinde bomba atacak kadar adileşen, canavarlaşan bir dimağ, hepimizin ortak düşmanıdır.

İşte burada en yüksek sesi, Türk şehit anaları çıkarmalıdır.

Yakınını PKK bombalarıyla kaybetmiş Marmarisliler, Antalyalılar, Kuşadasılılar, İstanbullular çıkarmalıdır.

Çünkü parkta oynayan çocuğunu kaybeden anneyi en iyi anlayacak olanlar onlardır.

Kürt anneleri de eğer gerçekten barış annesi ise, bu koroya katılmalıdır.

Evlat acısı diye bir şey varsa, bunun kimlik tanımadığını, pasaport sormadığını, Türkmüş, Kürtmüş, Lazmış, Çerkezmiş demediğini o kanlı şebekeye ispat etmeliyiz.
11  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / Kktc'den Habersiz Kıbrıs Planı Yaptılar !!! : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:53:49
AB dönem başkanı Finlandiya, KKTC'ye izolasyonun kalkması, bu çerçevede Rumları da tatmin edecek bir planın benimsenmesi için yeni bir girişim başlattı

Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, taraflarla yoğun temaslar başlattığını, bu temaslarının Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin yanı sıra ilgili diğer tarafları kapsadığını açıkladı.

Tuomioja 'AB'nin Kıbrıslı Türkler ile doğrudan ticari ilişki kurması yönündeki engelin kaldırılması ve Türkiye'nin de deniz ve havalimanlarını Kıbrıs Rum kesimine açması yönünde ikna edilmesinin amaçlandığını' bildirdi. Tuomioja, 'Bunu başarıp başaramayacağımızı görmek için yalnızca birkaç haftamız var. Hissettiğim şu; hiçbir taraf şimdilik evet de demiyor, hayır da' dedi.

Finlandiyalı Bakan, tarafların tümünün bir sonuç elde edilmesi isteğinde olduklarını da kaydetti. Kıbrıs'taki 32 yıllık sorunun çözümünü sağlama gibi bir iddiası olmadığını belirten Tuomioja, amacın varolan durumun bir krize gitmesini önlemek olduğunu vurguladı. Tuomioja, temaslarının ayrıntılarını açıklamaktan kaçınırken, AB diplomatları girişimlerin, Gazimağusa gibi limanların uluslararası gözetim altında uluslararası ticarete açılmasını içerdiğini kaydetti.

KKTC: Öneri ciddi değil

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca ise hazırlanan önerinin Kıbrıslı Türkler'e uygulanan izolasyonlarla ilgili olduğu halde, bu önerinin, Finlandiya Dönem Başkanlığı tarafından kendilerine iletilmediğini belirtti. Erçakıca, bu nedenle, 'bu önerinin ciddiyetle değerlendirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi...

12  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / Avrasda Ya Stratejik Mücadele : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:52:32



1990'lı yılların başından bu yana büyük güçlerin öncelikle ekonomik çıkarları açısından ilgi duydukları ve bu çıkarlarını gerçekleştirmek amacıyla kendi kurumsal sistemleri ile sosyo-kültürel yapılarını empoze etmeye çalıştıkları ve üzerinde ciddi bir mücadeleye giriştikleri Avrasya coğrafyasının bizim için de yaşamsal önemi aşikârdır

ABD'nin Asya'yı Avrupa'ya bağlayan Avrasya'yı Büyük Ortadoğu Projesi'ne dâhil etmesi, bazı stratejistlerin ABD'nin "Büyük Avrasya Projesi"nden söz etmelerine neden olmaktadır. Avrasya'nın merkezindeki Türkiye, hem ekonomik hem de stratejik bir noktada olmanın avantajlarını değerlendirirken önümüzdeki yıllarda sosyo-kültürel açıdan büyük değişimlere uğrayacağı muhakkak olan bu bölgeye farklı gözlerle bakmalı ve bulunduğu coğrafyayı bu şekilde değerlendirmelidir.

Yeni oluşumlara son derece açık olan bölgenin en önemli özelliği, yıllardır süren Sovyet baskısından kurtulan ve bir anda ummadıkları özgürlüklere kavuşan toplumların yaşadıkları ani kültür şoku ve yeni dünya düzeni ile demokratik uygulamaları kurumsal sistemlerine adapte ederken çektikleri sıkıntılardır. Avrasya bölgesinin yeniden şekillenmeye başlayan çehresine ve bu coğrafyadaki çoğu yeni kurulmuş olan ülkelerin tarihlerine bakarak geçmişteki ve şimdiki durumu ortaya koymakta ve kimi saptamalarda bulunmakta yarar vardır. Herşeyden önce, bölge ülkeleri jeopolitik konumlarından kaynaklanan asimetrik özellikleri nedeniyle, iki kutuplu dönemde merkez-çevre ilişkisi içerisinde ve yarı sömürge durumundaydılar. Bu bağlamda, Avrasya coğrafyasındaki ülkelerin hemen hepsinin öncelikle SSCB ile tek taraflı bağımlılık çerçevesinde şekillenen ilişkileri söz konusuydu. Başka bir deyişle, Soğuk Savaş döneminde eksen tabir edilen bağımlı ülkelerin çoğu şu veya bu şekilde merkez olarak adlandırılan ABD ya da SSCB'ye belli ölçülerde bağlı ve bağımlı durumdaydılar. Soğuk Savaş sonrasında tek taraflı bağımlılıkları ortadan kalkan ülkeler, bu sefer de mevcut asimetrik özellikleri ile karşı karşıya kaldılar. Yıllarca tek bir ülkeye bağımlı olarak yaşayan söz konusu ülkeler, kendi başlarının çaresine bakmak durumunda kaldılar. İşte bu noktada bölgesel işbirliği projeleri ve çok boyutlu ittifaklar büyük önem kazandı. Çünkü, şimdilik üzerinde birçok aktörün egemenlik sağlamak istediği bu bölgede daha uzun bir süre hiçbir uluslararası aktör tek başına egemen olamayacağı aşikardır. Bu noktada tek küresel güç olarak kabul edilen ABD ve küresel güç olmaya aday gösterilen öteki ülkeleri Avrasya'daki çıkar ve hedefleri açısından irdelemek gerekmektedir.

BÖLGEDEKİ YUMUŞAK SAVAŞ

Yeni gelişen akımlara baktığımızda, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin uzantısı olan Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi'nin de temelde bir Amerikan Avrasyacılığı'nı hedef aldığı görülmektedir. Amerika, bugün, geriye dönerek, stratejilerini "karasal güç" kavramına döndürerek ve esasen kontrol altında tuttuğu Anglosakson denizci medeniyetini, Avrasya üzerinden kara hâkimiyeti teorisiyle desteklemek suretiyle tek süper güç olma olgusunu perçinleme evresine girmiştir.

Avrasya'da yıllarca tek bir ülkeye bağımlı olarak yaşayan ülkeler, artık kendi başlarının çaresine bakmak durumunda kalınca bunlar arasında bölgesel işbirliği projeleri ve ülkeler arası ittifaklar özellikle önem kazanmışsa da bölge halklarının sosyo-kültürel özellikleri de kültür şoku ve değişen tüketim alışkanlıklarıyla şekillenmiş ve abartılı özentilere yönlenmiştir. Bu özellikleri kendi çıkarları açısından değerlendirip önemli hamleler yapan batı ülkelerinin ellerindeki en önemli enstrüman yalnız iletişim araçları vasıtasıyla yarattıkları yumuşak savaş değildir. Özellikle NATO gibi askeri ve ekonomik örgütlerin etkinliği de bu noktada önemli bir faktördür. ABD kontrolündeki etkin güç olan NATO'nun bu günlerde giderek hissedilen doğuya doğru genişleme eğiliminin gelecekte Rusya kadar Avrupa için de tehlikeli olabileceğini burada belirtmekte yarar vardır. Yine bu noktada günümüzde bir alışkanlık ve uygulama haline gelen, ülkeleri önce askeri açıdan kontrol altına alıp sonra kültürel yönden şekillendirme eğiliminde olan ABD'nin NATO'yu bu şekilde kullanıyor olması önemlidir. Bu olgu Avrupa'nın Amerikanlaşmasına bile yol açabilecek özellikler gösterirken bir kültür emperyalizminin aracı olabilecek niteliktedir. Ayrıca bu şekilde NATO'nun ABD etkisinde kullanılması, uzun vadede Avrupa'nın dünyadaki algılanmasına ters etki ederek AB'yi uluslararası alanda da zayıflatabilecektir. Yine burada üzerinde durulması gereken husus, özellikle eski Sovyet bölgesi halkları üzerinde sürdürülen ekonomik ve kültürel etkinlik savaşında, başka bir deyişle bu toplumların öz kültürlerini, toplumsal değerlerini ve yaşam biçimlerini etkileme yarışında Batı kültürünün Doğu'ya ve Rus hegomonyasına göre daha cazip olabileceğidir.

TÜRKİYE VE RUSYA FAKTÖRLERİ

Ancak bu noktada göz önünde bulundurulması gereken husus, bölge aktörlerinden Rusya ve Türkiye'nin hem Avrupa hem Asya ülkesi olmaları ve bu bakımdan söz konusu bölge halklarının değer yargılarına, alışkanlıklarına ve öz kültürlerine daha gerçekçi yaklaşımlarda bulunabilecekleridir. Her iki ülkenin de coğrafi yakınlık avantajından da yararlanarak daha az çabayla bölgedeki sosyo-kültürel yapı üzerinde etki yaratmaları mümkündür. Rusya'nın Asyalı bir güç olarak Avrupa'ya yönelmiş olması ve Türkiye'nin de aynı özelliği taşıması bölge halklarının batı tarafından sosyo-kültürel şekillendirilme çabasında bu iki ülkeye ek bir avantaj sağlamaktadır. Şimdilerde Şanghay İşbirliği Örgütü vasıtasıyla tekrar doğuya yöneldiğini gördüğümüz Rusya, bu avantajının farkındadır. Ancak ve maalesef Türkiye elindeki bu kartları birçok başka konuda olduğu gibi değerlendirememekte, heba etmektedir. Bunda, şu anda ülkemizi yönetenlerin konuya sıcak bakmamalarının yanı sıra Türkiye ile söz konusu bölge arasındaki coğrafi kopukluk da önemli bir etkendir. Bu noktada Azerbaycan ile doğrudan coğrafi bağlantımızın olmamasının önemini vurgulamakta yarar var. Bu dezavantajın ortadan kaldırılması ve Türkiye'nin bölgede tekrar etkin rol oynayabilmesi için ülkemizin yakın ve orta vadede Azerbaycan ile bir birlik meydana getirmesi ve Gürcistan'ın Ermenistan ile gergin olan ilişkilerinin her daim kriz eşiğinde sürmesinin sağlanması önemlidir.

Yine enerji kaynakları açısından yüzde 75 oranında dışarıya bağımlı bir Türkiye'nin tarihi mirasından da yararlanarak bölgede kendini hazır bir şekilde bekleyen sosyo-kültürel etkinliği sağlaması, doğal kaynaklara erişmedeki çıkarları açısından da oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Türkiye'nin bölgedeki potansiyel müttefiki veya rakibi olan Rusya ve Rus Avrasyacılığı'nın ve etkisinin küçümsenmeyecek önemi burada vurgulanmalıdır. Özellikle temelde katı ve milliyetçi bir yaklaşıma sahip Rus Ortodoks inancının bu coğrafyada etkin bir rol oynama arzusunda olduğu çok açık bir gerçektir. Gün geçtikçe ekonomik koşullarının da düzelmesiyle Avrasyacı yaklaşımında baskın yöntemler kullanacağı açık olan Rusya, özellikle Orta Asya Cumhuriyetleri'nde, 70 yıldan daha uzun bir süre baskıyla yerleştirdiği Rus kültürünü daha da egemen kılmak ve özellikle bu cumhuriyetlerin halklarını giderek artmaya başlayan Amerikan etkisinden uzaklaştırmak isteyecektir. Hatta bunu, küreselleşmenin başını çeken ABD'ye karşı çok bilinçli yöntemlerle gerçekleştirecektir. Avrasya coğrafyasında, bu anlamda, çeşitli ırk, din ve kültürlerin giderek artan kültür karmaşasında sosyo-ekonomik alan da dâhil olmak üzere ortaya çıkacak neticeler bu ülkelerin egemenlik ve birlik anlayışlarını da etkileyebilecek sonuçlar yaratacaktır.

ABD VE AVRASYA

Bölgede 1990'lardan bu yana etkin olmak isteyen ABD açısından şimdilik Avrasya'da güç dengesinin korunması söz konusuyken, ABD'nin özellikle Afganistan ve Irak operasyonları bu ülkenin, bölgedeki kaynakların kullanılması yolunda aslan payını almaya çalıştığını ve geleneksel sömürgeci yaklaşımıyla bölge halkları üzerinde sosyal ve kültürel emperyalizmin en etkin yöntemi olan yumuşak savaşı (soft war) alabildiğine kullanacağını göstermektedir. ABD'nin bölgedeki en büyük rakipleri yalnız Rusya, Çin, bir ölçüde Türkiye ve İran değil aynı zamanda geçmişte küresel birer güç olan Almanya ve Japonya gibi ülkelerdir.

Şimdilik küresel güç olarak tek başına bir öncelik gösteren ABD'nin özellikle iletişim alanındaki avantajlarını kullanarak on yıldan daha uzun bir süre bu coğrafyadaki sosyo-kültürel yapıda egemenliğini, nihai amaç olan, ekonomisine pazar sağlama yönünde oluşturup koruyacağı söylenebilir. Bu noktada ABD'nin en önemli rakibi hiç şüphesiz Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) gücünü de arkasına alan Rusya olurken, Çin'in de gelişen ekonomik gücünden istifade ederek bölgede etkinlik kazanmak isteyeceği söylenebilir. Ancak bu noktada, özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde Rusya'nın geçmişten bu yana süregelen yerleşmiş avantajlarını göz ardı edemeyiz. Yine bölgesel güç olan Türkiye ve İran'ın da dezavantajlarına karşın özellikle coğrafi yakınlık, dil ve din gibi unsurlar sayesinde gelecekte bölgedeki sosyo-kültürel yapıya yönelik girişimlerde bulunmaları beklenebilir.

AVRASYA'NIN SİYASAL ÖZELLİKLERİ

Rusya ve ABD gibi güçlerin bölgedeki etkinlik arayışında her zaman karşılarında Türkiye, İran, Almanya, Çin ve hatta Hindistan gibi bölgesel güçleri bulacak olmaları, bölgede hiçbir zaman kesin bir egemenliğe erişemeyeceklerinin göstergesidir. Ancak coğrafya ile ilgili şu gerçekçi tespitleri de yapmak yerinde olacaktır:

**Şu anda hiçbir ülke veya ülkeler birliği ABD'yi bir süre daha bölgeden tam anlamıyla çıkaramayacaktır,

**Bu bağlamda, doğuya doğru genişleyen bir Avrupa Birliği ve NATO muhtemelen ve geniş ölçüde ABD'nin Avrasya coğrafyasındaki çıkarlarına hizmet edebilecektir,

**Yakın gelecekte daha güçlü bir birleşme gösteremeyecek olan Avrupa, özellikle ABD baskısı altında ve ABD'den etkilenen yeni Doğu Avrupa ülkelerinin de etkisiyle parçalanmaya gidebilecek ve Avrasya coğrafyasındaki potansiyel gücünü kaybedebilecektir,

**Ancak AB'nin bugün beklenenin ötesinde bir çıkış yaparak umulmadık bir atılım yapması halinde, Avrasya coğrafyasında özellikle sosyo-kültürel alanda Avrupa hakimiyeti, artabilir,

**Bu durumda, zayıflayacağı varsayılacak bir Rusya'nın da küresel işbirliği ve sistematik içinde eriyip asimile olması söz konusu olabilir,

**Almanya-Fransa ikilisi ABD'nin Avrasya coğrafyasında potansiyel müttefikleri olurken, diğer bir potansiyel müttefik de Türkiye olabilir. 1990'ların başında bölgeye ancak Türkiye üzerinden girmeyi başarmış ancak bugün kendi başına bölgede egemenlik kurmak isteyen ABD, gün geçtikçe Avrasya coğrafyası ve özellikle Orta Asya'da güçsüzleşmektedir,

**Aynı şekilde, 1990'ların başında Orta Asya coğrafyasında ciddi bir aktör olan Türkiye, bugün özellikle ABD, İran ve Rusya'nın engellemeleriyle bu konumunu kaybetmiş gözükmektedir,

**Bu nedenlerle bölgede hiçbir ülkenin yakın gelecekte tek başına egemen güç olamayacağı açıktır ve akılcı ittifaklar ile ülkelerin başarılı olacaklarını söylemek son derece gerçekçi bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma en uygun örnek başarılı adımlar atan ŞİÖ'dür,

**Rusya, kapasitesinin üzerinde bir kontrol gerektiren yüzölçümünün yanı sıra ekonomik açıdan giderek güçlenen Çin ve şimdilik dünyanın en güçlü ekonomisi olan ABD tarafından yakın bir gelecekte alan olarak erozyona uğratılabilecektir. Rusya'yı bekleyen ikinci bir parçalanma ihtimali de önümüzdeki yıllarda bölgede oluşacak veya oluşturulacak sosyo-kültürel alt yapı ile ilişkili olacaktır. Rusya'nın geleceği bu bakımdan bölge halklarının küresel güçlerce şekillendirilmesine geniş ölçüde bağlı olabilecektir. Bölgede zaman zaman gerçekleştirilen turuncu devrimler, Soros gibi güçlerin desteklediği sivil toplum kuruluş ve oluşumları bu süreci hızlandırabilecektir. Rusya'nın özellikle ekonomik ve sosyal kalkınma ve modernizasyonda Çin ile aynı adımları atamayıp geri kalması Rusya'nın bölgedeki geleceğini zora sokabilecektir,

**Avrupa'dan giderek dışlanan Türkiye bu gelişmeler ışığında seçenek olarak Orta Asya ülkelerindeki olası gelişmelerden yararlanabilmeli ve bölgedeki gelişmelere paralel çok yönlü ekonomik ve siyasi işbirliğine dönük uzun vadeli planlar yapmalıdır,

**Türkiye'nin bu açıdan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin yanı sıra İran ve Rusya ile işbirliğine gitmesi ve böyle bir ittifaka, bölge barışı açısından ABD'nin de itiraz etmemesi herkes için yararlı olabilir,

**Hindistan'ın bir güç olarak Avrasya'ya girmesini Pakistan önleyecektir. Hindistan giderek doğal kaynak bağımlılığı nedeniyle Çin ile mücadeleye girecek ve Avrasya'ya önem verecektir,

**Yakın gelecekte, Rusya'nın özellikle son zamanlarda "enerjiyi ve doğal kaynakları" bir silah gibi kullanması nedeniyle ABD ile artan bir sürtüşmeye girme olasılığı, ABD'yi Avrasya coğrafyasında Çin ile daha yakın ilişkiler kurmaya zorlayabilecektir. ABD'nin tarihte, İngiltere, Rusya ve Japonya'nın aksine Çin ile hiçbir önemli çatışmaya girmemiş olması ve Çin'de gerçekleştirdiği önemli ölçülerdeki yatırımı, bu iki ülkenin özellikle Rusya'ya karşı daha rahat ikili ilişkiler yürütüp Avrasya coğrafyasında belli paylaşımlara gidebileceklerini söz konusu edebilir.

TÜRKİYE'NİN ETKİSİ

Görüldüğü üzere son derece karmaşık ve çok yönlü etnik, dini, kültürel ve tarihi olguları içeren Avrasya coğrafyasındaki toplumların geleceği ancak bölgede yaşayan halkların kültürlerinin ve kimliklerinin uzlaşmasına ve barışına bağlı olacaktır. Bu konuda dışarıdan gelebilecek müdahaleler bölge barışını bozacağı gibi sosyo-kültürel farklılıkların sürmesine ve bu bakımdan toplumlar arası birliğin, uzlaşının zor bir yola girmesine neden olacaktır.

Bölgenin tarihi mirasçılarından Türkiye, Orta Asya ülkelerinin sosyo-kültürel gelişme sağlayabilmeleri için iletişim, eğitim, ulaştırma gibi konularda bu ülkelere yardımcı olabildiği diğer bir ifade ile "çözüm üreten devlet" olabildiği takdirde diğer ülkelere nazaran bir adım önde olacak ve bu şekilde kardeş ve komşu devletlere ve bunların halklarına yardımcı olabilecektir.

Türkiye küreselleşmenin acımasız rekabet ortamında, enerji projeleri dâhil olmak üzere, ortak çıkarlarını, Karadeniz, Akdeniz ve Hazar havzasını içerecek şekilde harekete geçirerek bu yarışta yerini almalıdır. Bu bakımdan ülkemiz ancak, değişmekte olan yeni dünya düzeni içindeki gelişmeleri yeniden ve hızla analiz ederek etkinliğini arttırdığı oranda bölgenin oluşacak sosyo-kültürel yapısının şekillenmesinde söz sahibi olabilir. Bunun sağlanması için de ittifaklara girmenin ve kararlı adımlar atmanın bir devlet politikası haline getirilmesi gerekmektedir. Bölgedeki etkinlik yarışında uzun vadede en ümit vadeden galipler arasındaki işbirliğinde, coğrafi konum ve yakınlık avantajını kullanabilecek olan üç ülke vardır. Bunlar Türkiye, İran ve Rusya'dır.
13  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Özel Kuvvetler ve İstihbarat / İstihbaratçılarımızdan ...korkut Eken (1945-...) : Ağustos,08/05/07, 2007, 02:49:55
Eken, 1945 yılında Ankara'da doğdu. 1963 yılında baba mesleği olan subaylığa ilk adımı Kara Harp Okulu'na girerek attı. Hava İndirme Tugayı'nda görevliyken 20 Temmuz 1974'de paraşütçü birlikler ile Kıbrıs'ta ilk görev yapan askerlerimiz arasında yeraldı.

