+ | YORUMCUYUZ.NET | FORUM | Youtube | Dizi izle |indir download| Ödev Arşivi | Siyasi Forum | Eğitim Ögretim
 >  + | GÜNCEL
 >  + | Siyaset Forumları
 >  + | Siyaset Meydanı
(Moderatör: Kawasaki) >  + | Ülkende Neler Olduğunun Farkındamısın

Aralık,12/03/08, 2008, 10:29:52 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


fx15
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Ülkende Neler Olduğunun Farkındamısın
Cevap SayisiCevap Sayisi: 12 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 233 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ülkende Neler Olduğunun Farkındamısın  (Okunma Sayısı 233 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« : Temmuz,07/02/08, 2008, 08:35:57 »

 Dün yaşanan gelişmeleri anlamak için biraz geriye doğru gitmek gerekiyor:
22 Temmuz 2007 genel seçimlerinden sonra AKP; anayasayı değiştirmek için harekete geçmişti. Anlaşılıyordu ki yeni anayasa yapma işi çok daha önceden Prof. Ergun Özbudun'a havale edilmişti. Bay Özbudun da hazırladığı anayasa taslağında; 'Atatürk milliyetçiliğini' anayasa dışına atıyordu.
Bugün tutuklananlara bir bakın: Bunlar; Atatürk milliyetçiliği diye tanımlanan düşünce çevresinde birleşen aydınlar ve siyasetçilerdir. Tutuklananların tümü de cumhuriyetçidir. Sivil hukuk, laiklik, çağdaşlık ilkelerini temel alan kişiler, dernekler; siyasetçiler, gazeteciler birer ikişer içeri tıkılıyor.
Bunlardan yazar Ergun Poyraz, bir yıla yakındır niçin tutuklandığını bilmeden zindanda yatırılıyor. Nerede fikir özgürlüğünü savunan demokratlar; nerede AB? İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek; hala hakim huzuruna çıkartılamadı. Dün gözaltına alınan Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi'yi iyi tanırım. Tam bir Atatürkçü ve cumhuriyetçidir. Olsa olsa gazeteci olarak, bir subayla konuşmuştur. İyi de o kelepçeyi hak ediyor muydu? Cumhuriyet Gazetesi'nin Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, darbelerden en çok çekmiş isimlerden birisidir... Suçu; AKP'ye karşı olmaktır.
Darbelerin tarihini 1971'den beri yakından izlerim.
Askeri darbeler; en çok Milli Görüşçülere, yani Başbakan Erdoğan'ın içinden geldiği ekibe yaramıştır. 1971'de Almanya'ya kaçan Necmeddin Erbakan'a darbeciler haber salıp geri dönmesini ve partisini kurmasını istemişlerdir. 12 Eylül 1980 darbesi de tam anlamıyla Tayyip Erdoğan ve benzerlerinin iktidara getirilmesi için planlanmıştır.

SİYASİ DARBE
Demokrat Parti döneminin (1950-60) Cumhurbaşkanı Celal Bayar; 1960'ların ortasında Türkiye'de sol hareketler güçlenince 'Bu kış komünizm gelecek!' diyerek ortalığı karıştırmıştı.
Bugün AKP'liler ve onların adamları; 'Bu kış darbe gelecek!' diyerek hükümetin ne kadar muhalifi varsa onları içeri tıkmaya çalışıyorlar.
Zaten buna mecburlar.
Çünkü; Türkiye yanıyor. Bir hafta boyunca gezdiğim Marmara ve Ege bölgeleri gibi en zengin bölgemizde bile esnaf kepenk kapatmaya başladı. Çiftçi; 3 dolara yaklaşan mazot alıp da tarlaya çıkamıyor. Ziraat odalarının yetkilileri kan ağlıyorlar.
Ekmek 80 yeni kuruş.
Elektriğe yedi ayda yüzde 41 zam geldi. Doğal gaz zammı yüzde 20'yi geçmiş. Yağ, pirinç, bulgur yüzde 300'lerde zam görmüş.
İç-dış borç toplamı 5 yılda cumhuriyet tarihinin borçlanmasını geçmiş. AKP yağ gibi eriyor... Bu kötü gidişi gizlemek için gündemi değiştirecek; operasyonu sürdürecek.
Olayın bir de dış gerekçesi var: Gazeteleri açın bakın; AKP'ye Avrupa Birliği emir verdi: Ergenekon'u sürdür... Bu yüzden hükümet, Avrupa Birliği'ne muhalif kim varsa, tutuklayacak... Dünkü tutuklamalar bu emrin devamıdır...
Türk Ordusu da AB dayatmasına karşı. Bu yüzden ordunun da susturulması gerekiyor. İşin içine emekli subaylar da dahil ediliyor. Böylece Türk Ordusu etkisiz ve işlevsiz hale getirilecek.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan emekli olacak olan Yaşar Büyükanıt da bu işin içine sokulursa şaşırmayın. Şemdinli iddianamesine adı iliştirildiğine göre...
Bu gelişmeleri üst üste koyduğumuzda vardığımız nokta bellidir: Hükümet; darbeyi önleme gerekçesi ile darbe yapmaktadır.
***
Gerçeği görelim: Sivil hayatı savunan, gericiliğe karşı çıkan, Atatürk devrimlerine bağlı, cumhuriyetçi güçler kuşatma altına alınmıştır. Hükümet; Türkiye'yi dış odaklara şikayet ederek AB'den ve ABD'den güç almakta; onlara güvenerek bu kuşatmayı yaygınlaştırmaktadır. Dış güçlerin emrine girerek içeride güç kazanmak peşindeki AKP'nin bu tavrı; milli egemenliği emperyalizme peşkeş çekmekle sonuçlanabilir. Böyle bir ortamda da demokrasiden söz edilemez.
Türkiye, ne yazık ki bir iç çatışma ortamına sürükleniyor. Yani; bir parti; kendi ideolojisini topluma zorla kabul ettirmek için ülkeyi ateşe atıyor.
Yazık değil mi?
Biz bugün bunlarla mı uğraşmalıydık?
AKP'ye oy verenler; bunun için mi oy verdiler?
GÜNEŞ
Logged

Logged
YüzBaşı
*****
Avatar Yok
Üye No: 144695
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 259
Nerden: Istanbul
Rep Puan: 3

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #1 : Temmuz,07/02/08, 2008, 06:46:34 »

Evet benim bu gariban ülkem, hep askerlerin darbe yaptığına alıştığı için ,yine aynen öylesine bir darbeye hasretmiş gibi bir bekleyiş içersine girmişlerdi, hele soldan tanslı chp ve yandaşları ,özellikle her hükümetin korkulu rüyası haline gelen chp yalanları, bu seferde uzadıkca uzadı ,ve beklentiler başladı ,ama unuttukları bir şey vardı ,karşılarındaki hükümet, doğruluktan taviz vermeyen, yalanlara, palavralara, pabuç bırakmayan, ve her iddiayı anında çürüten, güzel bir politika ile ,yapılan bütün bu saldırıları geri püskürtmeyi başardı . bu gündemi hükümet kadar orduda takib ediyordu , ve artık TÜRKİYENİN , CHPnin çiftliği olmadığına , ve artık demokratikleşmesi gerektiğine karar verildi , çünkü her on senede bir, askeri nedip edip devreye sokan ,chp bu sefer  askeri oyuncak olarak kullanamayacaktı , asker artık yıpranmak istemiyordu, ve gereğini yaptı, bu gün nazikce bir açıklama ile , her şey hukuka uygun yapılmıştır diyerek, chp nin rüyalarını kabusa çevirmiştir, olan olay budur . onun için merak buyurmayınız İNŞAALLAH  GELECEK GÜNLER BENİM ÜLKEM KARANLIKLARDAN GERÇEK AYDINLIĞA DOĞRU ÇIKACAKTIR
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #2 : Temmuz,07/02/08, 2008, 11:33:18 »

Darbe olmaz, başka şeyler olacak!
 
Hurşit Tolon Paşa’nın gözaltına alınış fotoğrafı mübalağasız ikinci bir çuval vak’asıdır.
Evet dün kahraman Silahlı Kuvvetlerimizin başına çuval ikinci kez geçirilmiştir.
Üstelik bu çuval birinciden daha dramatiktir, zira Hurşit Paşa’ya  bu saygısızlık bizatihi Türkiye’de yapılmıştır.
Vahameti en iyi anlatan fotoğraf Sözcü gazetesinin dünkü manşetiydi: Haberde onlarca polis tarafından kordona alınmış Tolon için “Apo’yu bile böyle götürmediler” deniliyordu.
Evet yiğit bir general dün Öcalan eşkıyasına reva görülmeyecek bir saygısızlıkla teşhire sunulup hedefe oturtuldu.
Sorarım size, o kahraman komutanı telefona çağırsaydınız gelmez miydi!
Tam bu noktada bazı türedilerin kahramanlık nitelememi hamasi bulmuş olabileceklerini düşünerek bunu bilinçli yazdığımı belirtmek istiyorum.
Evet Tolon Paşa bir kahramandır ve bunun tanıklarından biri de bu satırların yazarıdır.
Hurşit Paşa’yı 1990’ların başında Genelkurmay Genel Sekreteri iken tanıdım.
Abartmıyorum sayısız defa onunla Güneydoğu’ya ve hatta helikopterle Irak’a bile uçtum.
Uğur Mumcu’dan Oktay Ekşi’lere, Hasan Cemal’lerden Teoman Erel’lere kadar yaşayan ya da vefat eden pek çok yazarla beraber Hurşit Paşa’yı çok çok yakından tanıma imkânını buldum.
Keza Ankara’daki karargâh görevleri esnasında da ona yakın oldum.
Benim ve onu tanıyanların ortak hükmü Tolon Paşa’nın gerçek bir kahraman olduğudur. Güneydoğu’dan diğer görevlere kadar onun yaptıkları şeref belgeleridir.
Şimdi düşünün böylesine şerefli bir insanı PKK eşkıyası önderine yapılmayan tarzda gözaltına alıp teşhir etmek yaralayıcı değil midir?Tolon Paşa, Pentagon’da silah alım-satım kulislerini yapan bir tacir değil, dağlarda vuruşan bir asker önderiydi.
Dün Tolon Paşa’nın avukatından gelen şu mesajla gözlerim doldu: Paşa’mız dağlara dayandı, buna da dayanır.
Dünkü Hurşit Tolon resmi; öz yurdunda garipsin, öz vatanında paryayı çağrıştırıyordu.
Neymiş efendim, Hurşit Paşa’mız darbe yapacakmış!
Dün de yazdık, biz suçu ve suçluyu övmeyiz, yanlışı olan bedel ödesin, ama suçu ispat edilmeyen herkes masumdur. Hal böyleyken o teşhir neyin nesidir?
Yoksa amaç; birilerinin arkasına AB ve ABD’yi alıp askeri darbe yapmaya kışkırtmak ve hemen akabinde de aklınca tankın üstüne çıkıp Yeltsin mi olmak istiyorlar?.. Yemezler bunu, kimse bu tezgâha gelmez..
O birileri şunu bilsin, darbe olmayacak ama bir bir hesap sorulacak.
Aslında dün yapılan çirkin psikolojik harekât ve karalamanın amacı da bu olgunun onlar tarafından görülmesi ve kabul edilmesinden başka bir şey değildir.
Ben battım, bari onları da batırayım, ya da onları bu şekilde hedef alır ve vuruşursam demokrasi kahramanı sıfatıyla imajımı diri tutarım hesabından başka bir şey değildir.
Evet dünkü o incitici görüntüye hicap duyanlara sesleniyorum, açılan kapatılma davasıyla sevinin, artık başlar yüksektedir.
Gözaltına alınsak da yüksektedir, alınmasak da!
Öyle, çünkü o dava bir hesabın görüleceği mutlak bir final olacak ve yeni bir süreç
başlayacaktır.
Bu yeni sürecin adı da ceberrutluğa karşı hukukun ve vicdanın zaferi olacaktır. Buraya not düşüyorum, kaydedin:
1) AKP’nin kapatılması kesindir.
2) Abdullah Gül’ün durumu da tartışmaya açılacaktır.
3) Tayyip Erdoğan 5 yıl içinde bırakın bağımsız milletvekilliğine aday, mahalle azalığına bile aday olamayacak, yani önü kesilecektir.
4) Kapatılma davası ile kasalardaki yolsuzluk dosyaları deşifre edilecek ve hesap günü başlayacaktır.
Bunların olacağından kuşkum yok, ancak endişem Türkiye’nin bu puslu havasından dış çıkarlarımızın etkilenme ihtimalidir. Abraham Foxman iki gün önce Erdoğan’dan İran için İncirlik’i isterken benzer şeyler devletin diğer kurumlarına başka merkezler tarafından iletiliyor. Onların hesabı bu dumanlı havada yumurtaları tokuşturma misali her iki tarafa vaatler sunarak taviz almaktır.. Ahh ki ne ahhh.. Türkiye’yi bu duruma düşürenleri tarih lanetleyecektir.Sebahattin ÖNKİBAR

 
Logged
Genel Şef
*
Üye No: 91196
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 13137
Nerden: SİLİVRİ/İSTANBUL
Rep Puan: 4812
commanderrr@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
Online

E-Posta
« Yanıtla #3 : Temmuz,07/02/08, 2008, 11:49:11 »

kısa ve öz bu ülkede hep birşeyler oluyor ama iyi şeyler değil hep kötü şeyler alıştık artık alıştık kimsenin umrunda değil artık 
Logged

Yorumcuyuz.Net Forumları Linklerin Ziyaretçilere Görülmesine İzin Vermiyor.
Linki Görebilmek İçin Ücretsiz ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
FORUMLA İLGİLİ YARDIM İÇİN BURAYA TIKLA
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #4 : Temmuz,07/03/08, 2008, 07:02:16 »

Tükenmeyiz! 


Neyle suçlandığını bilmeden bir yıldır cezaevinde yatan yığınla insan var bu ülkede!
Adalete saygı duyanlar bu zulme son verecek çareyi bulmalıdır.
İngiliz gazeteleri Türkiye’nin tükenmekte olduğunu yazıyor. Tükenişi ancak böyle bir silkiniş önleyebilir.
Hitler’i ulusunun ve insanlığın başına belâ edenler, benzer üsluptaki tutuklamaları seyreden çıkarcılar ve korkaklardı.
Nazilere karşı eylemleriyle tanınan Alman ilâhiyatçı Martin Niemöller’in şu sözlerini unutmamak lâzım:
“Önce sosyalistler için geldiler, ben sosyalist olmadığım için sesimi çıkarmadım.
Sonra sendikacılar için geldiler, sendikacı olmadığım için sesimi çıkarmadım.
Sonra Yahudiler için geldiler, Yahudi olmadığım için sesimi çıkarmadım.
Sonra benim için geldiklerinde, benim için sesini yükseltecek kimse kalmamıştı!”
İnsan, devletin gücü karşısında çaresizliğe düşerse bu bağışlanabilir ama haksızlığa itiraz etmemenin bahanesi olamaz.
Seçimle gelmiş meşru bir iktidara karşı darbe örgütleyen insanlar varsa tabii ki yakalarına yapışmak adaletin görevi.
Ama suçlama bu mu, yoksa laik rejimle kavgalı iktidar, etkili muhalif gördüğü herkesi “darbeci” suçlaması ile tasfiye etme planı mı yürütüyor?
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu dün ATO Başkanı Sinan Aygün’ün makamında oturdu ve salı günü yapılan şeyin “kişilik onuruna darbe” olduğunu söyledi.
İktidar, TOBB’un desteğinden düne kadar geniş anlamda yararlandı.
Ama insanlar kendilerini korkutan şeyleri sevmezler. Hisarcıklıoğlu da uygulamayı temsil ettiği kitle adına kınamıştır.
AKP ülkeyi hayale sığmayacak kadar kötü yönetiyor. Yaptığı iyi işlerin hayrını sıfırlamış Türkiye’nin benliğini, geleceğini tehlikeye sokan bir ihtirasa esir düşmüştür.
Siyasetçilerin günahı bazen toplumların şansı olur. Türk siyaseti iktidar alternatifi yaratacak kapasitede lider yetiştiremiyor diye şikâyet ediyoruz.
Ümidimizi kaybetmemeliyiz.
İktidarın estirdiği terör havası bakarsınız TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu veya Türkiye’yi yücelten değerleri koruma güvencesi verecek ve halkı inandıracak bir başka şahsiyeti, Erdoğan’ın alternatifi olarak karşımıza çıkarır.
Yeni bir hareket de çıkarabilir onu, AKP’nin kendisi de.
Çünkü Erdoğan umut vaat etmiyor.
O artık kavgayı temsil ediyor!


*****


Silâh ve komedi

Güzel ülkemizin sürüklendiği felâketin en çarpıcı göstergelerinden biri ATO Başkanı Aygün’ün tuvaletindeki Glock marka tabancadır!
ATO Meclisi Başkanı Nuri Gürgür, iki ay önce arızalanan şofbenin arkasında bulunup polise teslim edilen silâhın, Aygün’ü nasıl bir belâdan kurtardığını isabetle yorumlamış.
Anlaşılıyor ki onun başına çorap örenler kurguyu aylar önce yapmışlar.
Tabanca o gün bulunmasa, Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan ATO Başkanı’nın makam odasında bir suikast silâhı ele geçirilmiş olacaktı.
Ondan sonra ayıkla pirincin taşını...
Komplolar ülkesi haline gelmek, eğer yaptığımız yanlış seçimin cezası ise çok ağır!
Bereket AKP’nin “travma uzmanı” Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat var da, şu kasvetli günlerde yine gülebiliyoruz.
Fırat, gözaltılara yönelik tepkilere karşı “Yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı gösterilmesi lâzım” dedi.
Başsavcı’ya onca tehdit ve hakaretten sonra muazzam bir değişim bu.
Herhalde travmaları geçti!  Güngör MENGÜ
 
Logged
YüzBaşı
*****
Avatar Yok
Üye No: 144695
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 259
Nerden: Istanbul
Rep Puan: 3

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #5 : Temmuz,07/05/08, 2008, 06:21:48 »

Çifte telli medyasının haberlerini baz alarak, yaptığınız alıntılarla, sayın tolun paşayı acındırma operasyonuna girmenize gerek yok, bbiz o çifte telli medyasının her söylediğinin, ve her yazdıklarının yüzde yüz yalan olduğunu biliyoruz, çünkü tolun paşa tutuklanmasında yapılan yaygaraların, (yok kapısı kırıl yok başına çuval geçirildi gibi atmasyonları,) genel kurmay başkanı yaptığı açıklamalarla çürüttü ,ve öyle hiç bir olayın olmadığını her şeyin hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi, ve bunu dağdaki çobanımız bile anladı ama, kasıtlı haber yapmakta ünlü çifte telli medyamız, ve onun hempaları bir türlü bu gerçekleri anlayamıyorlar, çünkü yalan iftira genlerine işlemiş, işleri güçler yalan atmak çamur atmak. şunuda unutmayınızki bu ülkedeki solcular ne hikmettir bilinmez, bu ülkede yapılan her güzelliğe karşıdırlar boğaz köprüsünü protosta ettikleri, ve sonradanda üzerinden geçerken bizde ammada atmasyoncuymuşuz yahu diyecek  kadarda erdemli oldukları gibi ,onun için merak etmeyiniz yakındA AKP KAPATILIR SİZLERDE , ATTIĞINIZ,iftiraların nede güzel yeşerdiğini gördükçe, alkış tutarsınız ,ama beride enflosyon artacakmış, faizler fırlayacakmış, zamlar gümbür gümbür gelecekmiş, bu millet ezilecekmiş, 10 yıl daha geriye dönüş olacakmış, sizin umrunuzdamı, yeterki attığınız çamurlar yerine yerleşsin, ama sizlerde bu ülkede yaşayanlar olarak, herhalde bu kötü gidişaddan nasibinizi alacaksınızdır  hadi iyi şanslar
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #6 : Temmuz,07/05/08, 2008, 10:47:19 »

evet dostum aynen dediğin gibi sen bu işleri çok iyi bilirsin  yazılarından çok bilmiş olduğunu anlamak  kehaneti gerektirmez.........................
Logged
YüzBaşı
*****
Avatar Yok
Üye No: 144695
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 259
Nerden: Istanbul
Rep Puan: 3

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #7 : Temmuz,07/06/08, 2008, 09:04:44 »

Kehanetlerle işimiz olmaz gerçekler bize yeter
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #8 : Temmuz,07/06/08, 2008, 11:35:35 »

İşler ayna...
- İşler nasıl?
- Allah bereket versin.
- Sen demokratsın.
*
- İşler nasıl?
- Kesat.
- Sen Ergenekoncusun.
*
Henüz iddianameyi görmedik ama, sağolsunlar, AKP’ci gazeteler sayesinde bütün iddiaları görüyoruz... Bir tanesi şu: ” Ekonomiyi kötüymüş gibi göstereceklerdi! “
*
Halbuki...
*
Dünyanın en yüksek faizini biz vermiyoruz. Dünyanın en pahalı benzinini biz kullanmıyoruz. Dünyanın en yüksek vergileri bizde değil... Elektriğe daha dün yüzde 22 zam gelmedi. Doğalgaz sudan ucuz... İthalatın i’si yok; iğneden ipliğe yerli malı kullanıyoruz. Cari açık kapandı. Kayıtdışı yok. İşsizlik yok; çalışmayan keyfinden çalışmıyor. Asgari ücretle kira öder gibi ev sahibi oluyorsun. Kiralar düştü zaten... İngiliz vatandaşı bakanımız söylemişti; öğretmen maaşları, aralarında İngiltere’nin de bulunduğu OECD ülkelerinden yüksek... Kişi başına düşen milli gelir, 10 bin dolar... Sen, yenge, 3 de çocuk, etti 50 bin dolar; hálá geçinemiyorsan, Allah’tan kork! Simit bile Simit ” Sarayı “nda satılıyor; daha ne olsun? Dünyanın en yüksek kredi kartı faizi bizde değil... Kart borcu olan yok. Hiç kimse açlık sınırının altında değil. Yoksul yok. Çocuklar çöplükten pazar artıklarını toplamıyor. Zenginlikten tembelleştiler, kömür almaya bile gitmiyorlar, evlerine servis yapılıyor. Bankaları satmadık. Telefonları satmadık. Devletin borcu artmadı. Esnafın kulağından para fışkırıyor; protestolu senet azaldı, karşılıksız çek yok. Kepenk kapanmıyor. Habire fabrika açılıyor. AB’ye girdik. Dünya bize hayran. Çiftçiye haciz gelmiyor. Mazot bedava. Gübre hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Şımardılar, tarlalarını ekmiyorlar. Bi tek pirinçte katakulli oldu, onu da tahminim, Atatürkçü Düşünce Derneği stoklamıştır... Emekliler yiye yiye bitiremiyor paraları; tatile Şeyseller’e gidiyorlar. En son 20 lira zam aldılar, peder bana gemi aldı.
*
Neyini kötüymüş gibi gösterebilirler ki? Ya ” kör “ bunlar, ya nankör. yılmaz özdil
*


Logged
YüzBaşı
*****
Avatar Yok
Üye No: 144695
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 259
Nerden: Istanbul
Rep Puan: 3

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #9 : Temmuz,07/07/08, 2008, 04:46:03 »

Biz kör değiliz her şeyin farkımdayız ve gelen zamların hesabının görüleceği gün elbetteki müsebbibleri hesabını verecektir, ama sandık başında siz merak buyurmayın bu millet devri şef döneminin  milleti deyil uyandı ve görüyor duyuyor yaşıyor  ve hesabını soruyor ,soracaktır
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #10 : Temmuz,07/07/08, 2008, 05:59:18 »

milletin uyandığından bahs ediyorsunda sen uyandınmı hala 1945 lerdesin mileymun yılınıda kutlayalı 8 yıl oldu birak 65 yıl ötesini onlarla deden mücadele etti başarılıda oldu şimdi sen  bugün ne yapıyorsun  kendi kendini yemeye başlayan iktidar için  tetikçilikten başka.....................
Logged
YüzBaşı
*****
Avatar Yok
Üye No: 144695
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 259
Nerden: Istanbul
Rep Puan: 3

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #11 : Temmuz,07/07/08, 2008, 09:31:44 »

Bunu sizmi söylüyorsunuz gerçekten  hayret doğrusu uyanık abime bak yahu bana savunduğu fikirler m.ö. fi tarihinin teorileri ama biz uyuyormuşuz abimiz ayda imiş peki güzel abim iyi yolculuklar bir parselde bu garibana ayır
Logged
Yarbay
*******
Avatar Yok
Üye No: 91538
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 520
Nerden: istanbul
Rep Puan: 11

Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline

E-Posta
« Yanıtla #12 : Temmuz,07/09/08, 2008, 12:48:00 »

Birgen Keleş: İsteyen devlet Türkiye’yi alır


CHP MİLLETVEKİLİ BİRGEN KELEŞ’TEN HÜKÜMETE TAPU KANUNU UYARISI:




Bir devlet bile toprak satın alabilir
Keleş, AKP’nin çok sakıncalı düzenlemeler yaptığını, son çıkarılan yasayla yabancı devletlere bile toprak alma serbestliği getirildiğini iddia etti



Haber: Selda Öztürk KAY
AKP’nin, yabancılara toprak satışını 2002 yılında gündemine aldığını ve o tarihten bu yana çıkardığı yasalarla, çok sakıncalı ve ağır sonuçlar yaratacak düzenlemeler yaptığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, iktidarın geçtiğimiz hafta parlamentoda onayladığı Tapu Kanunu’nun da bu yönde atılmış en son adım olduğunu söyledi. Keleş, kanunun 36’ncı maddesinin, yabancı devletlere bile kamu kuruluşları kanalıyla Türkiye’den toprak alma serbestliği tanıdığını öne sürdü. Tapu Kanunu’ndaki son değişikliklerin Anayasa’nın 3’ncü maddesi ile başlangıç bölümüne aykırı olduğunu söyleyen Birgen Keleş, yabancı kamu kurumlarının ortak olduğu yabancı şirketlere dikkat çekerek şu uyarıda bulundu: “Yeni yasayla, bu tür şirketler de Türkiye’den dilediği kadar taşınmaz satın alabilecek. Kamu ortaklı bu yabancı şirket, Türkiye’ye karşı dostane duygular beslemeyen, tam tersine Türkiye’yi bölme ve parçalama hayalleri olan bir devlete de ait olabilir.”
---



Karşılıklılık ilkesi yok
2644 sayılı Tapu Kanunu’na getirilen yeni düzenlemelerin önemli sakıncalar içerdiğini kaydeden CHP Milletvekili Birgen Keleş, yabancı bir şirketin toprak satın alma hakkı devam ettiği sürece, taşınmazın başka yabancı bir şirkete devredilmesi veya yerli bir şirketin yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da bu geçerli olacaktır. Eğer gelen yabancı sermayede yabancı kamu sektörünün payı varsa, söz konusu yabancı kamu sektörü de Türkiye’den istediği araziyi satın almış olacaktır. Bu maddeyle, bir şirketin büyük hissesine kendi kamu kuruluşu kanalıyla sahip olan bir devlet, Türkiye’de istediği araziyi satın alacak duruma gelmektedir. Askeri yasak bölgeler ile güvenlik bölgeleri çevresinde taşınmaz edinimlerinin de Genelkurmay Başkanlığı ile yetkili komutanlıkların iznine bağlı olduğunu, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimlerinin de taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabi olduğunu hatırlatan Birgen Keleş, Hükümete “Askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri, 28’inci madde çerçevesindeki stratejik bölgeler dışında satacağınız toprak mı kalmadı? Bu nasıl bir anlayış? Bu serbestleşmeyi kimse anlayamaz ve açıklayamaz. Hiç kimse AB’ye uyum gerekçesiyle bu vebalin altından kalkamaz” diye seslendi.



“Anayasamız yabancı bir devletin Türkiye sınırları içinde taşınmaz mal edinmesine hiçbir şekilde izin verilemeyeceğini vurgular”  YENİÇAĞ
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Gladio taktikleri ve yabancı devletlere toprak satma suçu!
 
20 Aralık 2007 tarihinde İtalya’nın eski Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga’nın, Corriere della Sera’ya yaptığı açıklamanın bir kısmını bu sütuna alarak kamuoyunu  “muhalefetin üzerine yıkılacak eylemler”  konusunda uyarmıştık.
Yenişafak’ın haberine göre Cossiga, 1960, 70 ve 80’lerde Avrupa’daki bombalama olaylarından sorumlu tutulan ve temel uzmanlık alanı ülkelerdeki yerel politik muhalefetin üzerine yıkılacak eylemler gerçekleştirmek olan NATO himayesindeki Gladio örgütünün varlığını ifşa ederek yapılanma içindeki rolünü de itiraf etmişti. İfşaatlarıyla İtalyan siyasi düzenini rahatsız eden Cossiga, 1992’de istifa etmek zorunda kalmıştı. Cossiga’nın beyanları, 2000 yılında İtalya Parlamentosu’nun Gladio ile ilgili soruşturmasına da katkı sağlamış ve bu soruşturma sırasında saldırıların ABD istihbarat birimlerinin gözetiminde olduğuna dair kanıtlar ortaya çıkmıştı.



* * *



Demiştik ki,  “Türkiye’nin yakın tarihi de bu tür olaylarla doludur. Hatırlarsanız, Cumhuriyet gazetesine saldırı, Danıştay baskını, Rahip Santoro’nun, Hrant Dink’in ve  Malatya’da misyonerlerin öldürülmeleri, hükümet ve yardakçı basın tarafından ulusalcıların veya milliyetçilerin üzerine yıkılmak istenmişti. Ancak, bugün herkes görüyor ki işin içinde derin bağlantılar var!”
Ayrıca Emekli Albay Erdal Sarızeybek, arkadaşımız Ceyhun Bozkurt’a yaptığı açıklamada son soruşturmalar için 8 milyon sayfalık telefon dinlemesi kaydı biriktiğini hatırlatarak bu kayıtlarda Türkiye’nin ulusalcı, milliyetçi güçlerinin her türlü özel, maddi, manevi bilgisinin bulunduğunu söyledi. Sarızeybek, bu bilgilerin yabancı istihbarat servislerinin eline geçmesi durumunda Türkiye’nin geleceğinin tehlikede olduğunu bildirdi.
İşte biz bu sebeplerle, milliyetçileri, ulusalcıları meşru platformlarda örgütlemek için yola çıkanlara dikkat edilmesi gerektiği uyarılarında bulunuyorduk. Gereksiz bir hassasiyet içinde olduğumuzu zannedenler, bilmiyorum son olaylardan sonra meseleyi anlayabilmiş midir?
Her zaman söylediğim gibi Türkiye’nin askeri yollarla işgal edilebilmesi mümkün değildir. Çünkü ordu mağlup edilse bile millet mağlup edilemez! Millet, işgalcilere Türkiye’yi dar eder. Bunu milletin direnç gücünü temsil eden, milletin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan insanlar yapar. Fakat bu direnç gücünü, yani bağışıklık sistemini ortadan kaldırdığınız zaman vücudun direnecek hali kalmaz.
İşte, yaklaşık iki yıldır uygulamaya konulan program budur!



* * *



Türkiye’deki vahşi saldırıları planlayan Gladio, milli direniş gücünü, Türk devletinin imkânlarını kullanarak yok etmek için harekete geçmiştir.
Bütün bunlar yapılırken, Türkiye’nin topraklarının yabancılara, hatta yabancı devletlere bile satılmasını öngören yasaların çıkarılması tesadüf değildir!
CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, arkadaşımız Selda Öztürk Kay’a yaptığı açıklamada buna işaret ediyor ve  “Eğer taşınmaz almak için gelen yabancı sermayede yabancı kamu sektörünün payı varsa, söz konusu yabancı kamu sektörü de Türkiye’den istediği araziyi satın almış olacaktır. Bu maddeyle, bir şirketin büyük hissesine kendi kamu kuruluşu kanalıyla sahip olan bir devlet, Türkiye’de istediği araziyi satın alacak duruma gelmektedir. Oysa, Anayasamız, yabancı bir devletin Türkiye’de bu sınırlar içerisinde taşınmaz mal edinmesine hiçbir şekilde izin verilemeyeceğini vurgular”  diyor.
Milletin direnç gücü çökertilirken eşzamanlı olarak kanla sulanmış toprakların yabancı devletlere satılmasının önünün açılması, Yüce Divan’lık suçtur. 
Bu soruşturma da açılır bir gün!    Arslan BULUT


 
« Son Düzenleme: Temmuz,07/09/08, 2008, 12:52:03 Gönderen: miricizade » Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: