+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | EĞİTİM & ÖĞRETİM
 >  + | Ödev Arşivi
 >  + | Coğrafya
(Moderatör: Uzungöl) >  + | Türkiye’nin Sismotektoniği

Aralık,12/03/08, 2008, 05:43:15 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


fx15
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Türkiye’nin Sismotektoniği
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 109 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye’nin Sismotektoniği  (Okunma Sayısı 109 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
.....
SÜPER ÜYE
**********
Üye No: 29904
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11104
Nerden: ....
Rep Puan: 4474
.....

Üyelik Bilgileri
Offline
« : Haziran,06/02/08, 2008, 09:48:51 »

TÜRKİYE’NİN SİSMOTEKTONİĞİ
Ramazan DEMİRTAŞ-Rüçhan YILMAZ


Özet
Türkiye, bilinen tarihsel dönem deprem kayıtlarına göre M.Ö. 2000 yılından beri sürekli olarak hasar yapıcı ve yüzey faylanmasına neden olmuş büyük depremlere maruz kalmıştır. 1990 ile 1998 yılları arasında oluşmuş magnitüdü, Ms ³ 5.5 hasar yapıcı depremler ile 1989 ile 1998 yılları arasında oluşmuş magnitüdü Ms ³ 4.0 depremlerin episantrları, özellikle diri fay segmentlerine karşılık gelen fay uçlarında yoğunlaşma eğilimi göstermişlerdir. Bu bilgiler, Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı, Ege Graben Sistemi, Doğu Anadolu Sıkışma Bölgesi ve Helenik-Kıbrıs Yayı gibi ana tektonik bölgelerde, ana faylar boyunca sismik segmentasyonların ayrılması ve sismik boşluklar olabilecek segmentler hakkında fikirler vermiştir. Bu araştırmalar, Türkiye’de muhtemelen kırılmadan kalmış yaklaşık 15 sismik boşluk (yersel boşluk) olabileceğine işaret etmektedir. Özellikle son on yıl içerisinde oluşmuş güncel mikro-depremlerin, bu sismik boşlukların başlangıç ve bitiş kısımlarında yoğunlaşmasına karşılık, esas kırılabilecek uzun fay segmenleri boyunca herhangi bir mikro-aktivite (bir çeşit zamansal boşluk) görülmemiştir. Türkiye’de diri faylar boyunca segmentlerin ayırt edilmesi, gelecekte oluşması muhtemel depremlerin tehlike analizleri ve sismik zonlamaların yapılmasında esas teşkil edecek deprem kırık uzunluklarını denetleyen kırık başlanıç ve bitiş noktalarını belirtmesi açısından oldukça büyük önem teşkil etmektedir.

Kısa süreli deprem tahminine esas teşkil edecek uzun süreli deprem tahmininde bulunabilmek için, Türkiye ve civarında son yüzyıl içerisinde oluşmuş Ms³ 5.5 depremlerin, 20’şer yıllık dönemler halinde yer ve zaman içerisindeki değişimleri incelenmiştir. Kısaca özetlenecek olunursa; (1) 1900-1920 ilk dönem içerisinde Türkiye’nin en büyük depremi olan 1939 Erzincan Depreminden önce, KAF üzerindeki aktif bir dönem, (2) 1921-1940, KAF’ın doğu kesiminde yoğunlaşan aktif bir dönem ve 1939 Erzincan Depremi ile Helenik-Kıbrıs yayında artan bir aktivite (3) 1941-1960 KAF’ın batı kesiminde oldukça aktif bir dönem ve Helenik-Kıbrıs yay bölgesinden kuzeye Ege Graben Sistemi içerisine doğru aktivitenin kayması, (4) 1961-1980, KAF’ın orta kesiminde suskun bir dönem ve aktivitenin KAF’ın doğu ve batı uçlarında yoğunlaşması ile Helenik-Kıbrıs yayında azalmış bir akti vite ve (5) 1981-Günümüz, tüm Türkiye’yi kapsayan oldukça suskun bir dönem ve gelecek yüzyıl içerisinde Kuzey Anadolu Fayındaki 1939-1967 deprem serisine benzer bir deprem serisinin oluşma olasılığı oldukça fazla olan Doğu Anadolu Fayında küçük ve orta büyüklükteki deprem aktivitesinde bariz olarak dereceli bir artışın olduğu dönem.

Giriş
Deprem zararlarının azaltılmasına esas teşkil eden deprem tehlike haritasının yapılabilmesi, birçok verinin biraraya getirilmesi ile mümkündür. Bu verinin en önemlilerini, sismisite ve diri faylar ile ilgili bilgiler oluşturur.

Sismisite verisi, aletsel (instrumental), tarihsel (historic) ve tarih-öncesi (prehistoric) dönemlere ait olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Tarihsel depremler ile ilgili bilgiler, çeşitli kataloglardan elde edilebilir. Bu katalogların kapsadığı periyodun uzunluğu, ne kadar uzun olursa, depremlerin oluşum zamanları ve yerleri ile ilgili bilgilerin güvenirliliği de o derecede azalmaktadır. Diğer taraftan tarih-öncesi depremlere ait oldukça kesin ve güvenilir bilgiler, son yıllar içerisinde oldukça büyük gelişmeler gösteren paleosismolojik çalışmalar ile elde edilebilmektedir. Tarihsel ve tarih-öncesi döneme ait depremlerin detaylı bir şekilde incelenmesi, bir bölgedeki depremlerin tekrarlanma aralıkları, diri fayların ortaya çıkarılması, diri faylar ile ilgili segmentlerin ayırt edilmesi ve her bir segment ile ilgili deprem modellerinin yapılabilmesine olanak sağlar. Türkiye’de aletsel döneme ait veriler, 1900’lü yıllardan sonra deprem istasyonlarının kurulması ile başlamıştır. Diğer yandan, Türkiye’de tarihsel depremler ile ilgili kayıtlar Milattan Önce 2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Bu tarihsel deprem kayıtları ile ilgili, (Pınar vd. 1952; Ergin vd. 1967 ve 1971; Shebalin vd. 1974; Alsan vd. 1975; Erdik vd. 1978; Soysal vd. 1981) tarafından derlenmiş birçok kataloglar bulunmaktadır. Tarih-öncesi depremlere ait bilgiler, (Okumura vd. 1994-Gerede, Erzincan, Suşehri ve Havza; Demirtaş, 1994, 1995, ve 1996a- Mudurnu Vadisi ve Dinar-Çivril Fayı; Barka 1994-Erzincan; Ikeda 1988-İznik-Mekece; Ikeda vd., 1991-Mudurnu Vadisi segmenti, gibi) birkaç araştırıcı tarafından Türkiye’de 1990’lı yılların başlarında başlayan ve paleosismolojik çalışmaların temelini teşkil eden trench (hendek) çalışmaları ile elde edilmeye başlanılmıştır.

Bilindiği gibi, bir bölgedeki deprem tehlikesinin belirlenebilmesi ve zararlarının en aza indirilmesi çalışmalarında ilk adım, diri fay haritasının hazırlanmasıdır. Bu amaçla 1991 yılında Şaroğlu vd. tarafından Türkiye’nin diri fay haritası yapılmıştır. Bu harita, paleosismolojik çalışmaların temelini teşkil etmiş ve büyük katkılarda bulunmuştur. Bununla birlikte, bir bölgedeki deprem tehlikesinin kesin olarak belirlenebilmesi ve zararlarının azaltılması için; diri fayların sismik segmentasyonlara ayrılması, bu segmentlerin sınırlarının tam olarak tanımlanması, bu segmentlerin her birinin kayma hızları ve her bir depremdeki kayma miktarlarının saptanması ve deprem modellerinin (karakteristik deprem, zaman-tahmin edilebilir deprem, kayma-tahmin edilebilir deprem gibi) ortaya konması ile mümkün olabilir. Bu kriterler göz önüne alınarak, Türkiye Diri Fay Haritasının geliştirilmesi yerinde olacaktır. Bu amaçla, Türkiye’de yapılmış tüm çalışmaların bir araya getirilmesi ve bu çalışmalarda yer alan tüm diri faylar, neotektonik ve paleotektonik döneme ait faylar ve tektonik yapıların harita üzerine işaretlenmesi ve paleosismolojik çalışmalara oldukça hız verilmesi gerekir. Çeşitli araştırma kuruluşları ve üniversitelerde çalışan araştırıcıların birlikte çalışmaları ve ortak projelerin hayata geçirilmesi, binlerce insanların ölmesine ve trilyonlarca ekonomik kayıplara neden olan deprem zararlarının en aza indirilmesi çalışmalarına önemli katkılar sağlar.

Bu çalışmada, son yüzyıl (1900-1995) içerisinde meydana gelmiş aletsel deprem verisi (Sonrisk verisi-DAD) kulanılmış ve tarihsel kayıtlar (M.Ö. 2000-1900) ve bazı tarih-öncesi (M.Ö. 2000 yılından öncesi) yüzey faylanması meydana getirmiş depremlerden faydalanılmıştır. Böylelikle, yukarıda bahsedilmiş çalışmalara ışık tutacak öncelikle çalışılması gerekecek bölgelerin nereleri olması gerektiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, genel olarak son yüzyıla ait sismisite verisini kullanarak kısa-süreli deprem tahminine esas teşkil edecek bir tür uzun süreli deprem tahmini çalışmasını oluşturmaktadır. Bu çalışma sonucu, geçmiş yüzyıl içerisinde ve daha önceki yüzyıllarda üzerinde herhangi bir büyük depreme maruz kalmamış ve gelecek yüzyıl içerisinde yüksek deprem potansiyeli taşıyan sismik boşluklar belirlenmeye çalışılmıştır.
Logged

..........................

Logged
'TS'unamim(bitmez bu sevda)
Genel Şef
*
Üye No: 8966
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15447
Nerden: karadenizin kralının memleketinden(trbzn)
Rep Puan: 2662
bu hasretlik denizinde bğulmadan gel...

Üyelik Bilgileri
Offline
« Yanıtla #1 : Haziran,06/02/08, 2008, 03:55:23 »

emegıne saglık göz kırp
Logged

sevginin mantıgı mantıksızlıktı oysa...
                    yine başım duman duman olmadan gel:(
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 227165
Mesaj: 433924
Konu: 83489
Hoş geldiniz bytrmdlnlnws, yeni üyemiz.
Sponsor Linkler
Akvaryum Portal ve Forum
Akvaryum Portalı
Seç İnşaat
Çelik Konstrüksiyon
Geveze.net Türkçe Mirc
mirc
Trsohbet.com Chat
sohbet
Oruçoğlu Nakliyat
Evden Eve Nakliyat

Türkiye Mirc
Mirc
İddaa Tahminleri
iddaa
Bunlara Baktınız Mı ?

Forum Yarışmaları
Online Üyeler

Daha Fazla İstatistik
Foruma Üye Ol
Forumda Görev Al

Son 10 Konu

Pir Sultan Abdal'ı...

İste dokunmanin gü...

Msn Yeni Sürüm

Yep Yeni Bir Troja...

Yep Yeni Bir Troja...

Yep Yeni Bir Troja...

Uyurken Beynimizde...

Beklenen Telefon A...

(seviyeli Genel Fo...

Dokunmayın Liselin...
Duyuru
Arşiv

şiir yarışmaları resim yarışmaları site haritası ses yarışmaları forum yarışmaları atatürk resimleri islami resimler ramazan ayı ve bayramlar dini hikayeler ilahi peygamberler güncel haberler hukuk siyaset forumları  siyaset meydanı siyasi kara kuvvetleri hava kuvvetleri deniz kuvvetleri silah sistemleri askeri resimler hayvanlar alemi hastalıklar rüya tabirleri komik videolar edebiyat forumu meslek rehberi ödevler diyet oyun download full oyunlar cs serverleri online oyunlar knight online avrupadan futbol iddaa cep için videolar cep için filmler film izle flim izle belgesel izle forum dizi izle amatör müzik mp3 yerli Türkçe klipler şarkı sözleri arabeks rapçılar program paylaşım msn smf google forumu emo evden eve nakliyat

sauna eşofman

YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim | Powered by SMF 1.1.7.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Bu Sayfa 0.157 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu


YORUMCUYUZ.NET
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi sekilde yararlanabilir ve forumda ücretsiz yazar olabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

kapat