1978 yılında çok üstün eğitimli subay ve astsubaylardan oluşan Özel Harp Dairesi, özel birlik komutanlığına atandı. 1984 Eruh baskınıyla başlayan PKK terör örgütüyle mücadelede, birliğiyle birlikte Siirt ve Sason bölgelerinde görevlendirildi.

1986 yılına kadar devam eden bu görevinde sayısız sıcak çatışmaya girdi. Yaptığı çalışmalardan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimiz'in en önemli madalyası olan Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası ile Başarı Madalyası ve birçok takdirname aldı. 1981 yılından 1986 yılına kadar Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Özel Harekat Timleri'nin teşkili, teçhizi ve eğitiminde görev aldı.

Kendi isteğiyle 1987 yılında Yarbay rütbesindeyken emekliye ayrıldı ve hemen MİT'de Güvenlik Dairesi Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı. Basına sızan ünlü MİT raporunu hazırlayan Daire'de görevli olduğu için soruşturma geçirdi. Başka bir bakanlığa atanacağını öğrenince 1988 yılında MİT'den emekliye ayrıldı.
1993 yılında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın daveti üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı.

1996 yılına kadar Özel Harekat timlerini yetiştirdi ve bunlarla birlikte operasyonlara katıldı.

Samsun Terme nüfusuna kayıtlı Korkut Eken evli ve 3 çocuk babası.
14  ASKERİ BÖLGE | ÖZEL KUVVETLER | İSTİHBARAT / Gazi Ve Şehitlerimiz / YOZGAT VE SİVAST'AN BİR ŞEHİT HABERİ DAHA SONU NEREYE VARACAK !!!! : Temmuz,07/18/07, 2007, 06:52:50
Şehit asker, kuzeniyle aynı kaderi paylaştı

Hakkari’nin Çukurca ilçesindeki patlamada şehit olan askerlerin kimlikleri belirlendi.
Terör örgütü PKK üyeleri tarafından Çukurca ilçesine bağlı Köprülü ile Çığlı köyleri arasındaki yola önceden döşenen mayının, askeri aracın geçişi sırasında patlatması sonucu şehit olan askerlerin er Sefa Aslan (Yozgat) ile er Serdar Şimşek (Sivas) olduğu belirlendi.

Şehit olan askerlerin naaşı, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında düzenlenen törenden sonra doğum yerlerine gönderilmek üzere helikopterle Van’a gönderildi.

Törene, Vali Ayhan Nasuhbeyoğlu, Tugay Komutanı Tuğgeneral Azmi Utfan Cinek, İl Jandarma Komutanı Albay Erhan Kubat, Emniyet Müdürü Cavit Çevik ve askeri erkan katıldı


15  EĞLENCE / Komik Resimler / aşkınızı siz nereye yazarsiniz bilmem ama bu adam uçmuş :D : Haziran,06/24/07, 2007, 11:29:39

Sayfa: [1] 2 3 ... 39
İstatistikler
Üye: 208065
Mesaj: 406382
Konu: 78153
Hoş geldiniz Bycobeyn, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Geveze.net Türkçe Mirc
mirc
Trsohbet.com Chat
sohbet
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

Akdeniz Nakliyat
Evden Eve Nakliyat
Türkiye Mirc
Mirc
İddaa Tahminleri
iddaa
Sigara Bırakmak İçin
sigara bırakma
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Dreamweaver 8 Full...

Bedirhan Gökçe / S...

Cep Telefonunda Ye...

Microsoft Office 2...

Duvarın Arkasını G...

Laiklik Bu İse Din...

Alınganlık

Yaşlı İnsan Karekt...

Bir Dakikayı En İy...

Soru Sormadakı Ölç...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo evden eve nakliyat

adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması

YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.6.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.364 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat