.....
SÜPER ÜYE
Üye No: 29904
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 11107
Nerden: ....
Rep Puan: 4473
.....
|
 |
« : Haziran,06/03/08, 2008, 12:05:30 » |
|
SÖZCÜK VE CÜMLE YORUMU (ÖSS SORULARI AÇIKLAMALI TESTLER)
SORU :
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır?
A) Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı.
B) Bu kitapları, belirlediğiniz ölçütlere göre seçin, ayırın.
C) Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu.
D) Bütün bunları, kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu.
E) Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı, daha pahalıdır.
(ÖSS 2001)
ÇÖZÜM :
Bu soruda altı çizili sözcüklerin aynı cümlede anlamca birbirine en yakın olduğu sorulmaktadır. B seçeneğinde "seçin" sözcüğü ile "ayırın" sözcüğü kitapların belirlenen ölçütlere göre birbirinden ayırt edilmesi eylemi olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise her iki sözcük anlamca birbirlerinden uzaktır.
Yanıt: B
SORU :
I. Yirmi üç yaşını ekimde doldurdu.
II. Üniversite formunu heyecanla doldurdu.
III. Bütün yazlıklarını bavula doldurdu.
IV. Odanın içini yemek kokusu doldurdu.
V. Buzdolabını meyveyle doldurdu.
"Doldurmak" sözcüğü yukarıdaki cümlelerin hangilerinde yakın anlamda kullanılmıştır?
A) II. ve V. B) III. ve IV. C) III. ve V.
D) I. ve V. E) II. ve IV.
ÇÖZÜM :
Doldurmak sözcüğü
I. Cümlede yaşın tamamlanması
II. Cümlede gerekli ve istenen bilgilerin yazılması
III. Cümlede yazlıkların bavula yerleştirilmesi
IV. Cümlede yemek kokusunun odayı kaplaması
V. Cümlede meyvelerin buzdolabına yerleştirilmesi
Anlamlarında kullanılmıştır. Bu durumda III. ve V. cümlelerde belli şeyleri belli bir yere yerleştirmek anlamında, yani yakın anlamda kullanılmıştır.
Yanıt: C
SORU :
"Almak" sözcüğünün aşağıdaki açıklamalarından hangisi, birlikte verilen örnek cümleye uygun değildir?
A) Yanında bulundurmak: Gökyüzü bulutluydu, şemsiyesini de aldı.
B) Ortadan kaldırmak, yok etmek: Güneş, perdelerin rengini almasın diye onları çekmiyor.
C) içeri sızmak: Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.
D) Yolmak, koparmak: Kaşlarını modaya uysun diye alıyor.
E) Çalmak: Çantasından beş milyon lirasını almışlar.
ÇÖZÜM :
Bu soruda "almak" sözcüğünün önce anlamı verilmiş, sonra verilen cümlede bu anlama uygun kullanılıp kullanılmadığı sorulmuştur. B seçeneğinde "ortadan kaldırmak, yok etmek" açıklaması verilmesine rağmen cümlede "Güneş, perdelerin rengini almasın diye onları çekmiyor." diyerek "soldurmak" anlamında kullanmış, bu yüzden verilen açıklama ile yan cümledeki anlam örtüşmemiştir.
Yanıt: B
SORU :
Sözünü dinletmeyi sever, bunu başaramadığında sinirlenip hırçınlaşırdı. Bunun için, hemen her zaman, hem çevresindekilerin kendisine, hem de kendisinin çevresindekilere karşı davranışlarında ipleri kendi istediği gerginlikte tutmayı başarırdı.
Yukarıda geçen, "ipleri kendi istediği gerginlikte tutmayı başarmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çevresindekilere, kendi görüşlerinin doğruluğunu kanıtlamak
B) isteklerinin gerçekleşmesi için her yola başvurmak
C) Her konuda kendisini bilgili ve yeterli görmek
D) insanlarla olan ilişkilerini, kendi ölçütlerine göre yönlendirmek
E) Kendini, olduğundan daha güçlü göstermeye çalışmak
(ÖSS 2001)
ÇÖZÜM :
Paragrafta bir kişi, çevresindeki insanlarla ilişkileri yönünden tanıtılmaktadır. Bu ilişki, "hem çevresindekilerin kendisine hem de kendisinin çevresindekilere karşı davranışları" sözleriyle belirtilmekte, bu ilişkilerde "ipleri kendi istediği gerginlikte tutmayı başardı" diyerek ilişkileri ve ilişkilerdeki mesafeyi kendisinin belirlediğini ifade etmektedir. Bu açıklama B seçeneğinde "insanlarla olan ilişkilerini, kendi ölçütlerine göre yönlendirmek" ifadesiyle belirtilmektedir.
Yanıt: D
SORU :
Dedem yaptığımız gezilerde gördüklerini, hiç üşenmeden sıcağı sıcağına defterine yazıyordu. Altı çizili sözcüğün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Bu çocuk çok çabuk öğreniyor.
B) Yeni yaptığı tablolarını özenle yerleştirdi.
C) insanlarda demokrasi düşüncesini önemsemek gerekir.
D) Sınıfta olanları öğretmene hemen aktarmış.
E) Hızlı okumak bir beceridir.
ÇÖZÜM :
Verilen cümlede geçen "sıcağı sıcağına" sözleri cümleye "hemen, derhal, olduğu, oluştuğu anda" anlamını katmaktadır. Aynı anlam D seçeneğinde "Sınıfta olanları öğretmene hemen aktarmış." denerek kullanılmıştır.
Yanıt: D
SORU :
Depremde evde değildik. Eve gelince gördük ki dolaplar, kitaplıklar devrilmiş; binlerce kitap yerlerde. Şimdi o kitaplar ne olacak? "Canını kurtarmışsın, yetmez mi?" demeyin. Kitaplar da insanın canı gibi. Birine bile zarar gelse içimden bir şeyler kopar.
Bu parçada geçen "içinden bir şeyler kopmak" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Birdenbire aşırı heyecana kapılmak
B) Bedensel bir acı duymak
C) Yapabileceği bir şeyi yapamaz hale gelmek
D) istediği gibi davranamadığı için rahatsız olmak
E) Bir olay karşısında derin bir üzüntü duymak
(ÖSS 2000)
ÇÖZÜM :
Parçada kitapların yerlere düşmesinden yola çıkarak içlerinden birisine bir zarar gelmesi endişesinden duyulan üzüntü "içinden bir şeyler kopmak" sözüyle ifade edilmiştir. Bu ifadenin açıklaması da E seçeneğinde "Bir olay karşısında derin bir üzüntü duymak" açıklaması ile verilmiştir.
Yanıt: E
SORU :
incelemecilerin değer yargılarının "ortalama, eli yüzü düzgün, alışılmış" olanı öne çıkarma eğilimi gösterdiği açık. Türk edebiyatı "sezgi" gücü, "sanatı koklama" gücü kalmayan bir eleştirinin eline düşmüş görünüyor şu günlerde. Bu parçada altı çizili söz grubuyla anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Gerçek sanat yapıtları yazma
B) Sanatsal bir üslupla yazma
C) Sanat değeri taşıyan yapıtları ayırt edebilme
D) Alışılmadık, özgün sanat yapıtlar, verme
E) Edebiyat yapıtlarından tat alma
ÇÖZÜM :
Cümlede "eleştiri" hakkında açıklamada bulunulmaktadır. Bu parçada eleştiri, sadece belli kurallara bakmakla, sezgiye dayanmamakla yeriliyor. Bu da sanatla ilgili güçlü bir farkına varmanın olmaması demektir. Buna en yakın anlam C seçeneğinde verilmiş.
Yanıt: C
SORU :
Maviyle yeşilin kucak kucağa olduğu Kanlıca, hep kıpır kıpır, hep hayat dolu ve hep kendi gibi kalmak istiyor.
Bu cümlede geçen "kendi gibi kalmayı istemek" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sahip olduğu özellikleri koruma çabası içinde olmak
B) Önemli bir yer olduğunu kanıtlamaya çabalamak
C) Benzerlerinden farklı olmaya çalışmak
D) En iyi biçimde tanıtılmayı istemek
E) Canlılığını çevresine hissettirmek
(ÖSS 2000)
ÇÖZÜM:
Cümlede Kanlıca'nın betimlemesi yapılarak özellikleri sıralanıyor ve bu özellikler bir beğeni halinde aktarılıyor. "kendi gibi kalmayı istiyor." diyerek de bu beğenilen özelliklerin devam ettirilmesi duygusu aktarılıyor. Bu yorum da A seçeneğinde veriliyor.
Yanıt: A
SORU :
Yalın, rahat bir anlatımı olan öykü, bir su kenarının insanı doğallıkla yanına çekivermesi gibi, okuru öykünün satırları arasına çekiveriyor.
Altı çizili sözün cümleye kattığı anlam, aşağı-dakilerden hangisinde vardır?
A) Bu öykülerde, doğayla ilgili ayrıntılar var.
B) imgeleri, görüntüleri değişik biçimde okura ileten bir öykü bu.
C) Bu öyküler, okuru kendi öyküsünü kurmaya yönlendiriyor.
D) Öykülerin anlatımı sürükleyici ve etkileyici.
E) Öyküdeki kılcal damarlar genişliyor ve öykü, daha geniş bir engini kucaklıyor.
ÇÖZÜM :
Cümlede bir öykünün anlatımı bir benzetme ile bir su kenarının insanı doğallıkla yanına çekivermesi-ne benzetilerek "öykünün satırları arasına çekive-riyor." deniyor. Öykünün anlatımının çekiciliği ve etkileyiciliği öne çıkarılıyor. Bu düşünce D seçeneğinde "Öykünün anlatımı sürükleyici ve etkileyici" denilerek belirtiliyor.
Yanıt: D
SORU :
Bıkmadan, yorulmadan, yılgınlığa düşmeden, sürekli okumalıyız. Okurken bir yandan, daha önce okuduklarımızdan belleğimizde kalan izin üzerini örten tozu, kirli temizlemeli, bir yandan da bu izi derinleştirmeye çalışmalıyız.
Bu parçada geçen "belleğimizde kalan izin üzerini örten tozu, kiri temizlemek" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edinilmiş bilgilerin önemini anlamak
B) Doğruyu yanlıştan ayırmak
C) Gereksiz bilgilerle oyalanmak
D) Unutulmaya yüz tutmuş bilgileri anımsamak
E) Yeniliklere açık olmaktan kaçınmamak
(ÖSS 2000)
ÇÖZÜM :
Parçada okumak ile ilgili öğüt verilmektedir. Bu okuma eylemini sürdürme öğüdü verilirken daha önce "okuduklarımızdan belleğimizde kalan izi" denerek var olan bilgilerden söz edilmekte, "üzerini örten tozu, kiri" denerek unutma belirtilmekte "temizlemek" denerek de eskilerin görülmesini engelleyen unsurların ortadan kaldırılması anlatılmaktadır. Bu da "Unutulmaya yüz tutmuş bilgileri anımsamak" ifadesi ile D seçeneğinde belirtilmiştir.
Yanıt: D
SORU :
Genel kanı, sanatçıların kalabalık kentlerde yaşadığı, yüklüce para kazandığı, biraz da soyut işlerle oyalandığıdır. içlerinden birinin ak kâğıtla boğuştuğunu öğrenmeleri, bizim küçük kentlileri şaşırtacaktır belki, "Nasıl girmiş bu serseri aramıza!" diye " Bir matah olsaydı çekip kapardı koca kentler onu." diye.
Bu parçada altı çizili sözün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?
A) ne sıkıntılar içinde olduğunu
B) kendilerinden olmadığını
C) bir yazar olduğunu
D) işe yarar biri olmadığını
E) kendileri gibi yaşam kavgası verdiğini
ÇÖZÜM :
Paragrafta ilk olarak sanatçılar hakkındaki genel kanı bildirildikten sonra sözü edilen kişinin içinde yaşadığı toplumdan farklılığı "içlerinden birinin ak kağıtla boğuştuğu" sözleriyle bildirilmektedir. Seçeneklerde de kağıtla ilgilenen, kağıtla boğuşan anlamıyla ilgilendirilecek seçenek C'dir ve "bir yazar olduğunu" sözü "ak kağıtla boğuştuğunu" sözlerinin yerine getirildiğinde paragrafın ilk cümlesindeki kanı ile anlam birliği oluşturduğu görülür.
Yanıt: C
SORU :
Bir sözcüğü ötekinin yanına öylesine getireceksin ki yaratacağın güzellikle okuyucunun yüreğindeki teli titretecek, onu gerçekler dünyasından düşler dünyasına taşıyacaksın.
Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Bu tabloya her bakışında onda yeni ve değişik yönler bulurdu.
B) Çocukluğunda yaşadığı bu ilginç olayı sık sık anlatırdı.
C) Bu öyküyü okurken uzun süredir gidemediği köyünü anımsamıştı.
D) Roman kişilerinin birbirlerine kavuşması onu çok etkilemiş, duygulandırmıştı.
E) Bu sıkıntılı yolculuğun bir an önce bitmesini istiyordu.
(ÖSS 1999)
ÇÖZÜM :
Verilen cümlede sözcük kullanımında okuyucunun etkilenmesinden söz edilmekte, "yüreğindeki teli titreteceksin" denilmektedir. "yürek" duygu karşılığında kullanılan bir sözcük olarak düşünüldüğünde okuyucunun duygulandırılması ifade edilmektedir; bu da D seçeneğinde "Roman kişilerinin birbirlerine kavuşması onu çok etkilenmiş, duygulandırmıştı." cümlesindeki "duygulandırmıştı" ile aynı anlamdadır.
Yanıt: D
SORU :
Halk uzak tepelerde, evinin değil, göğün ve yerin yandığını, elleri böğründe izliyor.
Bu cümlede geçen "elleri böğründe" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Her şeye rağmen koşup umutla boynuma sarıldı.
B) Ben haberi okurken acı ve çaresizlik içinde kalakalmıştı.
C) işe başlarken zorluklarla savaşacağına yemin etmişti.
D) Hastaneye getirildiğinde sancıyla kıvranıyordu.
E) Onu görünce, heyecandan ne yapacağını bilemedi.
ÇÖZÜM :
Verilen cümlede bir durum karşısında, insanların davranışı, durumu aktarılmakta ve bu "elleri böğründe" sözleriyle verilmektedir ki bu sözler "çaresizlik, aciz durumda oluş" ifade eder. Aynı ifade B seçeneğinde "Ben haberi okurken acı ve çaresizlik içinde kalakalmıştı." şeklinde kullanılmıştır.
Yanıt: B
SORU :
Bir eleştirmenimizin 1974 yılında yaptığı değerlendirmeye katılmamak elde değil. Çünkü bu dipdiri ve sağlam öykü beni de çok etkiledi. Bu öykü gerçek anlamıyla çağdaş bir klasik.
Bu parçada "çağdaş bir klasik" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Oluşturulduğu dönemin dil anlayışına uygun olmakla birlikte eski ürünlerden de etkilenen
B) Oluşturulduğu dönemin havasını yansıttığı gibi değerini de hiçbir zaman yitirmeyecek olan
C) Güncel olayları ayrıntılarıyla yansıtacak biçimde, sağlam bir teknikle oluşturulan
D) Bazı yenilikler getiren ve okuyucuyu duygulandıracak özellikler içeren
E) Okurun ilgisini canlı tutan ve gelecekte de okuyucu bulabileceği düşünülen
(ÖSS 1999)
ÇÖZÜM :
Cümlede tanıtılan öykü için iki nitelikli bir yorum yapılmıştır: Çağdaş, "klasik". Çağdaş çağın özelliklerine uygun, çağın niteliklerini taşımakta anlamını verirken, "klasik" sıfatı ile değerini yitirmeyen bir yapıt olduğu belirtilmektedir ve B seçeneğinde "oluşturulduğu dönemin havasını yansıttığı gibi" sözüyle çağdaşlık "değerini hiçbir zaman yitirmeyecek" denilerek klasik olma özelliği belirtilmiştir.
Yanıt: B
SORU :
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamında kullanılmıştır?
A) Rüzgârın soluğu, kışın gelişini duyuruyordu sanki.
B) Alçak bahçe duvarının önünde koyu bir sohbete başladılar.
C) Roman yazmayı bitirince geziye çıkacak.
D) Onun bu durgun görünümü canımı sıktı.
E) Okulda ders öğleyin kesilir, çocuklar evlerine koşarlardı.
ÇÖZÜM :
Gerçek anlam, bir sözcüğün işitildiğinde zihnimizde uyandırdığı asıl anlamdır. Altı çizili sözcüklerin bulundukları cümlede kazandıkları anlam bu ölçüte göre incelendiğinde:
A seçeneğinde "soluk" renklerle ilgili olduğu halde rüzgâra ait bir unsur olarak verilip ilk anlamını yitirmiş,
B seçeneğinde "koyu" sözcüğü sıvılar için olduğu halde "sohbet"in sıfatı olarak ilk anlamını yitirmiş,
D seçeneğinde "durgun" sözcüğü hareketlilikle ilgili olduğu halde kişinin görünümüne sıfat yapılmış,
E seçeneğinde "kesilir" sözcüğü ilk anlamı maddelerle ilgili olduğu halde dersin bitmesini ifade etmek için kullanılarak ilk anlamlarının dışında, yeni bir anlamda kullanılmıştır. Oysa C seçeneğinde "bitir-" eylemi roman yazmayı tamamlamak, sona erdirmek anlamında, sözcüğün ilk anlamında kullanılmıştır.
Yanıt : C
SORU :
I. Hasta sabaha kadar gözünü kırpmamıştı.
II. Dün akşam geç yattığından uykusunu alamamıştı.
III. Uykum gelmesin diye sık sık yüzümü yıkadım.
IV. Uykusunun ağır olduğunu herkes bilirdi.
V. Dünkü tartışma yüzünden bütün gece gözüme uyku girmedi.
Yukarıdaki cümlelerin hangilerindeki deyimler anlamca birbirine yakındır?
A) I. ve V. B) II. ve III. C) II. ve IV.
D) III. ve IV. E) IV. ve V.
(ÖSS 1999)
ÇÖZÜM :
I. cümlede "gözünü kırpmamak" deyimi, "hiç uyumamak", II. cümlede "uykusunu alamamak" deyimi "yeterince uyuyamamak", III. cümlede "uykusu gelmemek" deyimi "uyumaya ihtiyaç duymamak", IV. cümlede "uykusu ağır olmak" deyimi "kolayca uyanmadan uyumak", V. cümlede "gözüme uyku girmedi" deyimi de "hiç uyumamak" anlamında kullanılmış ve böylece I. ve V. cümlelerdeki deyimler aynı anlamda kullanılmıştır.
Yanıt: A
SORU :
I. Öyle şeyler söylüyordu ki dinleyenlerin gözleri yuvalarından fırladı.
II. Uzun yıllar sonra onu karşısında görünce gözlerinin içi parladı.
III. Bu cevap karşısında gözleri faltaşı gibi açıldı.
IV. Hiç beklemediği bir anda böyle bir manzara gözlerini doldurdu.
V. Ona asla güvenmem, baksana gözleri velfecri okuyor.
Yukarıda geçen deyimlerden hangi ikisi aynı anlamda kullanılmıştır?
A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV.
D) I. ve III. E) I. ve V.
Yanıt: D
ÇÖZÜM :
I. cümlede "gözleri yuvalarından fırlamak" deyimi "çok şaşırmak, inanmamak" anlamında,
II. cümlede "gözlerinin içi parlamak" deyimi "sevinmek" anlamında,
III. cümlede "gözleri faltaşı gibi açılmak" deyimi "şaşırmak, inanamamak" anlamında,
IV. cümlede "gözlerini doldurmak" deyimi "duygulanmak, ağlayacak hale gelmek" anlamında,
V. cümlede "gözleri velfecri okumak" deyimi "sinsi, kurnaz" anlamındadır.
Buna göre I. ve III. cümledeki deyimler aynı anlamlardadır.
SORU :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açık-layıcısıyla birlikte verilmiştir?
A) Bu çocuk söz dinlemiyor, hep kafasının dikine gidiyor.
B) Amcam, zengince bir adamdı, hali vakti yerindeydi.
C) Bu konu hakkında fazla konuşup damarına basma!
D) Babası azarlayınca kulaklarına kadar kızardı.
E) Ona hırsız damgasını vurmak için bu olay yetmez.
ÇÖZÜM :
A seçeneğinde "söz dinlemek" deyimi "uyarılara uymak" anlamında, C seçeneğinde "damarına basma" deyimi "hassas olduğu konuda sinirlenmesine yol açmak", D seçeneğinde "yerin dibine geçti" deyimi "çok aşırı utanmak", E seçeneğinde "damga vurmak" deyimi "belirli bir isimle, sıfatla adlandırmak" anlamlarındadır; ancak cümlelerde bu açıklamalar kullanılmamıştır. B seçeneğinde ise "hali vakti yerinde" deyimi "zengince bir adamdı" denerek açıklamasıyla birlikte kullanılmıştır.
Yanıt: B
SORU :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "merak" sözcüğü deyim içinde kullanılmamıştır?
A) Haber vermeyip bizi merakta bıraktı.
B) Söylemeyince merakından çatlayacak gibi oldu.
C) Bu yıl da biyolojiye merak sardı.
D) Oğlum, zamanında gelmeyince meraka düştüm.
E) Vaktinde gelmeyince annesi çok merak etti.
ÇÖZÜM:
"merak" sözcüğü A seçeneğinde "merakta bırakmak", B seçeneğinde "merakından çatlamak", C seçeneğinde "merak sarmak", D seçeğeneğinde "meraka düşmek" biçiminde deyimleşirken E seçeneğinde "merak" sözcüğü "etmek" yardımcı eylemi ile bileşik fiil oluşturmuştur.
Yanıt: E
SORU :
Ailede tüm yükümlülükleri üzerlerine alan, çocuklarını her türlü sorumluluktan uzak tutan anne babalar.....bireyler yetiştirirler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) her bakımdan kendilerine benzeyen
B) işini seven, görevlerinin bilincinde olan
C) bulundukları her ortama kolayca uyum sağlayan
D) karşılaştıkları güçlükleri yenmek için her türlü yola başvuran
E) yaşamını biçimlendiremeyen, başkaları tarafından yönetilmeyi bekleyen
(ÖSS 2001)
ÇÖZÜM :
Cümlede çocuk yetiştirmekle ilgili açıklama yazılmakta "çocuklarını her türlü sorumluluktan uzak tutan anne babaların" yetiştirecekleri birey belirtilmektedir. Boş bırakılan yere de yetiştirilecek bireyin niteliği getirilmelidir. "Her türlü sorumluluktan uzak" tutulan bireylerin edilgenliği E seçeneğinde "yaşamını biçimlendiremeyen, başkaları tarafından yönetilmeyi bekleyen" sözleriyle tamamlanmaktadır.
Yanıt: E
SORU :
Onun romanlarını her okuyan başka bir sonuca varabilir. Anlatımı yalın ve sağlam olmasına karşın anlattıkları.....
Yukarıdaki sözler, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülebilir?
A) anlatıma yakışmayacak kadar çocuksudur.
B) her insanın ilgisini çeker.
C) daha çok öyküye yakışır.
D) kolayca anlaşılamaz.
E) o kadar yoruma açıktır.
ÇÖZÜM :
Verilen cümlede tanıtılan yazarın romanları için "her okuyan başka bir sonuca varabilir" denilmiş, E seçeneğinde de aynı anlama gelen "o kadar yoruma açıktır" denilerek anlam tamamlanmıştır.
Yanıt: E
SORU :
Önemli olan okuduğumuz kitapların sayısı değil,
Bu cümlede boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) bu kitapların yaşamımıza ne kattığıdır.
B) onların bize kazandırdığı yeni duygulardır.
C) okuduklarımızın davranışlarımızı, yaşama bakışımızı nasıl etkilediğidir.
D) onlardan edindiğimiz bilgilerle yeni bir dünya kurabilmemizdir.
E) onların, eleştirmenlerce nasıl değerlendirildiğidir.
(ÖSS 1999)
ÇÖZÜM :
Cümle tamamlama türü olan bu soruda soru kökü olumsuzdur. Bu, dört seçenek arasında bir anlam yakınlığı olduğunu gösterir. Cümlenin konusu kitaptır ve kitap ile okuyucu arasındaki ilişki belirtilmektedir. "Okuduğumuz kitaplar" denerek bu ilişki kurulmaktadır. A seçeneğinde "yaşamımıza kattığı", B seneğinde "onların bize kazandırdığı", C seçeneğinde "okuduklarımızın davranışlarımızı", D seçeneğinde "onlardan edindiğimiz" sözleriyle ilişki kurulmakta, konuya yaklaşım birliği sağlanmakta iken E seçeneğinde kitapların eleştirmenlerce değerlendirilmesi ele alınmakta, bu yüzden ilk cümle ile konu ilgisi farklılaşmaktadır.
Yanıt: E
SORU :
"Bu sınavda istediğim yere gelemedim;....... " sözleri aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülürse cümlede "yılgınlık göstermeyen" bir insanın tutumu yansıtılır?
A) ancak iyi hazırlanamamıştım.
B) ama daha sınavlar bitmedi.
C) fakat sorular da kolay değildi.
D) zaten bu sınavdan çok şey beklemiyordum.
E) hiç olmazsa düzeyimi öğrendim.
ÇÖZÜM :
Verilen cümlede sınavda başarısız olunduğu söylenip "yılgınlık göstermeyen" bir kişinin, bu duygusunu belirten bir sözüyle cümlenin sürdürülmesi istenmektedir. Seçeneklerde,
A'da "ancak iyi hazırlanamamıştım" denilerek
C'de "fakat sorular da kolay değildi." denilerek
D'de "zaten bu sınavdan çok şey beklemiyordum." denilerek, başarısızlığa bahane bulunmakta ve başarısızlık kabullenilmekte,
E seçeneğinde "hiç olmazsa düzeyini öğrendim" denilerek başarısızlık kabullenilmekte,
D seçeneğinde ise "ama daha sınavlar bitmedi." denilerek, geleceğe yönelik bir beklenti ifade edilerek başarısızlığın kabul edilmediği anlatılmaktadır.
Yanıt: B
|