CANIM BABAM
Neydi beni babamı anlatmaya iten?
Babamın çok zor ve bir o kadar da çok sinirli biri olması mı?
Ya da onunla bitmek bilmeyen kavgalarımız mı?
Aslında onu anlamak çoğu zaman zor olsa da bazen de çok kolaydır aslında
İki kişiliği vardır sanki
Sigara içmeden önceki sinirli babam ve sigara içtikten sonraki sakin babam
Bir şeylere sinirlenmek ve bir şeylere kederlenmek
Onun en büyük zevkidir
Yüzü her an sinirlenmeye hazır bir şekilde her daim asıktır
Kaşları her daim çatıktır sanki gülmeye karşı bir alerjisi vardır
Biz ona kendi aramızda “ çatık kaşlı karam ve huysuz virjin” deriz
Çünkü bir görseniz yüzü mahkeme duvarı gibidir
Baba kız nedendir bilinmez
Hiç anlaşamayız bir türlü
Aramızda çekim kuvvetti yok da özellikte itme kuvveti var sanki
Birbirimiz aslında çok sevsek de birbirimize tahammül edemeyiz
Bunun için de babamdan uzak durmak
Ya da mümkün olduğunca onunla konuşmamak
Benim için onunla iyi geçinebilmenin tek yoludur
Bu, babamla aslında barışken küs olmak gibidir
Kendince bana sürekli bir şeyler öğretmek ya da kendi doğrularını bana zorla kabul ettirmek ister
Doğrular vardır kendince onayladığı
Yanlışlar vardır kendince dışladığı
Kendi kurduğu anayasanın başkanı gibidir
Kendini devlet gibi görür
Başkanı yine kendisi
Yardımcısı genelde erkek kardeşimdir
çünkü o erkektir
Bizse onun halkı
Günümüzde bir çok devlette halkların söz hakkı vardır; ama benim yoktur
Çıkılmaz onun kurallarının dışına
Burcu akrep olduğu için Çıkıldı mı sokar akrep gibi
Yok yok zannetmeyin acımasızdır
Sadece koyduğu kurallar çok katıdır
Aslında özünde çok iyi bir insandır
Ama tek kötü alışkanlığı sinirli olmasıdır
Onun dışında yüreği sevgi dolu bir insandır
Tüm yakınlarına iyilik yapmak için Allahın özellikle yarattığı bir kuldur
Ne istersek yok demeyen hiç düşünmeden alan bir babadır
Dedim ya tek kötü alışkanlığı bir türlü bırakamadığı siniridir
Aslında güldüğü zaman çok tatlıdır
Şöyle bir baktığında karizmasından yer sallanır
Kaşları yay gibi gözleri ok gibi
Sinirlendiğinde masum duran o ok birden fırlar yerinden
Vurur kalbime kalbime
O gözler var ya gözlerde anlayabilene birçok anlam gizlidir
Baktığında babam konuşmaz gözleri konuşur
O an anlarım ne demek istediğini ve hemen ordan toz olurum
Ama şimdi bir başka şey var kalbimi ta derinden acıtan
Kalbime babama biriktirdiğim kırgınlıkları unutturan
Göz yaşlarımı akıtan
Babam bizi bırakıp gidecek uzak yerlere
Bizden uzaklara yabancı ellere
Sanki çok gerekliymiş gibi çalışmaya Dubai’ye
Sevinmem lazım bazılarına göre
Ama hayır sevinemiyorum işte
Babamla her ne kadar hiç anlaşamasak da
Sığdıramıyorum ona sevgimi yüreğimde
Babama sevgim o kadar büyük ki
Sevgim, kalbimden kanıma tüm dünyaya taşıyor
Gideceği için acım o kadar büyük ki
Yaramaz gözyaşlarım gözlerimden taşıyor
Kan olmuş denize akıyor
Kalbimse acı içinde feryat figan ediyor: “Babacığım ne olur gitme”
Babam bizi bırakıp uzaklara gideceği için o kadar mutsuzum ki
Nasıl anlatsam acımı size
Bunu anca babamla ilk ayrılığımız anlatır size
Bu baba kızın ilk ayrılığıydı hem de cok uzun
Daha önce de küçüktüm babam gitmişti İngiltere’ye
Bense 6 yaşındaydım
Bu ayrılığın acısını yüreğimde taşıyabilmek için çok küçüktüm
Ama kalbimdeki acı çok büyüktü
Bir sene kaldı babam orda
O zaman sarfında anladım babasızlığın ne demek olduğunu
Okul arkadaşlarımın babaları gelip çocuklarının elinden alıp götürürken
Bense babacığıma duyduğum özlemle arkalarından ağlayarak bakardım
Herkesin babası yanındaydı,
Onları okuldan alıyor, parka götürüyordu
Benim babamsa benden kilometrelerce uzaktaydı
Ama varlığı her zaman yanımdaydı
Annem de babamı çok özlemiş olacaktı ki
Yıkamamıştı babamın gömleklerini
Belki de o da beni yaptığım gibi hep o gömleği kokluyordu
Kim bilir belki de o gömleğe sarılıp yatıyordu kocasını yanında hissetmek için
Kırmızı bir gömleği vardı babamın
Çok severdi onu; çok da yakışırdı ona
Ne de yakışıklı olurdu onu giyince
Onu gören döner bir daha bakardı
O gömlekle dışarıya çıktı mı
Havasından yer sallanırdı
İşte ben o gömleğe sarılır
Kokusunu özlemle içime çeker “;babacığım seni çok özledim” der ağlardım
Gözlerimi kapatıp babamı gözümün önüne getirir
Kokusunu içime ta derinlere adeta hücrelerime çeker
Babama sarılırmış gibi ağlardım
Hiç dinmeyen acımla haykırırdım ”Babacığım gel artık derdim”
Şimdi yirmi sekiz yaşındayım ve değişen bir şey yok bende
Babam gitti mi bir yere gözlerim yolda kulaklarım kapıda
Onu beklerim bir an önce gelse diye dualar ederim
Ve gene o kırmızı gömleği koklar ağlarım
Nasıl bir çelişkiyse bu ilişki anlamam bir türlü
Birlikteyken hiç anlaşamasak da
Onunla kavgalarımıza dayanamazken
Yokluğuna da dayanamam
Çünkü o benim babam
Ama sadece babam değil
Canım, kanım hayatta en sevdiğim, kıyamadığım
Her şeyim, kalbim,nurum
Canım babam seni çok seviyorum
Gitme beni, aileni bırakıp uzaklara
“Ya gidip de uzaklara unutursan beni, aileni”
Hayır buna dayanamam; Ölsem daha iyi
Sana sevgimi nasıl anlatayım
İçimdeki acıyı başka türlü nasıl anlatayım
Sözlerim yeterince anlatıyor zaten
Yüreğim haykırıyor: Babacığım ne olur gitme sana yalvarıyorum
İstersen kız yine eskisi gibi
Bağır çağır ama yeter ki gitme
Senden sadece seni sevgini ve yanımızda olmanı istiyorum
Başka hiçbir şey istemiyorum
Ne olur babam gitme ,gitme,gitme!ne olur

: